Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 336 | Aralık  2006

                   

 

 


Kararları Asker mi Veriyor?

Ali Bayramoğlu/ 17.11.2006/ Yeni Şafak

Son günlerde dikkatimi çeken iki olay oldu. İlki, Can Dündar'ın birkaç gün önce NTV'de Rahşan Ecevit'le yaptığı söyleşide eşinin cenaze organizasyonu üzerine söyledikleriydi. Rahşan Hanım, "Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, başsağlığına geldiği sırada, cenaze tertibi için komutanlarla aralarında toplandıklarını söyleyince, ben de kendimi onlara bıraktım, cenazeyi asker düzelendi" diyordu…
Devlet töreninin doğrudan asker tarafından düzenlemesi açıkçası biraz garip durum…
Buna paralel ikinci hadise önceki gün meydana geldi.
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, "Fransa Meclisi'nin 'Ermeni soykırımı'nın reddini cezalandıran yasayı onaylamasına karşılık Fransa ile tüm askeri ilişkilerin askıya alındığını" açıklıyordu.
Hemen ertesi gün, yani dün, bu açıklamaya Fransa Savunma Bakanlığı'ndan bir yanıt geliyor, Fransa Savunma Bakanlığı, Türkiye'nin askeri ilişkileri askıya alma kararını, "iki ülke arasında bir kriz veya önemli bir sorunun işareti olarak görmediğini" belirtiyordu. Ayrıca Fransa Savunma Bakanlığı Sözcüsü Jean-François Bureau, Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ'un yaptığı açıklamayı "not ettiklerini" belirterek, "Bu, siyasi yetkililerin bir açıklaması değil" diyordu.
Benim dikkatimi çekeni, Fransızlar fark etmiş ve kullanmış...
Açıklamanın Türk Savunma Bakanlığı'ndan gelmediğini, açıklamanın Türkiye'nin siyasi iradesini yansıttığı konusunda kuşkulu olduklarını söylüyorlar.
Elbette doğal olan Fransızların yaptığı… İlker Başbuğ'un açıklamasıyla ilgili yanıtı Fransa Kara Kuvvetleri Komutanı ya da Genelkurmay Başkanı vermiyor. Açıklamayı, bu konuda siyaseten yetkili ve sorumlu Savunma Bakanlığı yapıyor…
Şimdi soralım:
Nasıl olur da Türkiye'nin resmi tutumunu ilgilendiren, dolayısıyla siyasi irade gerektiren, dahası alınan karardan ötürü siyasi sorumluluk taşınması gereken bir konuda, askeri bürokrasi karar alır ve bu kararı gönül rahatlığıyla açıklar?
Nasıl ve ne hakla?
Daha dün Türkiye'de doğal iletişim yollarını tıkayan mevcut "yetki-sorumluluk-meşruiyet karmaşası"ndan söz ediyorduk. Alınan bazı kararlar doğru olsa bile, alınma yöntemi ya da alanların "sorumsuz" konumu, rejimin ilerideki günlerde tutturacağı istikametle ilgili ipuçları içeriyor.
Söz konusu karar, varsayalım ki doğru olsun -ki birçoğumuza göre öyledir, temel olarak siyasi niteliktedir.
Zira Türkiye'nin uluslararası ilişkilerini etkileyebilecek, yönlendirebilecek bir karardır. Ve yasalara göre bu konuda adım atma yetkisine sahip olan kurum, attığı adımın hesabını verme zorunluluğu ve sorumluluğuna sahip olan kurumdur, yani siyasi iktidardır.
Bu nedenle askeri otoritenin ve sivil bürokrasinin siyasi iktidara bağımlılığı demokrasinin en temel ilkelerindendir.
Aksi halde temsil ve yetki ve sorumluk mekanizması aksar.
Ama bu ülkede her şey tersine işliyor…
Siyasi kararları, aldığı karardan dolayı sorumluk taşımayan alabildiği için başımız dertten, ülke kaostan kurtulmuyor…
Şimdi, Milli Savunma Bakanlığı ne açıklama yapacak acaba?
Muhtemelen askerin açıklamasının bilgisi dahilinde olduğunu söyleyecektir…
Ama görülen o ki, artık bu oyun Fransızları bile ikna etmiyor…

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...