|

Devrim*
Naz FERNİBA
Açlık her şeyi
yaptırabilecek kadar büyük bir acıydı. Otları yediler, bitti. Ağaçların
yapraklarını, dallarını, bir de gövdelerini yediler; bitti. Toprağı
eşelediler solucanlar çıktı karşılarına. Onları da yediler, bitti. Aç
topraklara artık yağmur düşmüyordu. Sular çekildi. Kurudu her şey.
Kurudular bir bir. Derileri kemiklerine yapıştı. Yiyecek hayvan kalmadı
bahçelerde. Böcekler, kurtlar, kuşlar, köpek ve kediler bitti. İnsanlar
birbirlerine bakmaya başladılar.
Açlık her şeyi unutturdu onlara. Merhamet, ahlâk, amaç tümü birden
silinip gitti. Korkunç görünüyor, korkunç bakıyorlardı. Kimisi
çocuklarını öldürdü acıyı sonlandırmak için, kimisi kendini astı.
Aileler yok oldu birer ikişer. Sesi soluğu kesilmiş üç beş kişiden
başkası kalmadı geriye. Birisi kürsüden sürekli bağırmaya devam
ediyordu: "Açlık insanlara Allah'ı unutturmanın en iyi yolu."
Şimdi her nereye bassam "devrim" nidası
yükselir gibi gelir bana.
Yeniçağ'ın 1917 Devrimi...
Nikolay II neden çekildi tahtından?
Marx şimdi nerede?
Devrim proleterleri sınıfsızlaştırabildi mi?
Kaç sınıf vardı, kaç sınıf kalktı,
kaç sınıf geldi yerine?
Kim sınıfta kaldı?
Bugün devrimi hatırlayan yok ama, devrim sonrasını yaşayanlar
anlatabiliyorlar hâlâ. Konuşurken sesleri gittikçe kısılıyor, evin
duvarlarına bakıyorlar, bakışlarına korku yerleşiyor. "Konuşsam mı,
acaba?" duraksamaları titreyen ellerinin titreyişini daha bir
arttırıyor.
Yaşlandıkça yaşadıklarını daha sık yaşadıklarını, hayatın bir kap
prinçten ibaret olduğu günlerinin yok'la yetinmeyi öğrettiğini, ama
neden yok'luk olması gerektiğini sorgulama haklarının ellerinden
alındığını, boyun bükmekle dikkat çekmeden yaşanırsa kara bulutların hiç
çökmeyeceğini bildiklerinden görmediklerini, duymadıklarını,
sustuklarını; susa susa yaşlandıklarını fısıldıyordu kulağıma babuşka
Luda.
Diyordu sonra: "Tutumlu ol. Azla yetin. Konuşma, dinle. Bir kap yemekle
doy. Hiçbir şeyin fazlasını isteme. Kendine bile güvenme. Kimseyi evine
alma. Misafir kabul etme. Evinden ayrılma. Bahçeni ek. Hayatta kalmaya
çalış. Hiçbir şeyi atma. Sevme. Özleme. Arama. Bekleme."
*
siraze.net/editor55.htm |