Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 333 | Eylül  2006

                   

 

 


Neden Kana?

Hüsnü Mahalli/ 04.08.2006/Akşam

Önceki pazar, İsrail uçakları Kana kasabasında bir binaya sığınan Lübnanlıları bombalayarak 63'nü öldürdü ve 87'sini yaraladı.
Ölenlerin 37'si çocuk, geri kalanları da kadın ve yaşlılar.
Tüm dünya boynunda emziği ile ölen çocuğun görüntüsüne ağladı ve vicdanı olan herkes İsrail vahşetini lanetledi.
Oysa bu İsrail'in ne ilk ne de son katliamıydı.
İsrail kurulduğu 1947 yılından bu yana buna benzer onlarca katliam yapmıştı.
İsrail, Nisan 1996'de yine aynı yerde bu kez BM binasına sığınan Lübnanlıları bombalamış ve 109'unu benzer vahşetle öldürmüş 351'ini de yaralamıştı.
İsrail ikinci kez Kana'yı hedef alınca merak edip araştırdım.
İşte size ilginç bilgiler...
Kana Lübnan'ın güneyinde şirin bir kasaba.
Süryani dilinde Kana, 'Yaşam' demekmiş.
Kenan dilinde ise Kana 'Şeker kamışı' anlamında.
Hıristiyan ve Müslümanların birlikte yaşadığı Kana serin mağaraları ile ünlüymüş.
İsa Peygamber, Yahudiler tarafından çarmıha gerilmeden önce onların baskısından bunalınca Kana'ya kaçar, buralardaki mağaralarda saklanırmış.
İsa Peygamber ilk mucizelerini burada gerçekleştirmiş.
Hasta bir küçük kızı iyileştirmiş ve fakir bir çiftin düğününde suyu şaraba dönüştürmüş.
İsa'yı çarmıha gererek ondan kurtulan Yahudi Hahamlar anlaşılan hâlâ İsa'nın peşindeler!
Kana sonrasında dünyaca yapılan eleştirilere İsrail'deki Yahudi Hahamlar tepki gösterdi ve bakın nasıl bir yanıt verdi:
''Savaşta ahlaktan söz etmek aptallıktır. Bu tür söylemler ordunun savaşma moralini bozar. Savaşta düşman tarafında oldukları sürece kadın ve çocuklar da öldürülür ve öldürülmelidir."
Dönelim Kana'ya...
İsrail Genelkurmay Başkanı Dan Halutz, bir Büyük İskender hayranıymış!
Büyük İskender'in ise Ortadoğu bölgesine geldiğinde ilk ayak bastığı yer Kana'ymış ve bölgeyi darmadağın ettikten sonra işgal etmiş.
Anlaşılan Kana'da katliam emrini veren Halutz, İskender'in yaptıklarını 21. yüzyılda yapmak istiyor!
Ancak Halutz'un unuttuğu bir gerçek daha var; o da Büyük olarak İskender bile artık yoktur ama bölgenin gerçek sahibi halklar bugün aynı yerdeler.
Ve Kana yine 'Yaşam'ın sembolü olarak dimdik orada duracaktır!

İsrail Dostları!
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve en son olarak Kana katliamını protesto etmek amacıyla her gün faklı eylemler ve etkinlikler gerçekleşiyor. Bunları medyada izliyorsunuz.
Ancak ben TBMM'de Türk-İsrail Dostluk Grubu'nda yaşanan istifalar konusuna değinmek istiyorum.
Benim bildiğim kadarıyle en çok üyesi olan dostluk grubu İsrail Dostluk Grubu. Bu grubun yaklaşık 270 üyesi var.
Anlaşılan TBMM'de İsrail'i çok seven varmış...
Kurulduğu günden bu yana sürekli katliamlar yapan İsrail değişmediğine göre acaba milletvekilleri ne sebeple bu dostluk grubuna yazılmışlar?
Hatırlıyorum da bu vekiller gruba yazılmak için kendi aralarında bile yarışıyordu.
Peki neden?
Yine milletvekillerinden edindiğim bilgiler çerçevesinde bazı nedenler...
Bazı vekiller İsrail Dostluk Grubu'na üye olmanın kendilerine Türkiye'nin bazı çevrelerinde (!), ABD'de ve İsrail'de tüm kapıları açacağını düşünüyor.
Bazıları da yalnızca davetli olarak İsrail'e gitmek için gruba yazılmış.
Bir kısmı da dolaylı da olsa İsrail ile Türkiye arasında yapılmakta olan ticari ve ekonomik ilişkilere katkıda (!) bulunmak için İsrail dostu olmuş.
Az da olsa bazıları da gerçekten İsrail'i seviyormuş
Son gruptakilerin şimdi istifa edenler arasında olup olmadığını bilmiyorum, ama onlara İsrail sevgisi 'hayırlı olsun' diyorum.
Ama yine de her şeyde bir hayır var diyorum.
Kana'da çocuk ve kadınların parçalanmış cesetleri bu vekillerin istifasına yol açıyorsa, hükümet de yakında İsrail ile ilişiklerini gözden geçirir demektir.
Ya da en azından şu anda Lübnan ve Filistin halkına ölüm kusan Markava tankları, Arrow füzleri ve benzeri ölüm makineleriyle ilgili tüm görüşmeleri askıya alır ve bunu resman ilan eder!
Tabii buna benzer daha birçok adım atılabilir, atılmalıdır.
Yoksa 'İsrail orantısız güç kullanıyor' demekle İsrail'in Kana ve benzeri katliamlarını durduracaklarını düşünenler pek yakında nasıl yanıldıklarını görecekler.
Baksanıza İsrail hep kadın ve çocukları hedef alıyor.
Çünkü kadınlar, doğurganlık yani Kana gibi 'Yaşam' demektir.
Çocuklar ise umudun yani geleceğin sembolüdür.
İsrail hem yaşama hem de umuda düşman...

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...