|

Katliama Biz de Ortağız!
İbrahim Karagül/11.08.2006/Yeni Şafak
Lübnan'a yönelik kıyımda Türkiye'nin hiç mi rolü yok? Uluslararası
iradenin İsrail'in önünü açmasıyla başlatılan ve bu ruhsatla devam
ettirilen ABD-İsrail saldırılarına "İsrail'in en iyi ikinci dostu"
Türkiye'nin katkısını konuşalım. Sorular soralım ve cevabını isteyelim.
Bütün dünyada infial uyandıran saldırılar Türkiye'de de yüksek sesle
kınanırken Türk-İsrail askeri ortaklıkları neden sorgulanmıyor? Neden
kimse ağzını açıp tek bir cümle söylemiyor? Türkiye'nin İsrail'e her
türlü desteği vermeye devam ettiğine neden dikkat çekilmiyor? İç
kamuoyuna yönelik mesajlarda İsrail eleştirilirken, askeri/güvenlik
anlaşmalarından bir tanesi bile neden iptal edilmiyor?
1996'lardan bu yana devam eden süreç, savunma anlaşmaları, milyarlarca
dolarlık ihaleler, istihbarat anlaşmaları, gizli operasyonlar, ortak
tatbikatlar, oluşturulan eksen çerçevesinde uygulanan 28 Şubat projesi
neden bir kez daha masaya yatırılmıyor? İsrail lobisine ve onların
kontrolündeki dar bir kadroya teslim edilen bu ülkenin iç güvenliği ve
dış politikasının Türkiye'yi nelere sürükleyeceğine dair neden bir
sorgulama başlatılmıyor?
İki ülke arasındaki ortak füze kalkanı projesi, Doğu ve Güneydoğu
Anadolu'ya yerleştirilmesi yerleştirilen füze sistemleri, füzelerin İran
ve Suriye'ye karşı konuşlanması, Arrov füzelerinin ortak üretimi, "Green
Pine" (Yeşil Çam) radar sistemi, tanksavar füzeleri, insansız uçaklar,
Türk F-16'ları için havadan karaya Popeye füzelerinin satışı, Türk M-60
tankları için modernizasyon paketleri, sınırlarda kurulan İsrail
elektronik dinleme istasyonları ile ilgili kimse neden bir soru sormuyor.
Filistin'e, Lübnan'a, Suriye'ye ve İran'a saldırı için Türkiye hava
sahasında uzun menzilli uçuşlara hazırlanan İsrail savaş uçakları şimdi
Lübnan'ı bombalıyor. Konya ovasında eğitilen İsrail pilotları şimdi
Lübnan'da sivillere karşı korkunç bir kıyım gerçekleştiriyor. Türkiye'de
savaşa hazırlanan uçaklardan geriye dönen ilk parti F-16'lar, aldıkları
ilk görevde Filistinlileri bombalamadı mı? Şimdi aynı uçaklar sığınak
delici bombalarla Lübnan'da apartmanları yerle bir etmiyor mu?
Konya ovasında yapılan, 20 bin kilometre kare alanda yüzlerce uçağın
katılımıyla gerçekleştirilen nükleer saldırı tatbikatları bugünler için
değil miydi? 1992 ve 1994 yıllarında yapılan bu nükleer saldırı
tatbikatlarında ABD, İsrail ve NATO pilotlarının bu silahları nasıl
kullanacağına dair verilen eğitim hangi ülkeyi, hangi bölgeyi hedef
alıyordu? "Anadolu Kartalı" şimdi Lübnan'a bomba yağdırıyor. Doğu
Akdeniz'de, Suriye açıklarında yapılan ABD-İsrail-Türkiye tatbikatları
bu saldırılar için miydi?
Türk özel timleri İsrail'in Negev Çölü'nde ne arıyordu? İsrail askeri
uzmanları Suriye-İran sınırlarında kimleri eğitiyordu? Bakü-Ceyhan'ı
İsrail'e bağlamak için planlanan Ceyhan-Aşkelon-Eilat boru hattı için ne
tür temizlikler yapılıyor? Lübnan saldırılarının bu projeyle hiç mi
bağlantısı yok?
İsrail Genelkurmay Başkanı Dan Halutz'un, İsrailli komandoların Bolu ve
Hakkari'deki dağ komando birliklerinde eğitilmesi talebi ne aşamada?
Bölgesel savaş için Irak, S. Arabistan ve Türk hava sahalarının üç
seçenek olarak öne çıktığı, Türkiye hava sahası üzerinde yoğunlaşıldığı,
İsrail uçaklarının yakıt ikmali için Türk hava sahasının düşünüldüğü,
vurulan İsrail uçaklarının Türkiye'ye veya Kuzey Irak'a iniş yapacakları
söylentileri ne kadar gerçekçi? ABD'den İsrail'e açılan askeri yardım
koridorunun bir diğer ayağı Türkiye değil mi? Lübnan'a atılan bombalar
ve füzelerin ne kadarı Türkiye'den gidiyor?
Bir soru daha: Bugünlerde Lübnan'da olduğu iddia edilen Türk özel
harekat birimlerinin ne amaçla burada tutulduğunu, ne tür operasyonlara
katıldığını açıklayacak birileri var mı?
Bu soruların cevabını kim verecek? Gelin; Türkiye-ABD-İsrail ve NATO
arasındaki Yeni Ortadoğu Projesi'ne yönelik askeri anlaşmaları
tartışalım, 1994 yalında yapılan anlaşmanın ayrıntılarını ele alalım.
Türkiye'de bunları tartışacak kimse var mı? Türkiye kamuoyundaki infiale
oynayanlar, bu soruların cevabını verebilirler mi? Evet, İsrail'in
Lübnan'da yürüttüğü katliamlarda Türkiye'nin de rolü var! Türkiye de
sorumlu! İsrail'e lanet okuyan bizler de sorumluyuz!
En akıllı adamları böyleyse!..
Anglosakson faşizminin teoloğu, Yahudi kökenli, Uygarlıklar Savaşı
tezinin öncü ismi, İngiliz istihbaratının akıl hocası ve George Bush
yönetiminin pek tuttuğu Bernard Lewis, İran'ın Miraç Gecesi yani 22
Ağustos'ta İsrail'i yok edecek çok dehşetli bir saldırı yapacağını bunun
da küresel kaosa yol açacağını iddia etmiş. Yani Kıyamet Savaşı
başlayacakmış. Türkiye'de ve dünyada çok itibarlı olan Lewis'in
neoconları çok sevindirdiği ortada. Çünkü Armageddon, yani kıyamet
savaşını en çok isteyenler onlar. Türkiye'de birileri böyle bir iddiada
bulunsa başına neler gelir tahmin edersiniz. En masum ifadeyle cinnet
geçirdiği söylenir. Ama o Batı'nın en "akıllı" adamlarından. Her ne
kadar adı 11 Eylül saldırısına karışmış olsa da. Batı'nın en "akıllı"
adamları böyleyse bize eyvah demekten başka ne düşer!
|