|

Türkiye AB’den Vaz mı Geçti?
05.05.2006/ BBCturkish.com
''Türkiye
hükümeti sırtını Avrupa'ya dönüyor olabilir.'' Economist dergisinin
bugün çıkan sayısında Türkiye'nin yanlış yönde gitmeye başladığı yazılı.
Economist, Avrupa Birliği'ne aday bir ülkenin bu konumuna
yakıştıramadığı ve endişe verici diye nitelediği iki örnek gösteriyor.
Bunlardan biri, Diyarbakır'daki olaylarla ilgili olarak 24 yıla dek
hapis istemiyle yargılanan ve avukatlarına göre çoğu gözaltında dayak
yemiş 80 kadar çocuk. Diğeri ise Fatsa'da Atatürk anıtına çelenk koyan
AKP ilçe başkanının kendisini sakız çiğnerken gören bir subayın şikayeti
üzerine tutuklanışı.
Fakat Economist, bu tip olayları engellemek yerine Ankara'da hükümetin
yeni terörle mücadele yasası ile düşünce özgürlüğünü daha da
sınırlandırmaya çalıştığını yazıyor. Dergiye göre bu tasarı yasalaşırsa
Türkiye'nin 1990'lı yıllardaki insan hakları ihlallerine geri dönmesi
ihtimali var.
Erken seçim senaryosu
Economist, bu son gelişmeler nedeniyle Türkiye'nin Avrupa Birliği
yolunda attığı reform adımlarına ne kadar bağlı olduğu sorusunun daha
önce hiç olmadığı kadar sık sorulur olduğunu belirtiyor.
Fransa ve Avusturya gibi ülkelerin devamlı yeni engeller koymasından
bıkan Başbakan Erdoğan artık Avrupa projesinden vaz mı geçiyor? Erdoğan,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin başörtüsü yasağına destek veren
kararına içerledi mi?
Economist, Erdoğan hükümetinin İran, Suriye ve Hamas'la 'flört' etmeye
artık Avrupa Birliği'nden medet ummadığı için başlamış olabileceğini
ileri sürüyor.
Dergiye göre bu iddiaları reddeden Dışişleri Bakanı Abdullah Gül,
savunma harcamalarını daha şeffaf kılacak yeni düzenlemeler
getirdiklerini söyleyerek, terörle mücadele yasasının da artan PKK
tehdidine karşı gerekli olduğunu savunuyor.
Fakat Economist, tartışmalı yasa tasarısını aslında AKP hükümeti ile
Avrupa Birliği reformlarından rahatsız olan 'Derin Devlet' arasındaki
savaşın bir parçası olarak görenler olduğunu belirtiyor.
Dergi, bu savaşta generallerin üste çıktığı görüşünde. Örnek olarak Van
Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı iddianamesine
kattığı için meslekten ihraçla cezalandırıldığı aktarılıyor.
Erdoğan neden sustu?
Economist, ''nereye giderse gitsin Şemdinli olayını aydınlatacakları''
vaadinde bulunmasına karşın Başbakan Erdoğan'ın bu vaadinden geri adım
attığı kanısında. ''Bunun bir sebebi gelecek yılki genel seçimler
öncesinde milliyetçi kanadın desteğini kazanmak olabilir'' diye yazıyor.
Fakat Economist'e göre Erdoğan'ın hesaplarında cumhurbaşkanı seçilme
hayali de yatıyor olabilir. ''Şayet Şemdinli konusundaki suskunluğuyla
askerlerin cumhurbaşkanlığı konusunda onayını alabilirse, bu Erdoğan
için çok büyük bir ödül anlamına gelecek.''
Economist, cumhurbaşkanının da AKP'li olduğu bir Türkiye'de başörtüsü ve
din eğitimi gibi konularda dindar seçmen tabanının taleplerine nihayet
yanıt verilebileceğini söylüyor.
Economist, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile CHP lideri Deniz
Baykal'ı yanına alan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu senaryonun önüne
geçmek için radikal İslamcıları ve ayrılıkçı Kürtleri büyük bir tehdit
olarak yeniden hortlatarak ülkeyi erken seçime götürmek istediğini
düşünüyor. Bu iddiaya göre amaç, Erdoğan'ın seçimlerde parlamento
çoğunluğunu, ve dolayısıyla cumhurbaşkanlığını yitirmesi.
Hizbullah'a dikkat
Fakat Economist ''tehlikeli bir oyun bu'' diye uyarıyor. Dergi erken
seçimin son zamanlarda teklemeye başlayan Türk ekonomisini daha kötü bir
duruma sokabileceğini çünkü siyasi istikrarsızlığın yabancı
yatırımcıları kaçırma riskini taşıdığını yazıyor. ''Gücünü toplumdaki
popülaritesinden alan ordu yeni bir ekonomik krizin müsebbi olmakla
suçlanmayı ister mi?''
Economist, köktendinciliğin Türkiye'de oluşturduğu en büyük tehdidin
Güneydoğu Anadolu'da kaynamakta olduğunu söylüyor.
Dergiye göre hem hükümetten, hem Avrupa Birliği'nden, hem de Pkk'dan
umut kesen çok sayıda işsiz Kürdün radikal İslam'a döndüğü ve
Hizbullah'ın farklı adlar altında bölgede yeniden organize olduğu
görülüyor.
Economist, sorunun çözümü için ''daha çok demokrasi'' tavsiye ediyor.
Dergi, eğer Avrupa Birliği reformlarını ve istihdam sağlayan yatırımları
birbirine götürürse Başbakan Erdoğan'ın sandıklarda hala milyonlarca oy
toplayabileceğini, ve bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri'nin laik
cumhuriyetin parçalanması korkusuna karşı da en iyi güvencenin bu
olduğunu yazıyor. |