|

SELAM
İLE...
Kıymetli okuyucularımız,
Geçtiğimiz ay, gündemin başlıca konuları Orhan Pamuk'a verilen Nobel
Ödülü ile Irak'ta meydana gelen son gelişmelerdi. Biz de bu ayın
YORUM'unda bu iki konuyu işledik. Biz, Orhan Pamuk'un, Nobel ödülünü
veren kurul üyeleriyle aynı zihniyeti paylaştığını ve özellikle bu
yüzden ödüle layık görüldüğünü düşünüyoruz. Eserlerinin belli bir edebi
değeri olmakla birlikte, bu tür küresel çaplı ödüllerde, 'zihniyet'in
belirleyici olduğuna inanıyoruz. Ayrıca evrensel ölçekli ödüllendirme
kurumlarının, mevcut küresel sistemdeki 'iktidar ilişkileri'nin bir
biçimde parçası olduklarını da göz önüne aldığımızda, ödülün Pamuk'a
verilmesinin, 'siyasal konjonktürle' de alakalı olduğunu gözlemliyoruz.
Amerika'nın Irak'tan asker çekmesi yönünde başlayan tartışmanın ise,
medyada yanlış bir zeminde tartışıldığını düşünüyoruz. Medya, konuyu,
sanki Amerika sürekli asker kaybettiği için Irak'tan çekilecekmiş gibi
yansıtıyor. Halbuki bu doğru değildir. Bize göre, Amerika, belirli bir
strateji planı uygulamadan, Irak'tan çekilmeyecektir. Yani eğer Irak'tan
asker çekerse, bunu, Irak'ın, dünya halkları nezdinde bir 'İkinci
Vietnam' olarak görülmesine imkan vermeyecek bir plan çerçevesinde
gerçekleştirecektir. Yoksa Amerika, giderek daha çok asker kaybettiği
için Irak'tan çekilecek değildir. KAVRAM bölümünde ise 'aile'yi işledik.
Anne-baba ve çocuklardan oluşan yapı ile ilgili hukukun da İslam'da
değerli olduğunu vurgulamakla birlikte, özellikle 'iman' birlikteliği
üzerinde kurulan 'aile'nin önemi üzerinde durduk. Ali İbrahim veya Ali
Muhammed'in, her iki peygamberin soyundan gelenleri değil, tevhid
akidesine bağlı müminleri kast ettiğinin altını çizdik. DÜŞÜNCE
bölümünde, Atasoy Müftüoğlu, fütursuz azgınlıkların egemen olduğu modern
dönemde, Müslümanların, hegemonik dil ve yapıları aşmak için çaba
göstermesi ve bunun için bir müslümanca iradenin ortaya konulması
gerektiğini vurguladı. Mehmed Durmuş, laikliğin belli bir tanımı
olmadığı yönündeki popüler iddianın doğru olmadığının altını çizdi ve
bütün laiklik tanımlarında, vahyin inkarının ortak nokta olduğuna
dikkatleri çekti. Bu bölümün son yazısı olarak, Ramazan Yazçiçek'in
İLKAV'ın düzenlediği Ramazan ve Kur'an Paneli'nde sunduğu tebliğin bir
özetini veriyoruz. Yazçiçek de yazısında, sekülerleşme/dünyevileşmenin,
vahiyle zıt bir yaşam tarzının doğal sonucu olarak tezahür ettiğinin
altını çizdi. BİR DERGİ BİR ALINTI bölümünde, Mehmet Said Rençber'in
yine laiklik ve sekülerleşme konularını değerlendiren "Realizm, Din ve
Dünyevîleşme" başlıklı yazısını alıntıladık. ÇEVİRİ bölümünde, son
yıllarda küresel politikaların seyri konusunu tartışılırken sürekli
gündeme gelen Çin'in gelecekteki konumunu değerlendiren Helmut Peters'in
yazısını sizler için tercüme ettik. SANAT-EDEBİYAT bölümünde ise, Ömer
Faruk Karagüzel’in “Yeniden Dirilişe” ve Abdullah Arıcı’nın “Tüketmek”
adlı yazılarını, Francis Bacon’un Denemeler adlı eserinden
alıntıladığımız “Ölüm Üstüne” yazısını ve Mehmet Çoban’ın “Bir Damla
Gözyaşı” adlı şiiri ile Faruk Yeşil’in “Umutsuzluk Öyle mi?” adlı
şiirlerini bulabilirsiniz. MEKTUPLARA CEVAPLAR bölümünde, kesilen
hayvanların etlerinin hangi durumlarda yenilebileceğine ve Ehl-i
Kitab'ın kestiklerinin yenilip yenilemeyeceğine dair sorularınızı
cevapladık. Etlerin yenilmesi hususunda da, iman sahibi olmanın
belirleyici rolüne dikkatleri çektik. GÜNDEM bölümünde, geçtiğimiz ayın
önemli olayları ile ilgili haber ve yorumları bulabileceksiniz. Umuyoruz
ki beğeneceksiniz.
Bir sonraki sayıda buluşmak üzere, hepinizi Allah'a emanet ediyoruz. |