|

İki
Kişiler...
Bekir Coşkun/ 15.02.2006/ Hürriyet
Değerli ve
aziz çiftçi kardeşimizin "anasını alıp gitmesine" gelince...
Başbakan eskiden "Ben öyle demedim" derdi, şimdi "Onu söyleyen ben
değilim" diyor.
O zaman Başbakan'ın yanında bir kişi daha var...
O söylüyordur, sanki Başbakan söylemiş gibi oluyordur.
(.......)
Bu zaman zaman benim de başıma gelir.
Söylememem gereken bir şeyi bir de bakarım ki söylemişim.
O zaman sinirlenir, ayağa kalkar, hiddetlenir, "Onu kim söyledi?" diye
sorarım.
Yanıt gelmez.
Ama söylenmemesi gereken şeyi söylemiş olan bendeniz asla işin peşini
bırakmam:
"Yani şimdi söylenecek söz mü, kim dediyse....."
***
Başbakan'ın yanında birisi var, aslında o da Başbakan...
Bunlar iki kişiler.
Birisi "muasır medeniyet seviyesine çıkmaktan" söz ediyor, öbürü Anayasa
Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında "Ulemaya
danışılsın" istiyor.
Birisi "kadın haklarını" savunuyor, öbürü "haremlik-selamlık"
uygulamasına bayılıyor.
Birisi AB'ye girmeye çalışıyor, öbürü "ılımlı İslami yönetim" peşinde
çırpınıyor.
Birisi ABD ve İsrail'e koşuyor, öbürü Araplara...
Birisi "Yargıya saygılıyız" diyor, öbürü "Danıştay'ın türban kararı ne
biçim?" diye yargıya kızıyor.
Birisi "Yolsuzluk devri kapanmıştır" diye tutturuyor, öbürü bin bir
çeşit yolsuzluk iddiasının üzerini örtüyor, soruşturma yapılmasını
engelliyor.
***
Hangisi hangisidir bilemeyiz.
Son günlerde yapılan seçim anketlerinde oylarının yükselmesi de buna
bağlıdır. Hem liberallerin, hem dincilerin, hem beleşçilerin oylarını
alıyor o ikisi.
Çiftçiye hangisi "Ananı al da git" dedi belli değil.
Hepimiz kulağımızla duyduğumuz halde Başbakan "Onu ben söylemedim"
dediyse ya öbürü söylemiştir, ya da öbürü.
Ben bilirim bu hale düşmeyi.
Söylenmemesi gereken şeyleri söyleyip de saçmaladığımı anladığımda,
dönüp sorarım:
"Bir şey söyledi birisi, o kimdi?.." |