|

Kamusal Alan Sonunda Eve mi Girecek?
Ceyhan Altınyelek/ 12.02.2006/ Bugün
Danıştay
2'nci Dairesi, hafta içinde önemli bir karar aldı. Sokakta başörtüsü ile
gezen bir öğretmenin anaokulu müdürlüğü görevine atanmasını, "sakıncalı"
buldu. Başörtü tartışması yeniden alevlendi. Kararı hukuki değil,
ideolojik bulanlar da oldu, "Bir komşusu şikâyet ederse, evinde başını
örten bir hanımın balkona çıkması da mı yasaklanacak" diye soranlar da.
Biz de Avukat Kezban Hatemi ile İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi
Nazan Moroğlu'nu Çapraz Ateş'e aldık.
Kezban Hatemi
Laik Devlet kadın giyimini başsorun yapan devlettir diye hiçbir evrensel
ilke yoktur. Maalesef, objektif davranılmamış ve hukuka, Anayasa'ya
aykırı bir karar verilmiştir.
1. Kararın arkasında yine 'kamusal alan' mı var?
Kamusal alan zorlama bir kavram olup hukuki kavram "Kamu Düzeni"
kavramıdır. Orta malı niteliğinde Kamunun kullanımına açık alanlarda
başörtülülerin yasaklanması eşitlik ilkesine ve özgürlüklerin ancak kamu
düzeni ve genel ahlâkı korumak için kanun ile sınırlanması gerektiği
ilkesine aykırı olur.
2. Kişisel hak ve özgürlükler açısından ne diyorsunuz?
Anayasa'nın 13. maddesi "Temel hak ve hürriyetler özlerine
dokunulmaksızın ancak kanunla sınırlanabilir. Kanunlar Anayasa'ya aykırı
olamaz, Kamu hizmetine tahsis edilmiş hizmet niteliğinde resmî binalar
ve alanlar başörtülülerin buralardan engellenmesi de Anayasal Eşitlik
İlkesine ve Kanunla sınırlama ilkesine aykırı olacağı gibi Anayasa'nın
Laiklik İlkesine de aykırıdır. Laik Devlet kadın giyimini başsorun yapan
devlettir diye hiçbir evrensel ilke yoktur. Hukukta ölçütler objektif
olur. Bu konuda yargının eleştirilmesi de Anayasal bir görevdir. Anayasa
kişi, kurum ve kuruluşları bağlar. Hâkim kaanaati ve vicdani ne olursa
olsun, objektif olarak pozitif hukuku uygulamak zorundadır. Yargıya
karşı Adalet ve güven duygusu kaybolmuştur. Anayasa'nın 6. maddesinin
son cümlesi "hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir
devlet yetkisi kullanamaz.
3. Laiklik açısından nasıl bakıyorsunuz?
Devlet laik olmak zorundadır. Laiklik devletin dikkate alması gereken
yani vatandaşının inanıp inanmadığına bakmadan eşit mesafede davranan
devlet demektir. İnsan Laik olamaz. İnanır dindardır.
İnançsızdır ateisttir. Devlet Laik olmalıdır. Dine bağlı olmamak demek
dinle mücadele etmek demek değildir. Batıda Laiklik din karşılığı
anlamına gelmez.
4. Sokakta başörtüsü ile gezmek laikliği aykırı mı oluyor?
Malesef objektif davranılmamış ve hukuka daha açıkça Anayasa'ya aykırı
bir karar verilmiş bulunmaktadır. Başörtüsünü yasaklayan ya da kamusal
alanı tarif eden hiçbir kanun yönetmelik tüzük maddesi yoktur. Bu karar,
mevcut Anayasa sistemimize aykırıdır.
Nazan Moroğlu
Bu kararla kamusal alan yarın eve de girer gibi bir korkum yok. Böyle
bir şey olamaz. Herkes kıyafetini seçme konusunda özgürdür. Ama kamusal
görev yapacaksa kurallara uymak zorundadır.
1. Kararın arkasında yine 'kamusal alan' mı var?
Elbette. Çünkü, kamusal alanda türban takılmasını engelleyen hukuk
kuralları var. Bir hukuk devletinde bu kurallara herkes uymak
zorundadır. Asıl mesele şu: Kamusal alan kavramı genişletilmeli mi?
Sorun burada. Kararda söz konusu edilen kişi, okul yöneticisi konumunda
olduğu için dava açılıyor. Danıştay'ın bu nedenle titiz davrandığını
sanıyorum. Eğer yönetici değil de, öğretmen olsa, sanırım Danıştay'dan
aynı şekilde, yani sokakta başörtülü gezdiği için, okulda açsa da
öğretmenlik yapamaz gibi bir karar çıkmayacaktı. Üstelik garnizon içinde
bir okuldan söz ediliyor. Madem, özel alan, kamusal alan ayrımı
yapılmış, kurallar da kamusal alanı kapsıyor, bunu özele doğru
genişletmek ne derece doğru olur? Bu sorunun cevabını tartışmamız,
sorgulamamamız lazım.Ama henüz yargı süreci tamamlanmış değil. Henüz
kesin hüküm halini almadığı için bir şey diyemiyorum. 2. Kişisel hak ve
özgürlükler açısından ne diyorsunuz?
Bakın, kişi hak ve hürriyetleri diyoruz. Herkes hukuk kuralları
çerçevesinde dilediği gibi başını örter veya örtmez. Bu konuda tamamen
özgürdür. Ancak kamu görevi yapan kişilerin, bu görevi yaparken mutlaka
kurallara uymaları lazım. Bunu sokağa taşıyıp, onun özel alanına da
uygulamak, tabii ki, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmıyor. Bunu
açıkça söylemek lazım. Fakat daha önce de belirttiğim gibi söz konusu
olan bir anaokulu yöneticisi. Danıştay, belli ki bir okul yöneticisinin
çocuklara çağdaş görünümden farklı bir görüntü vermemesi gerekir diye
düşünmüş. Okul öncesi çağda çocuklar çok etkileniyor. Her şeyi ileri
yaşamına taşıyor. Belki, bir okul idarecisinin çağdaş görünümden uzak
olmasını istemeyen velilerin başvurusu üzerine başladı bu süreç.
Dolayısıyla tartışmaya açık. Salt bir hukukçu olarak bakarsak, kişi hak
ve özgürlüklerini fazlaca sınırlandıran bir karar.
3. Laiklik açısından nasıl bakıyorsunuz?
Bunu da aynı şekilde, kişisel hak ve özgürlükler açısından
değerlendiriyorum. Herkesin özgür hakkı vardır. Kendi kıyafetini seçme
konusunda bu geçerlidir. Evet, bunu kamusal alanda, kurallar
çerçevesinde sınırlamaya zorunludur. Eğer kamu görevi yapmak istiyorsa.
Fakat onun dışında, kendi özel alanında istediği kıyafeti giyebilir.
Başını açar ya da kapar.
4. Sokakta başörtüsü ile gezmek laikliği aykırı mı oluyor?
Hayır, sokak kamusal alan değildir. Bunu bilmemiz gerekiyor. Şimdi bu
kararla kamusal alan sokağa da taşındı, yarın evine içine de girer gibi
bir korkum yok. Böyle bir şey olamaz. Burada söz konusu olan öğretmenin
davranış modeli. Belki de öğretmen bunu kasıtlı yapıyor. 'Bak ben
dışarda başını örten fakat içerde zorla başını açan müdürüm' imajı
vermek istiyor. Böyle şeyler yapılabiliyor. Gerçekten çok zor bir konu
bu. Şahsen zorlanıyorum. Hukukçu olarak şunu demek geliyor içimden.
Hayır bırakın kamusal alanın kurallarına herkes uysun ama özel alanda
kendi tercihini uygulasın. |