Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 329 | Mayıs  2006

                   

 

 


SELAM İLE...

Kıymetli okuyucularımız,

Geçtiğimiz ay, gündemin öne çıkan konuları, Cumhurbaşkanı Sezer'in, kamu düzeninin mahiyetine ilişkin yaptığı açıklama ile Şemdinli İddianamesi'ni hazırlayan savcının görevden alınması sonrasında başlayan tartışmalardı. Biz de bu konuları YORUM bölümünde değerlendirdik. Buna göre, Sezer'in konuşmasından, sanıldığının aksine, Türkiye'de ibadetlerin kısıtlanacağı neticesini çıkarmak yanlıştır. Sezer, tipik katı laiklik uygulamasını savunanların söylemini kullanarak bir açıklama yapmıştır ve sistem-içi mücadelede mevzilerini kaybetmek istemeyen çevrelerin hissiyatını dile getirmiştir. Bu kesim, değişik mahfillerden, bu tür açıklamaları zaman zaman yapmakta ve statükoyu değiştirmek isteyen 'liberal' ve 'demokrat' çevrelere mesajlar göndermektedir. Sezer'in son konuşması da bunlardan biridir. Şemdinli İddianamesi'ni hazırlayan savcının görevden alınması da, yine aynı kesimin, değişim taraftarlarına göndermek istediği mesajla birlikte değerlendirilmelidir. Statükonun devamından yana olanlar, savcı özelinde, değişim taraftarlarına direnecekleri yönünde bir mesaj vermiştir. Konjonktürün de uygun olması neticesinde savcı görevinden alınmıştır. Bu tür manevraları, zaman zaman her iki taraf da yapmaktadır. Ancak bunları, sahici bir 'iktidar mücadelesi' olarak görmek doğru değildir. Bu mücadele, sistem-içi mücadeledir ve özü itibarıyla da pastadan pay kapmaktan başka bir amacı yoktur. KAVRAM bölümünde, bu ay 'İslam'ı işledik. Yazıda şu hususlara vurguda bulunduk: İslam, Allah'ın kullarına 'teslim' olmaları için gönderdiği dinin adıdır. İslam, Hak Din'dir. Allah'ı razı etmek isteyen herkes bu dine tabi olmalı, yani 'Müslüman' olmalıdır. İslam, ne bir özgürlük manifestosudur ne de bir barış dinidir. İslam, kulluk manifestosudur; Hakkı ikame etmek için cihadı emreder. İslam'a tabi olan da selamete, yani Dar'üs-Selam olan Cennet'e ulaşır. DÜŞÜNCE bölümünde, Mehmed Durmuş, Paris'te gerçekleştirilen Onuncu Abant Konsili'ni sizler için değerlendirdi ve bu konsillerin amacının, Ilımlı İslam'ı yaymak ve demokrasinin İslam'la uzlaşabilir olduğu safsatasının propagandasını yapmak olduğuna dikkatleri çekti. Atasoy Müftüoğlu, küresel emperyalizmin, ırkçılıklar, ideolojiler ve moda düşüncelerle, insanları bir araç olarak kullanıp sürüleştirdiğine dikkat çekti ve bundan kurtulmanın yolunun Allah'a bağlanmak olduğunu ifade etti. Murat Kirişçi, insanın tarihsel gelişmelerin yönünü tayinde üstlendiği rolü tartıştığı yazısında, hem insanı mutlak özne olarak gören hem de tarihi, öznesiz ve otomatik işleyen bir süreç olarak algılayan yaklaşımların yanlışlarına değindi ve Müslümanların aktif bir örneklik göstermeleri durumunda tarihe müdahil olabilecekleri tespitinde bulundu. Murat Baş, modern tıbbın 'ölüm' olgusuna yaklaşımını eleştirdiği yazısında, ölümün, İslami bir bakışaçısıyla algılanması durumunda, modern tıbbın konuyla ilgili yanlışlarının düzeltilebileceğini vurguladı. Abdi Keçeli ise, Hz. Yusuf'un örnekliğini ele aldığı yazısında, Allah için yapılacak fedakarlığın sembollerinden biri olarak, Hz. Yusuf'un Müslümanlar tarafından örnek alınması gerektiğinin altını çizdi. ÇEVİRİ bölümünde, Kamil Cengiz, sizler için HAMAS'ın yeni dönemdeki siyasetine dair ipuçları veren bir yazı ile, Çin ve Hindistan'ın küresel politikalar bağlamında ilerde alabilecekleri rolleri değerlendiren iki yazıyı sizler için tercüme etti. SANAT-EDEBİYAT bölümünde, kriter.org’dan Hatice Selva’nın ‘Azzet Bibi’ ve Gülşen Barsal Gören’in “Ömer Faruk Olamadan” adlı yazıları ile İrfan Yalçınkaya’nın ‘İçimizden Biri’ adlı şiirini bulabilirsiniz. MEKTUPLARA CEVAPLAR bölümünde ise, Kur'an'da 'muhkem' ve 'müteşabih' ayetler meselesi üzerine sorduğunuz soruyu cevapladık.

Bir sonraki sayıda buluşmak üzere hepinizi Allah'a emanet ediyoruz.
 

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...