|

Ankara'da İki Farklı Eğilime Dikkat...
Güler Kömürcü / 09.12.2005 / Akşam
Aşağıda
okuyacaklarınız konunun ilgilisi bir uzmanın önemli tespitleridir,
kişisel yorum katmadan, aynen dikkatinize sunuyorum ey değerli okur;
-'Yakında Türkiye'nin Kürt politikasında önemli değişiklikler olacak,
Barzani ve Ankara ilişkileri adına... Şu anda kamuoyunda tartışılanlar
yeni Kürt politikası uygulanması konusunda, hem Kuzey Irak'ı hem de
Türkiye'deki gelişmeleri kapsayacak bir zemin hazırlığıdır. Barzani,
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ve de Ankara'da, AKP içinde bazı
milletvekilleriyle kurduğu sıkı dostluk sayesinde oldukça etkili hale
geldi, Washington'la ilişkileri de zaten malumunuz. Türkiye'nin yeni
Kürt politikasının belirlenmesinde 'Barzani'nin sahip olduğu bu güç bu
kartları' belirleyici olmakta, bizim-Türkiye'nin politika değişikliğinin
asıl nedeni budur, malum bazı siyasilerimiz Barzani etkisiyle strateji
belirlemeye başladı, göstermeye çalıştıkları gibi AB'nin talebiyle
değil. Peki Türkiye'nin yeni Kürt politikasında önümüzdeki günlerde
nasıl açılımlar mı olacak?
- K.Irak petrolü Türkiye'den-bizim kontrolümüzde denize açılsın tezi,
milli tezimizdir Kuzey Irak'ın fiili başkanı Barzani bir süre önce
"bağımsız Kürdistan" üzerine konuşurken önemli bir sorun olarak "denize
açık olmama"yı gösterdi, işte kırılma noktası. Türkiye, K.Irak
petrolünün, kendi toprakları üzerinden, Türkiye'nin kontrolünde dünyaya
pazarlanmasını istiyor. Ancak Barzani bu noktada yani Türkiye kontrolü
aşamasında son derece rahatsız, kontrolü Türkiye'ye, 'devlete'
kaptırmayı şiddetle reddediyor, petrolün Suriye üzerinden ya da İsrail
işbirliğinde oluşacak bir konsorsiyumun aracılığında pazarlanmasını ya
da tamamen kendi belirleyeceği şartların oluşmasını istiyor.
- Anayasa'nın 66.maddesinin tartışılmaya açılması, alt-kimlik üst kimlik
tartışmaları, büyük şehirlerde Şemdinli vakası benzerlerinin beklendiği
ihbarları, etnik çatışma korkusunun pompalanması ve benzeri psikolojik
operasyonlar kamuoyunun üzerinde baskıyı artırıp bu sebep sonuç
noktasında kabulu sağlamak içindir. Gözüken o ki 'Barzani'nin
Kürdistan'ının Türkiye üzerinden denize açılması kararı da artık
Ankara-Telaviv-Washington arasında nihai aşamada fakat kesin detaylar
hâlâ meçhul.
- Gelinen bu noktada, yurtsever her Türk vatandaşı Kuzey Irak petrolünün
Türkiye kontrolünde, Türkiye üzerinden dünyaya pazarlanması önerisine
sahip çıkmalı, bu tez, Barzani'nin değil bunu herkes bilsin. Biraz
öncede belirttiğim gibi Barzani aksine kontrolün Türkiye'de olmasını
istemiyor, bunu durdurmak için Türkiye içinde kendine yakın tüm güçlerle
kamuoyunu yanıltıcı propagandalar yaptırıyor. Türkiye'nin menfaati,
maksimum fayda sağlaması adına, Türkiye'nin bu anlaşma karşılığında
nasıl ekonomik ve siyasi menfaat sağlayacağı, kazançlarının ne olacağı
tüm gerçekleriyle kamuoyunun önünde tartışılmalıdır .'
- Uzmanımızın projeksiyonu kaçınılmaz gerçekleri gösteriyor, dün konuyu
açtığım değerli yetkin-uzman isimlerin hemen hemen hepsinin ortak görüşü
de bu yönde oldu zaten. Mesela, MİT eski uzmanlarından Sayın Mahir
Kaynak'la yaptığımız sohbete bakalım, dedi ki;
"MİT, SON DERECE BAŞARILI STRATEJİ YAPIYOR 'Barzani denize açılmak
istiyor çünkü denize açılmadan o bölgede yaşayamaz başka şansı yok çok
iyi biliyor ancak Türkiye'nin kontrolü altına girmemek içinde elinden
gelen karşı politikaları oluşturuyor. Kuzey Irak petrolünün Türkiye
kontrolünde pazarlaması tezi Barzani'nin işine gelmiyor, gücün kendi
elinden gitmeyeceği daha başka yolları zorluyor. Barzani'nin Ankara'da,
özellikle Güneydoğu milletvekilleri arasında büyük bir lobi yaratma gücü
var, dolayısıyla da bu noktada Ankara'da devlet ve hükümet senkronize
olamıyor, ortak düşünmüyor. Bu nedenle de Türkiye'nin yeni Kürt
politikası, Barzani ile ilişkilerin seyri bir türlü netleşmiyor.
- Ankara'da 2 eğilim var kısacası, malum bazı siyasiler Barzani'nin
yanında durur iken, devletin diğer birimleri de Barzani'nin
istediklerini frenleyip şu mesajı veriyorlar; 'Bak Barzani sen
Türkiye'nin karşısındaki tek alternatif değilsin. Bu arada unutma PKK
sadece bizim belalımız değil, asıl senin başına bela, bu mücadelede
ortak hareket etmeliyiz, PKK'nın önü açılırsa Türkiye'den çok sana zarar
verir, senin tahtın sarsılır. Sen bizimle oynama, biz de...' (Noktaları
siz doldurun efendim. PKK-Barzani tartışmalarına daha dikkatle bakın)
- Barzani dayatmalarına karşın MİT ve devletin ilgili birimleri, askeri
yetkiler gayet uyum içindeler ve bu paralelde gelişen MİT'in yeni
başkanının stratejik açılımları da milli duruşlu vatandaşlar tarafından
destekle izlenmelidir.'
- Bu kadar, daha ne denebilir ki? |