|

Avrupa'da CIA Tartışması Büyüdü
01.12.2005 / BBCTurkish.com
Amerikan
Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA'in Avrupa'da bazı ülkelerde gizli
gözaltı merkezleri bulundurduğu yönündeki iddialara Avrupa Birliği'nden
yine tepki geldi.
Avrupa Parlamentosu üyeleri, Avrupalı hükümetleri bu iddiaları yeterince
soruşturmamakla eleştirdi.
CIA'in bazı havaalanlarını gizli gözaltı merkezleri olarak kullandığı
iddialarıyla başlayan tartışma, AB-ABD ilişkilerinde gerginliğe yol
açmıştı.
Avrupa Komisyonu, soruşturma yetkisi olmadığını söylemişti.
İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da AB adına Washington'dan daha
fazla bilgi istemişti, ancak henüz bir açıklama gelmedi.
Şimdi, parlamentonun Sivil Hak ve Özgürlükler Komitesi, bir soruşturma
komitesi kurmak için yasal yetkisi olup olmadığını araştırıyor.
Avrupa Konseyi zaten bu konuda bir soruşturma yürütüyor ancak bazı
milletvekilleri, bu konuda hemen harekete geçilmesinden yana.
Milletvekilleri, konuyu on gün için de bir kez daha ele alacak.
Türkiye de bir durak mı?
İlk olarak Washington Post gazetesinde çıkan iddialarda, CIA'in terör
zanlılarını gözaltında tutmak için gizli merkezleri bulunduğu ve bu
merkezlerin işkence amaçlı kullanıldığı öne sürülmüştü.
Ayrıca CIA uçaklarının bazı ülkelerin hava sahalarını ve havaalanlarını
da terör zanlılarının nakledilmesi amacıyla kullandığı ifade edilmişti.
Bu ülkeler arasında Türkiye'nin de adı geçmiş, Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım, Bakü'den kalkan CIA'e ait bir uçağın 15 Kasım tarihinde Sabiha
Gökçen Havaalanı'nı kullandığını açıklamıştı.
Yıldırım, söz konusu uçağın teknik nedenlerle iniş izni isteğini ve
yakıt ikmali yaptıktan sonra alandan ayrıldığını söylemişti.
Ancak dün iddialarla ilgili bir eylem yapan Küresel Barış ve Adalet
Koalisyonu'ndan Tayfun Mater, BBC Türkçe Servisi'nin sorularını
yanıtlarken konunun hâlâ karanlıkta kalan yönleri olduğunu söylüyor.
BBC Türkçe: Yaptığınız eylemin gerekçeleri ve bu eylemi dayandırdığınız
bilgiler neler?
Tayfun Mater: Bakanın söylediğine göre yakıt ikmali için gelen ama üç
saat değil 27 saat kalan bir uçakla karşı karşıyayız. Uçağın izi daha
sonradan tespit edilip geriye dönünce bu ortaya çıkmış oluyor. Uçaktan
çıkan CIA mensuplarının Kandıra Cezaevi'nde tutuklu bulunan bir El Kaide
militanıyla görüşme yaptıkları yolunda ciddi iddialar var. Bu tutuklunun
avukatı bunu iddia ediyor. Şimdi bu konu çalkalanıyor Ankara'da
özellikle. Bakü'ye soruluyor uçakta kim vardı kim yoktu diye. Böylece
Türkiye açısından çok sakıncalı bir durum ortaya çıkmış oluyor. Biz
zaten tahmin ediyorduk ama ağırlıklı olarak İncirlik Üssü'nün
kullanıldığını düşünüyoruz. Özellikle, Pakistan'dan, Afganistan'dan
Güney Asya'dan getirilen tutukluların orada bir değiş tokuşla başka
uçaklara nakledilerek Avrupa'ya ve Amerika'ya götürüldüklerini
düşünüyoruz.
BBC Türkçe: Bu iddialarla ilgili soruşturma başlatılması yolunda bir
talebiniz var mı?
Tayfun Mater: Tabii, bunu hükümet nezdinde bildiriyoruz ve Bilgi Edinme
Kanunu'na göre de açıklama talep ediyoruz. Bu konuyla ilgili ciddi bir
soruşturma yapılmasını talep ediyoruz ve derinlemesine araştırılırsa
Türkiye'de bu konuda çok ciddi sonuçlar çıkacağını da biliyoruz.
BBC Türkçe: Nedir söz ettiğiniz bu ciddi sonuçlar?
Tayfun Mater: Devletin çeşitli kurumlarının, hatta bazılarının da
birbirinden haberi olmadan bu işlerin yürütüldüğünü düşünüyoruz. Yani
Avrupa'nın baskısı, bizim bu baskılarımız olmasa, Sabiha gökçen
Havaalanı'na inen o uçaktan kimsenin haberi olmayacaktı. Bu Kasım'ın
15'inde olan bir olay. Eylül'de Ekim'de ne oldu? Bu ve benzeri uçaklar
kaç kere indi, ne yaptı bu konuların ciddi şekilde araştırılması
gerekiyor. Hangi devlet kurumlarının bu işin içine bulaştığının da
ortaya çıkarılması gerekiyor. Yani, askerî kurumlardan, istihbarat
kurumlarından, hükümete bağlı kurumlardan hangisi buna izin veriyor ve
İncirlik Üssü bu konuda nasıl kullanılıyor açıklanması gerekiyor.
Hayalet tutuklular
Bu arada İnsan Hakları İzleme Örgütü - Human Rights Watch, Amerika
Birleşik Devletleri'nin ülke dışındaki bazı gizli merkezlerde en az 26
kişiyi gözaltında tuttuğunu öne sürdü.
Örgüt, 'hayalet tutuklular' olarak adlandırdığı bu kişilerin isimlerinin
bulunduğu bir liste de yayımladı.
Bu kişilerin 11 Eylül saldırıları, Kenya ve Tanzanya'daki Amerikan
elçiliklerinin bombalanması ve Bali'deki bombalı saldırılar gibi
eylemlere karıştığından şüphelenildiği; ancak hiçbirinin yargı önüne
çıkarılmadığı belirtildi.
Ayrıca gözaltında tutulan bu şüphelilere işkence uygulandığından da
endişe ediliyor. |