|

Hamas
Korkusu... Yeni Bir Hizbullah Doğuyor...
İbrahim Karagül / 25.01.2006 / Yeni Şafak
Bugün
yapılacak Filistin seçimlerinin sadece Filistin'de değil, Ortadoğu'ya
yönelik ABD/İsrail projeleri üzerinde derin etkileri olacak. Aralık'ta
yapılan yerel seçimlerde sürpriz başarı kazanan ve hesapları bozan
İslami Direniş Hareketi Hamas'ın, genel seçimlerde de aynı başarıyı
göstermesi bekleniyor. Gazze'ye silip süpüren ve 118 sandalyenin 77'sini
alan Hamas, yerel seçimlerin dördüncü turunda Batı Şeria'nın önemli
bölgelerinde oy oranını yüzde 50'ye çıkardı.
Sıkıntı burada başladı; İsrail, ABD ve Avrupa Birliği, Hamas'ın
kazanmaması için bütün imkanlarını seferber etti. Başaramayınca tehdit
seçeneğine başvurdular. Çünkü Hamas, bölgede yeni bir Hizbullah misyonu
üslenecek şekilde güçleniyor. Silahlı güç ve İsrail'e karşı keskin bir
savaş yürütüyor. Aralık seçimleriyle belediyeleri kazandı, Filistin
halkı içindeki konumunu daha da güçlendirme fırsatı buldu. Öteden beri
yürüttüğü sosyal/ekonomik çalışmalarını daha etkin yürütecek hale geldi.
Bugünkü seçimlerle siyasi alan üzerinde, Filistin'in yönetilmesinde
karşı konulmaz bir aktör olmaya doğru gidiyor. Hizbullah da böyle değil
mi? Hem savaşıyor hem yönetiyor. Hem cephede hem parlamentoda...
İsrail ve ABD önce seçimi engellemeye çalıştı. ABD açıktan seçimin
ertelenmesini istedi. Bu amaçla Mısır'ı devreye soktu. Başarılı olamadı.
Ardından seçime doğrudan müdahale etmeye başladı. Hamas'ı yenilgiye
uğratmak için El Fetih Grubu lehine yaklaşık 2 milyon dolar para harcadı.
Filistin yönetimine güçlü ekonomik destek veren Avrupa Birliği de aynı
tutumu sergiledi. AB adına açıklama yapan Javier Solana, "Hamas'ın
kazanması durumunda Filistin'e yardımları keseceklerini" söyledi. İsrail,
yeni bir çatışma sürecini başlayacağı gerekçesiyle hazırlıklara girişti.
ABD "Hamas kazanırsa Filistin yönetimini tanımayacağını" duyurdu. AB ve
İspanya yetkililerinin de aynı kararı İsrail'e bildirdikleri belirtildi.
Daha da ileri gidip, "terörist" olduğu, intihar saldırılarını planlayıp
uyguladığı iddiasıyla hapsedilen Mervan Barguti'ye El Cezire
televizyonunda konuşma imkanı tanındı. ABD ve İsrail, onlara göre "terörist"
olan bir isimden "demokrasi" desteği alıyordu. El Fetih'ten liste başı
olan Barguti, Filistin'in direnişçilerini öne alan bir konuşma yaptı.
Arafat'ı, Şeyh Yasin'i hatırlattı. İsrail'in suikastlerle şehid ettiği
liderlerin ismini sıraladı.
Öyle görünüyor ki, "Değişim" sloganlarıyla seçime katılan Hamas,
korkulan gücünü gösterecek. Dokuz yüz gözlemcinin izlediği seçimlerde
yolsuzluk gündeme gelmezse, Filistin yönetiminde güçlü bir konum elde
edecek ve Ortadoğu'daki pazarlıklarda resmen taraf olacak. ABD ve
İsrail'in bu aşamadan sonra yapabileceği tek şey kalıyor; El Fetih-Hamas
çatışmasına yatırım yapmak...
Ancak en önemli sonuç; Hamas kazanırsa ABD ve İsrail Filistin'de ikinci
kez kaybedecek. İlk kez Filistin'de uygulanan "Rejim değişikliği"
projesi yine "hüsran"la sonuçlanacak. Mahmut Abbas üzerinden planlanan "rejim
değişikliği" için "11 Eylül" 2003'te Yaser Arafat için sürgün kararı
çıkardılar. Arafat'ı tecrit ettiler, odasından dışarı çıkarmadılar ve
öldürdüler. Abbas ilk başbakanlığında ancak dört ay dayanabildi.
Filistinli gruplar ve Arafat hesapları bozdu ve onu hareket edemez hale
getirdi. Çünkü Abbas yönetimine Filistin'i silahsızlandırma görevi
verilmişti. Başaramadı. İntikam Arafat'tan alındı. Tecrit edildi, sonra
da öldürüldü.
Arafat'ın ölümünün hemen ardından sürece devam edildi ve Abbas yeniden
iktidara taşındı. Hamas'ın kazanması Abbas modelinin çöküşü anlamına
gelecek. Başta Şeyh Ahmet Yasin olmak üzere, Hamas liderlerini birer
birer öldürmelerinin sebebi de buydu. ABD ve İsrail'in rejim değişikliği
için Filistin çok ağır bedel ödedi. Hamas'ın kazanması bu projenin
ikinci kez çöküşü anlamına geliyor. Birinci çöküşün bedelini Arafat
ödedi. İkincisini nasıl ödetecekler, göreceğiz... |