|

Hamas
İbreti, Hamas Fırsatı
Yasemin Çonkar / 30.01.2006 / Milliyet
Hamas'ın
seçim zaferi bir bakıma ibretlik; başta ABD olmak üzere Batı, İsrail ve
tabii Arap rejimleri açısından derslerle dolu bir sonuç.
Peki Hamas gibi şiddeti içselleştirmiş, radikal İslamcı, İsrail'in var
olma hakkını tanımayan bir örgütün Filistin'de iktidara gelmesini
demokrasi, hele hele barış adına fırsat sayanlara ne demeli? Çok mu
safdiller, yoksa basbayağı budala mı?
"Bu bir fırsat olabilir" diyenler Washington'da da var ve ben onların
fazladan bir iyimserlik geni taşıdığından kuşkulansam bile, büsbütün
naif olduklarını doğrusu düşünmüyorum.
Bir kere, Hamas'ın meşru bir seçim sonucu iktidara yerleştiğini veri
almaktan başka seçenek yok. Uluslararası ve bölgesel aktörler, bir
yandan bu veriden kendi politikaları adına ders çıkarırken, bir yandan
da Hamas'ı "demokrasi" ile "terörizm" arasında tercihe zorlamalılar.
Hamas başarısını doğru okumalı: Filistin halkı, Gazze ve Batı Şeria'da
dünyadan kopuk, izole bir halk olarak, katı İslami bir rejim altında
yaşamayı ve daha çok evladının ölmesini istediği için mi kendisine oy
verdi? Yoksa çoğunluğun özlemi işsizlikten, yolsuzluktan kurtulmak;
refaha, güvenliğe ve devletlerine kavuşmak mı?
Uluslararası topluluk, devlete giden yolda ilerlemenin, Hamas'ın
demokrasiyi seçmesinden geçtiğini Filistin halkına göstermeli; bu
tercihi kolaylaştıracak politikalar izleyebilmeli; dahası, bu
politikaların Tahran ve Şam tarafından etkisizleştirilmesini
önleyebilmeli.
İyi de göl maya tutar mı? Hamas değişir mi? Washington'daki iyimserler
denemekten başka çare görmüyorlar.
Bush'u suçlayanlar
Son günlerde konuştuğum birçok ABD'li, Türk ve İsrailli gözlemciden aynı
tepkiyi dinledim:
"Sonuç, Bush'un budalalığının kanıtı. Arap dünyasında her yere sandık
kurmaya, her isteyeni seçime sokmaya kalkarsan olacağı bu."
İsrail'in Haaretz gazetesinde hem bu tepkiyi iyi yansıtan ama hem de
demokrasinin geri dönülmezliğini vurgulayan, Aluf Benn imzalı bir analiz
vardı:
"Bush'un tetiklediği demokratikleşme süreci ve Arap uydu
televizyonlarının ilerlettiği açık tartışma ortamı, eski çatıyı un ufak
ediyor... İsrail, Bush'un demokratikleşme girişiminde, bölgenin
gerçekleri hakkında hiçbir fikri olmayan naif Amerikalıların kibrini
gördü... İsrailliler Amerikalıları, başıboş bir Arap demokrasisinin
iktidara Batılı liberalleri değil, Müslüman Kardeşler'i getireceği
konusunda uyardılar. Ama Washington dinlemedi, seçimlerin yapılmasında
ısrar etti... Hamas etkisi Amman ve Kahire'yi de vurmadan, hem
Washington'ın hem Kudüs'ün durumu yeniden gözden geçirmesi gerek. Ne
olursa olsun, demokratik değişimi geriye döndürmek ve eski
diktatörlüklerle yeniden rahat bir ilişki başlatmak kolay değil."
Bush yönetimini "Arap dünyasında demokrasiyi gözü kapalı teşvik edip
Amerika'nın düşmanlarına iktidar yolu açmakla" suçlayanlar Washington'da
da var tabii.
Bir başka kesim ise, farklı ve benim de haklı saydığım bir eleştiri
getiriyor. Bu kesime göre, Washington'ın esas hatası, beş yıldır
Arap-İsrail sorununun çözümüne öncelik vermemesinde, Filistin lideri
Mahmud Abbas'ın elini güçlendirip onu El Fetih'te reforma zorlamamasında
ve İsrail'in hemen her politikasını peşinen desteklemesindeydi.
ABD ne yapacak?
ABD'nin Hamas iktidarına karşı izleyeceği politika, Başkan Bush'un son
demeçleri ile ABD, AB, BM ve Rusya'dan oluşan Ortadoğu kuartetinin ortak
açıklamasına yansıdı. Hamas'ı "terörü reddetmeye" ve "İsrail'in var olma
hakkını tanımaya" zorlama politikası bu. Washington, bu iki koşul
gerçekleşmezse Hamas'ı muhatap almayacağını, Filistin'e yardımı
keseceğini söylüyor.
Bir ABD'li yetkiliye, "Hamas'a oy verenler silahlı eylemlerini de
İsrail'e karşı tüzüğünü de biliyorlardı. Bu zorlamanın meşruiyeti ne"
diye sorunca, "Hiçbir demokrasi boşlukta işlemiyor. Global ekonominin ve
topluluğun parçası olmak isteyen, devletleşmek isteyen kimse
uluslararası kıstasları hiçe sayamaz" yanıtını alıyorum. Aynı yetkili,
Nazi hayranı Jörg Haider'in 2000'de Avusturya hükümetine ortak olmasına
verilen uluslararası tepkiyi; FKÖ'nün de "İsrail'in yıkılması" hedefini
tüzüğünden dış baskıyla çıkardığını hatırlatıyor.
Peki Bush yönetimi, Arap dünyasında demokrasinin frenine basacak mı? Bir
Beyaz Saray yetkilisi, seçimleri teşvik etmekten vazgeçmeyeceklerini
söylüyor: "Radikallerin güçlenmesi, demokrasi yokluğunun bir sonucu.
Siyasi İslam'ın alternatifleri ancak açık tartışma ortamında oluşabilir."
Peki ya "terörist" sayılan bir örgütün seçimlere sokulması?
Yetkiliye göre, "Bu fırsat,'Silahtan başka seçeneğimiz yok' diyenlere
yanıttı. Ama sandık yolu bir kez açıldı mı artık şiddeti terketmeleri
şart." |