|

SELAM
İLE
Kıymetli okuyucularımız,
Geçtiğimiz ayın önemli
gündem maddelerinin başında Filistin'de yapılan seçimler ve Hamas'ın
seçim zaferi vardı. Biz de bu önemli gelişmeyi, YORUM bölümünde
değerlendirdik. Burada altını çizdiğimiz husus, Hamas'ın içine girdiği
yeni sürecin, bu harekete ciddi manada zarar verme potansiyeli taşıdığı
oldu. Hamas'ın, bu sürece 'kolay' eklemlenmesinin önünde ciddi engeller
bulunmakla birlikte, öyle görünüyor ki, bu süreç, Hamas'ı öncelikle
ilkesel ikilemler içine sürüklemek ve sistem-içi bir unsur haline
getirmek amacıyla başlatıldı. Elbette ilerde neler olacağını zaman
içerisinde göreceğiz, ancak mevcut trendin, pek çoklarının sandığının
aksine, Hamas için ciddi tuzaklarla dolu olduğu açıktır. Bu ay, ayrıca
gündemin bir diğer önemli maddesi olan Ağca olayını değerlendirdik ve
Ağca'nın tahliye edilmesi meselesinde medyanın asli işlevlerine ilişkin
bir takım ipuçlarının yakalanabileceğine dikkat çektik. Ayrıca Ağca
konusu, af bağlamında da önemli bir tespit yapmayı mümkün kılıyordu ki,
o da, Türk toplumunun adalet duygularının iyice zedelenmiş olduğu idi.
KAVRAM bölümünde ise, Ma'ruf'u işledik. Kur'an onayını alan ve
toplumların zaman içerisinde iyi-doğru olarak algıladıkları söz ve
pratikler olan ma'rufun, pratik yararlılığına ve geçerli olduğuna işaret
ettik ve ma'ruf ile geleneğin aynı şey olmadığının da altını çizdik.
DÜŞÜNCE bölümünde ise, A. Burak Bircan, yeni dengelere oturtulmaya
çalışılan Irak siyasetinde, Amerika'nın işbirlikçiğini yapan Şii ve Kürt
unsurların bu tavrının, uzun vadede kendilerinin yararına olmayacağına
dikkat çekti ve Irak için tek çözümün İslam'ın ilkeleri ile uyumlu ve
konjonktürden etkilenmeyen politikalar izlemek olduğunu vurguladı.
Dinlerarası Diyalog çabalarını, çağdaş bir fitne hareketi olarak
niteleyen Mehmet Durmuş, İslam'ın bir diyalog meselesi olmadığını,
bilakis İslam'ın, kendisine tabi olunması gereken bir din olduğunu ifade
etti. Hüseyin Alan, hükmün Allah'a ait olduğunun altını çizdi ancak,
pratik yaşamda insanların çoğunluğunun bu inançlarının gereğine yerine
getirmediğine, Allah'ın bazı hükümlerine itaat ederken bazı hükümlerini
kulak erdi ettiklerine dikkat çekti. Atasoy Müftüoğlu, bugünün, sınırsız
tiranlıkların egemen olduğu tek-kutuplu dünyasında, Müslümanların
duyarlılıklarını üstlenmeleri gerektiğine ve kamusal irdeleme ve
sorgulama bilincine sahip olması gerektiğine vurguda bulundu. Raci
Durcan, Öklidyen geometrinin geçerliliğini sorguladığı yazısında, bu
anlayışın, hayatın gerçeklerini açıklamakta yetersiz kaldığını, hayatın
kaos içinde düzenlilik kuralı çerçevesinde işlediğini ifade etti. Abdi
Keçeli ise, İslam'ın, vicdanlara hapsedilen kuru bir inançtan ibaret
olmadığının, bilakis hayata hükmeden bir din olduğunun altını çizdi.
ÇEVİRİ bölümünde, Kamil Cengiz, Hamas'ın seçim zaferini yorumlayan bir
yazı ile Bush'un Ulusa Sesleniş Konuşması'nı sizler için tercüme etti.
SANAT-EDEBİYAT bölümünde, Abdullah Arıcı'nın denemesini, Mukaddes
Özkan'ın öyküsünü, Hayalet Gemi'den Çiğdem Çalıkılıç'ın denemesini ve
Murat Kirişçi ile Kriter'den Metin Mengüşoğlu'nun şiirlerini
bulabilirsiniz. MEKTUPLARA CEVAPLAR bölümünde ise namazın kılınış biçimi
ile namazda Kur'an'da yer almayan duaların okunmasının hükmü ile ilgili
sorularınızı cevapladık. GÜNDEM bölümünde ise, geçtiğimiz ayın önemli
haber ve yorumlarını istifadenize sunduk. Umuyoruz ki beğeneceksiniz.
Kıymetli okuyucularımız,
Dergimizin yayına gireceği günlerde, Danimarka'da ve Norveç'te bazı
yayın organlarının Hz. Peygamber'e hakaret içeren karikatürleri
yayınlaması üzerine, dünyanın her köşesindeki Müslümanların farklı
şekillerde tepkilerini gösterdiklerine şahit olduk. Biz de Hz.
Peygambere hakaret eden bu karikatürlerin yayıncıları kınıyor ve
Müslümanların, İslami duyarlılık içerisinde tepkilerini göstermeleri
gerektiğinin altını çiziyoruz. Bu vesileyle, 'özgürlüğün sınırları'
konusunda, Müslümanların sağlam zeminini yumuşatmaya yönelik
kurulabilecek tuzaklara karşı da Müslümanların uyanık olması gerektiğini
hatırlatıyoruz.
Bir sonraki sayıda buluşmak
üzere, hepinizi Allah'a emanet ediyoruz.
|