Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 331 | Temmuz  2006

                   

 

 


Pimi Çekilmiş Hibeler!

Taha Övünç/ 08.06.2006/ haber7.com

İki gündür AB tarafından karşılıksız verilen hibelerle ilgili yazıp çiziyoruz. Bu konuda kafamızda elli tane tilki dolaşıyor, ellisinin de kuyruğu birbirine dokunmuyor. Peki neden? Anlatalım, anlatalım da hem hibe alıp gocunanların gazı gitsin, hem de okurumuz bu konuda aydınlansın!
AB hibeleri yazılarının başlangıç noktası, ilerleyen günlerde burada ismini rahatlıkla açıklayabileceğim (şimdilik soruşturma gereği gizli kalması gerekiyor) bir belediye başkanı. Bir gün telefonla beni arayarak başına gelen bir olayı anlattı.
Almanya merkezli bir finans şirketinin Türkiye temsilcisi, başkanı arayarak istediği takdirde proje karşılığı kendisine AB fonundan karşılıksız para sağlayabileceğini söylüyor. Başkan ne projesi diye sorunca da "ne projesi olursa olsun, çiçek, böcek fark etmez, bağlantılarımız sağlam" yanıtını alıyor.
"AB'den karşılıksız para almak gerçekten bu kadar kolay mı, bu devirde kim kime karşılıksız para verir" dedik ve araştırdık. Karşımıza AB tarafından Türkiye'ye verilen hibelerde soru işareti uyandıran projeler çıktı.
Bugüne kadar kafamıza takılan bu projelerden bazılarını sizlerle paylaştık. Örneğin DİSK, üyelerine "insan haklarına saygılı olmayı öğretmek için AB'den 550 bin avro hibe almış, peki öğretebilmiş mi" diye sorduk; tık yok!
"Türk Demokrasi Vakfı, Turistik Hediyelerin Tanıtımı ve Satışı adlı projesiyle 153 bin avro almış, peki bu hediyelik eşyaların demokrasiye katkısı nasıl olmuş" diye sorduk; yine cevap yok.
AB'den hibe alan projelerini sorduğumuz ve cevap alamadığımız o kadar çok yer var ki, değil bu köşede yazmak, belgesel yapsak bitmez. Olsun, biz yine sormaya devam edelim! İşte bir başka hibe projesi.
Marmara Üniversitesi 01.01.1997 tarihinde Avrupa Birliği'ne sunduğu proje karşılığında tam 12 milyon avro hibe alıyor. Üniversitenin sunduğu projenin adı "Türkiye'nin Zayıf İnsan Hakları Geçmişinin Değişmesi İçin Kapsamlı Bir Girişimde Bulunmak"
Hatırlayalım; yaşanan tartışmalarıyla tüm dünyada yankı bulan "Ermeni Konferansı"nın ardından, Marmara Üniversitesi yeni bir Ermeni Konferansı düzenlemiş ve dikkatleri üzerine çekmişti.
Şimdi, sormaya devam ediyoruz. "Acaba üniversite yönetimi yeni bir Ermeni Konferansı düzenleyerek, aldığı 12 milyon avroya karşılık 'Türkiye'nin Zayıf İnsan Hakları Geçmişinin Değişmesi İçin Kapsamlı Bir Girişimde' mi bulunmuş oldu?"
Yine elime ulaşan "AB'den Hibe Alanlar" listesindeyer alan iki ayrı yabancı dernek dikkatimi çekti. Bunlar yabancı menşeli olmalarına karşın Türkiye için proje üretip, AB'den karşılıksız para alan hayırsever dernekler. Dostluk ne güzel bir şey değil mi? Cevap vermek için acele etmeyin!
İlk derneğimizin adı; Institut Francais d'Etudes Anotoliennes.
1999 yılında AB'den 300 bin avro hibe almış. Buna karşılık sunduğu projenin ismi şu; "Türkiye'deki Bireyleri ve Kurumları, İçinde Yaşadıkları Toplumu Sorgulamaya Yöneltmek"
Türkiye'deki bireyleri yaşadıkları toplumu sorgulamaya yöneltmek acaba hangi amaç için kurulmuş bir derneğin faaliyeti olabilir ki? Yaşadığımız toplumun en çok sorguladığı konular, laiklik, türban, kürt sorunu… Acaba dernek aldığı hibeyi bu sorunları sorgulatmak için mi kullanıyor? Umarım öyle değildir!
Geçelim diğer derneğe. Adı; Reportes Sans Frontiers-Paris Muhabirleri. Tesadüfe bakın ki bu dernek ile Institut Francais d'Etudes Anotoliennes'in hibe aldıkları tarih aynı; 01.01.1999 Sundukları projenin adı; "Türkiye'deki Gazetecilere Yardım Sağlamak ve Basın Özgürlüğüyle İlişkili Faaliyetleri Desteklemek."
Acaba yardımsever Fransız gazeteciler, Türkiye'deki hangi gazetecilere yardım sağlamış ve basın özgürlüğüyle ilgili faaliyetleri desteklemişler dersiniz? Ben bu soruya cevap bulmak için Ermeni Konferansı'nın yapıldığı tarihteki gazeteleri bir açın bakın derim!
AB verdiği hibelerle Kastamonu köylüsünü, Eruh çiftçisini, Ostim sanayicisini destekliyor; güzel. Ama bunlar olurken, yukarıda sıraladığımız ve bir türlü cevap bulmadığımız sorularla dolu projeler, onların yanında dikkat çekmeden uygulanıyor.
Bu da bize gösteriyor ki, AB hibe programlarının Türkiye'deki kurumsal çerçevesinde ciddi sorunlar var. Projeler titizlikle incelenmiyor. Öyle olmasa bugün, ellerinde hazır projelerine müşteri arayan hibe simsarları ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşabilirler miydi?

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...