|

Pimi
Çekilmiş Hibeler!
Taha Övünç/ 08.06.2006/ haber7.com
İki
gündür AB tarafından karşılıksız verilen hibelerle ilgili yazıp
çiziyoruz. Bu konuda kafamızda elli tane tilki dolaşıyor, ellisinin de
kuyruğu birbirine dokunmuyor. Peki neden? Anlatalım, anlatalım da hem
hibe alıp gocunanların gazı gitsin, hem de okurumuz bu konuda
aydınlansın!
AB hibeleri yazılarının başlangıç noktası, ilerleyen günlerde burada
ismini rahatlıkla açıklayabileceğim (şimdilik soruşturma gereği gizli
kalması gerekiyor) bir belediye başkanı. Bir gün telefonla beni arayarak
başına gelen bir olayı anlattı.
Almanya merkezli bir finans şirketinin Türkiye temsilcisi, başkanı
arayarak istediği takdirde proje karşılığı kendisine AB fonundan
karşılıksız para sağlayabileceğini söylüyor. Başkan ne projesi diye
sorunca da "ne projesi olursa olsun, çiçek, böcek fark etmez,
bağlantılarımız sağlam" yanıtını alıyor.
"AB'den karşılıksız para almak gerçekten bu kadar kolay mı, bu devirde
kim kime karşılıksız para verir" dedik ve araştırdık. Karşımıza AB
tarafından Türkiye'ye verilen hibelerde soru işareti uyandıran projeler
çıktı.
Bugüne kadar kafamıza takılan bu projelerden bazılarını sizlerle
paylaştık. Örneğin DİSK, üyelerine "insan haklarına saygılı olmayı
öğretmek için AB'den 550 bin avro hibe almış, peki öğretebilmiş mi" diye
sorduk; tık yok!
"Türk Demokrasi Vakfı, Turistik Hediyelerin Tanıtımı ve Satışı adlı
projesiyle 153 bin avro almış, peki bu hediyelik eşyaların demokrasiye
katkısı nasıl olmuş" diye sorduk; yine cevap yok.
AB'den hibe alan projelerini sorduğumuz ve cevap alamadığımız o kadar
çok yer var ki, değil bu köşede yazmak, belgesel yapsak bitmez. Olsun,
biz yine sormaya devam edelim! İşte bir başka hibe projesi.
Marmara Üniversitesi 01.01.1997 tarihinde Avrupa Birliği'ne sunduğu
proje karşılığında tam 12 milyon avro hibe alıyor. Üniversitenin sunduğu
projenin adı "Türkiye'nin Zayıf İnsan Hakları Geçmişinin Değişmesi İçin
Kapsamlı Bir Girişimde Bulunmak"
Hatırlayalım; yaşanan tartışmalarıyla tüm dünyada yankı bulan "Ermeni
Konferansı"nın ardından, Marmara Üniversitesi yeni bir Ermeni Konferansı
düzenlemiş ve dikkatleri üzerine çekmişti.
Şimdi, sormaya devam ediyoruz. "Acaba üniversite yönetimi yeni bir
Ermeni Konferansı düzenleyerek, aldığı 12 milyon avroya karşılık
'Türkiye'nin Zayıf İnsan Hakları Geçmişinin Değişmesi İçin Kapsamlı Bir
Girişimde' mi bulunmuş oldu?"
Yine elime ulaşan "AB'den Hibe Alanlar" listesindeyer alan iki ayrı
yabancı dernek dikkatimi çekti. Bunlar yabancı menşeli olmalarına karşın
Türkiye için proje üretip, AB'den karşılıksız para alan hayırsever
dernekler. Dostluk ne güzel bir şey değil mi? Cevap vermek için acele
etmeyin!
İlk derneğimizin adı; Institut Francais d'Etudes Anotoliennes.
1999 yılında AB'den 300 bin avro hibe almış. Buna karşılık sunduğu
projenin ismi şu; "Türkiye'deki Bireyleri ve Kurumları, İçinde
Yaşadıkları Toplumu Sorgulamaya Yöneltmek"
Türkiye'deki bireyleri yaşadıkları toplumu sorgulamaya yöneltmek acaba
hangi amaç için kurulmuş bir derneğin faaliyeti olabilir ki? Yaşadığımız
toplumun en çok sorguladığı konular, laiklik, türban, kürt sorunu… Acaba
dernek aldığı hibeyi bu sorunları sorgulatmak için mi kullanıyor? Umarım
öyle değildir!
Geçelim diğer derneğe. Adı; Reportes Sans Frontiers-Paris Muhabirleri.
Tesadüfe bakın ki bu dernek ile Institut Francais d'Etudes
Anotoliennes'in hibe aldıkları tarih aynı; 01.01.1999 Sundukları
projenin adı; "Türkiye'deki Gazetecilere Yardım Sağlamak ve Basın
Özgürlüğüyle İlişkili Faaliyetleri Desteklemek."
Acaba yardımsever Fransız gazeteciler, Türkiye'deki hangi gazetecilere
yardım sağlamış ve basın özgürlüğüyle ilgili faaliyetleri desteklemişler
dersiniz? Ben bu soruya cevap bulmak için Ermeni Konferansı'nın
yapıldığı tarihteki gazeteleri bir açın bakın derim!
AB verdiği hibelerle Kastamonu köylüsünü, Eruh çiftçisini, Ostim
sanayicisini destekliyor; güzel. Ama bunlar olurken, yukarıda
sıraladığımız ve bir türlü cevap bulmadığımız sorularla dolu projeler,
onların yanında dikkat çekmeden uygulanıyor.
Bu da bize gösteriyor ki, AB hibe programlarının Türkiye'deki kurumsal
çerçevesinde ciddi sorunlar var. Projeler titizlikle incelenmiyor. Öyle
olmasa bugün, ellerinde hazır projelerine müşteri arayan hibe simsarları
ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşabilirler miydi? |