|

Olmaz
Demeyin!
Hüsnü Mahalli/ 27.06.2006/ Akşam
1917'de Osmanlı Filistin'den çekildiğinde orada yaklaşık olarak 60 bin
Yahudi'ye karşın 600 bin Filistinli Müslüman ve Hıristiyan yaşıyordu.
Ve aralarında hiçbir sorun yoktu
Bu tarihten sonra işgalci İngiltere ve destekleyicisi ABD'nin yardımı
ile dünyanın dört bir yanından taşınanlarla birlikte Filistin'deki
Yahudi sayısı 1947'de 600 bini buldu.
Gelenlerin tek bir ideali vardı:
'Vaadedilmiş topraklarda, yani Nil'den Fırat'a kadar Büyük İsrail
Devleti'ni kurmaktı...'
Bu sloganla dünyanın dört bir yanından getirilen Yahudiler, üllkenin
gerçek sahipleri Filistinlileri kovarak her şeylerini ele geçirdi.
1947'de ABD'nin desteği ile İsrail devleti ilan edildikten ve 1948'de
meydana gelen ilk Arap-İsrail savaşından sonra Yahudiler Filistin'in
neredeyse % 70'ini ele geçirmişti.
Daha sonraki yıllarda İsrail'e Yahudi göçü devam etti. Arap ülkelerinde
yüzyıllardır yaşayan yaklaşık 800 bin Yahudi kendilerine dokunulmamasına
rağmen İsrail'e göç etti.
Tıpkı Türkiye'deki Yahudilerin yaptığı gibi.
Onlar da yüzyıllarca yaşadıkları Türk topraklarını bırakarak İsrail'e
gitti. Oysa Türkler onları 1492'deki Haçlı İspanyol katliamlarından
kurtararak Osmanlı topraklarına taşımış ve başta İstanbul, İzmir,
Selanik, Halep, Kayseri, Hatay, Beyrut gibi kentlere yerleştirmiş ve her
zaman özel ilgi göstermişti.
Peki bunları neden anlatıyorum...
Son günlerde İsrail'de ilginç şeyler oluyor. Son 100 yılda Filistin'e
göç eden Yahudiler geldikleri ülkelere göre örgütleniyorlar.
Yani dernekler kuruyor.
Bu dernekler de Yahudilerin geldikleri ülkelerdeki haklarını aramaya
başlamış.
Örneğin Libya'dan Filistin'e göç eden Yahudiler İsrail Hükümeti'ne
başvurarak, haklarının aranmasını istiyor.
Benzer şeyi Irak'tan gelen Yahudiler yapıyor.
Peki ne istiyor bu Yahudiler...
Geldikleri ülkelerde bıraktıkları taşınmaz mallarının parasını.
Peki ne kadar...
Yahudilere göre yalnız Irak ve Libya için bu para 30 milyar doları
aşıyormuş...
Yani Libya ve Irak'tan kendi istekleri ile İsrail'e göç eden Yahudiler
oralarda bıraktıklarını söyledikleri evlerinin ya da arazilerinin
bedelini istiyor. Bu nedenle bu Yahudiler Amerikan işgali altındaki Irak
Hükümeti'nden ve son dönemde Amerika'nın bölgedeki yeni dostu
Kaddafi'den tazminat istiyor.
Nasıl olsa Kaddafi tazminat ödemye alışmış, Iraklılar ise mal değil can
derdinde!
Peki bu olup bitenler Türkiye'yi ne kadar ilgilendiriyor?
İsrail'de yaklaşık olarak 150 bin Türkiye kökenli Yahudi yaşıyor.
Bunlar 40'lı ve 50 yıllarda mal ve mülklerini satarak Filistin'e yani
İsrail'e göç ettiler. Bazıları da Türklerin kendilerine yönelik kötü
muamelesinden söz ediyordu. Dönemin gazetelerine bakıldığında bununla
ilgili ilginç haberler bulursunuz.
Özellikle geçen yıl Türkiye'de çok konuşulan Varlık Vergisi ile ilgili
olarak.
Türkiye kökenli Yahudilerin Irak ve Libya kökenli dindaşları gibi
tazminat isteyip istemeyeceğini bilmiyorum.
Ama bazı Amerikan ve Fransız sigorta şirketlerinin bazı Ermenilere 1915
yılında Türkiye'de bıraktıkları malları ile ilgili tazmainat ödediğini
biliyorum.
Bu tazminat konusunun Yahudiler için ne kadar örnek oluşturup
oluşturmayacağını zaman gösterecek. Ancak Almanya'nın, İsrail'e Hitler
katilamlarından dolayı büyük miktarda tazminat ödediğini hatırlarsak gün
gelir bölge ülkelerinin de hiçbir suç işlememelerine rağmen benzer
durumla karşılaşabileceği gerçeğini ben kişisel olarak gözardı
etmiyorum.
Nasıl olsa İsrail ve Yahudilerin arkasında ABD gibi süper bir devlet ve
iki yüzlü Batı var.
Ama böyle bir durumda, yani İsrail ve Yahudiler istedikleri tazminatları
aldıklarında, kendileri de tazminat ödemek zorunda kalabilir.
Çünkü dünyanın dört bir yanından Filistin'e göç eden ve İsrail devletini
kuran Yahdiler orada yaşayan Filistinlilerin mal ve mülküne el koymuş ve
Filistinilileri kovmuştu.
Bugün Filistin dışında yaşayan Filistinlilerin sayısı yaklaşık 4 milyon.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün dediği gibi 'Filistin'in tüm tapuları
Türkiye'dedir.' Bu tapulara dayanarak açılacak haklı tazminat davaları
ile İsrail hayal edilmeyecek büyük miktarda tazminat ödemek zorunda
kalabilir. Kalmalı.
Öldürülen Filistinlilerin kan bedeli ayrıca hesaplanabilir? Bu durumda
Filistin sorunu sizce nasıl çözülür ve bölgede barış nasıl gerçekleşir? |