Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 344 | Ağustos  2007

                   

 

 


Türkiye’de ‘Laik İslamcılık’ Dönemi

Osama Al Sharif-Gulf/30.07.2007/Referans

Arap dünyasında bazılarının düşündüğü gibi Türkiye'nin 22 Temmuz'da yaptığı seçim, ülkenin laiklikten ayrılmaya başladığı anlamına gelmiyor.
İslamcı kökeni ülkenin yerleşik eliti tarafından gözardı edilemeyen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) seçim zaferi, Türkiye'nin uzun bir zamandan bu yana sürdürdüğü kimliğini yeniden tanımlama çabaları çerçevesinde 21. Yüzyıl'da yeni bir sayfa açıyor. Bu geçiş dönemi, siyasi ve sosyo-kültürel bir melezin doğumu anlamına geliyor olabilir: Laik İslamcılık.
Osmanlı İmparatorluğu'nun külleri arasından Türkiye Cumhuriyetini kuran Mustafa Kemal Atatürk'ün genç Türk ulusuna bıraktığı en büyük ve en tartışmalı miras laiklik ilkesi olabilir. Bu ilke, siyasi bir din olarak İslam ile Küçük Asya'da kurulan Batı'ya dönük modern bir devlet arasında kesin bir ayrılık anlamına geliyordu. Sorunları olsa da, bu devrimci deneyim Müslüman dünyasında tektir ve seksen yıldır ayaktadır.

Radikal İslamla paralellik kurulamaz
Bu nedenle, Türklerin AKP'yi güçlü bir biçimde yeniden iktidara getirmesi olgusu ile Arap dünyasında ve diğer yerlerde yükselen siyasi İslam arasında karşılaştırmalar yapma ya da paraleller oluşturma çabaları basittir ve gerçeklere uymamaktadır.
Herşeyden önce, AKP'nin seçim sandıklarındaki bu ikinci başarısı, ülkenin demokratik ilkeleri ve kurumları açısından tam bir zafer anlamına gelmektedir. Zira, Türkiye'nin geleceğine ilişkin son kararı, ordu değil Türk seçmeni vermiştir.
Eğer AKP özünde İslamcı bir parti ise; Arap dünyasındaki bizlerin, bu partinin kuruluş ilkeleri, popülist hedefleri ve liberal siyasetlerine yakın bir şeylere sahip olduğumuzu söylememiz mümkün değil.
AKP, Ürdün, Mısır, Cezayir ya da Tunus'tan çok farklı bir siyasi ortamda faaliyet gösteriyor. Ayrıca, AKP; Arap dünyası ve diğer yerlerdeki Müslüman Kardeşler, Hamas ve diğer İslamcı siyasi hareketlerden tamamen farklı bir gündeme sahip.

Erdoğan laik ilkelere uyacak
Partinin lideri ve Türkiye'nin karizmatik başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin laik kuruluş ilkelerine saygı göstermeye ant içti. Bir önceki hükümet döneminde izlediği siyasetlerin Türkiye'nin laiklik ilkesiyle çatışmamasına özen gösterdi. İzlediği özgür piyasa reformları, Avrupa Birliği (AB) üyeliği girişimleri, İsrail ile ilişkiler ve globalizasyon konusundaki hoşgörülü yaklaşımı, onu, İslamcı partilerin çoğunda görülen muhafazakar liderlerle değil, Gordon Brown ve Nicolas Sarkozy gibi liderlerle aynı gruba koyuyor.
Buradaki büyük hikaye, özelde AKP'nin ve genelde Türkiye'nin, İslam ile laikliği nasıl bağdaştıracağı. Dünyanın her yerindeki Arapların ve Müslümanların, özellikle mezhepler arası savaşa batmış Irak'ın, Türkiye'nin bu çabasını izlemeye ve anlamaya çalışması gerek.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...