Arap dünyasında
bazılarının düşündüğü gibi Türkiye'nin 22 Temmuz'da yaptığı seçim,
ülkenin laiklikten ayrılmaya başladığı anlamına gelmiyor.
İslamcı kökeni ülkenin yerleşik eliti tarafından gözardı edilemeyen
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) seçim zaferi,
Dertleri zevk edinmek
kavramı vardır ya, halkımızın "sado/mazo" özelliğini yansıtır...
Bazı gazeteci arkadaşlar da buna benzer bir "yanılma tiryakiliği"
geliştirdiler, yanıla yanıla bunu sevmeye başladılar.
Rhine Vadisi'ndeki
Mannheim kentinde yer alan Almanya'nın en büyük camiisinin ışıltılı
minarelerinin uzun gölgesi, bir zamanlar bölgenin en dinamik
kilisesinin üzerine düşerken, Hıristiyan kiliselerinin kapandığı bir
dönemde Müslümanların giderek yükselen özgüvenine şahitlik ediyor.
Genel veya yerel
seçimlerin uluslararası yansımalarının büyüdüğü bir dünyada
yaşıyoruz. Ama bunu kabul ettiğiniz andan itibaren ters yönden gelen
etkileri de hesaba katmak zorundasınız: Küresel güç odaklarının da
ülke seçimlerini giderek daha büyük bir dikkatle izlediği bir
dünyada yaşıyoruz.
Siyasî yelpazenin
üzerine oturduğu faklı fay kırıkları var. Bu kırıklar bazen
birbirine paralel gidiyor, bazen biri diğerini kesiyor. Bu
kırılmaların ayırdığı alanları farklı siyasal tercihlerin
gerekçeleri olarak tahayyül edebilirsiniz. Bize özgü kırılmaları
dikkate alarak hepsini üst üste getirdiğiniz zaman ortaya partilerin
seçmen tabanları çıkıyor.
Yok Öyle Zeytinyağ Gibi Üste Çıkmak! Şimdi bütün köşeciler
Baykal'a hücum ediyor. Yok iyi yönetememiş, yok politikası iyi
değilmiş, yok canavarı zamanında o yaratmış.
Yok öyle şimdi zeytinyağı gibi su üstüne çıkmak!
Bundan birkaç yıl
öncesine kadar, İngiltere'nin yüzlerce insanın canını almaya yeminli
İslamcı teröristlerin ani bir saldırısıyla karşı karşıya kaldığına
ilişkin bir haber, bütün bir ülkeyi ayağa kaldırabilirdi.
'İslamcıların
Kemalistlere karşı zaferi!'
Pek çok yabancı gazete son seçim haberini böyle verdi. Oysa
Türkiye'deki hava hiç de böyle değil. Görebildiğim kadarıyla kimse
AKP'yi 'İslamcı' kategorisine koymadı.
Kendisini 'laik/çağdaş'
olarak tarif eden ve AKP'ye hayır diyen kesime göre: "Bu, laik
Cumhuriyet'e muhalif, zihninin gerisinde Türkiye'yi İslam devletine
dönüştürme düşüncesi olan sinsi bir grubun kurduğu parti.."
22 Temmuz genel
seçimlerinde Türkiye'de iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma
Partisi'nin aldığı kuşkuya yer bırakmayacak zafer, şimdiye dek
mükemmel bir sonuç olmanın tüm işaretlerini gösterdi. Büyük siyasi
kavgalar, askeri müdahale tehditleri, Kuzey Irak'a girme
konuşmaları,
'Refah toplumu', iyi
kötü vicdan ve aklıselim sahibi olan herkesin en azından kâğıt
üzerinde karşı çıkmadığı, çıkamadığı bir kavramdır. Bu kavramın,
bilirsiniz, özü basittir:
Amerikan edebiyatının
unutulmaz kahramanlarından biri Rip Van Winkle'dır, adı artık
İngilizcede bir deyim olmuştur.
Küçük bir kasabada yaşayan Rip bir gün dağa gider, orada dans eden
cücelere rastlar, onların içtiği içkiden içer ve derin bir uykuya
dalar.
Yıl 2007...
Hálá...
Sıkılıp, utanmadan aynı şeyi tartışıyoruz: Demokrasi mi, Kemalizm
mi?
Çok uzun zamandır, objektif bir gazeteciliği bırakıp fanatik
militanlığı seçen Cumhuriyet gazetesi manşet atmış: Hedefleri
Kemalizm.
Yeni Sayımız Çıktı
YENİ
SAYIMIZDA BU AY
Kıymetli okuyucularımız,
Türkiye'de süreç tamamlanmıştır ve sistem-içi taraflar,
rollerini oynamışlardır. Bu aşamada artık, sistemin öncelikleri belirleyici
olacaktır ve Abdullah Gül, seçilmeden önce verdiği 'söz'leri tutmak için
hassasiyet gösterecek, muhalifleri de sistemin önceliklerini baz alan bir
söylem içerisinde 'düşük-yoğunluklu' itirazlarda bulunabileceklerdir. Ancak
bu arada, 'başörtüsü' çerçevesinde gelişecek tartışmalar da,
'değiştirici-dönüştürücü' nitelikte olacaktır. Devamı için
Yorum
Seçim Sonuçları ve Muhtemel Gelişmeler
AKP,
tahmin edildiği üzere, 22 Temmuz seçimlerinde tek başına hükümet kuracak
çoğunluğu elde etti. Her ne kadar kamuoyu yoklamalarının çoğunda % 47'lik
bir oy oranı tahmin edilmiyor idiyse de, AKP'nin bu seçimlerden birinci
parti olarak çıkacağını ve oylarını da artıracağını herkes görüyor ve
hesabını ona göre yapıyordu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinin, 'mağdur'
AKP'ye oy katkısında bulunacağına kuşku yoktu. Beklenilmeyen tek şey,
AKP'nin % 47'lik bir oy oranını elde edebileceği hususuydu.Devamı için
Kavram
TEVHİD
'Tevhid'
kelimesi 'birlemek' demektir. Terim olarak Allah'ı birlemek anlamına
gelir. Tevhid kelimesi Kur'an'da bulunmaz ancak kavram olarak 'tevhid'in
Kur'an'a ait olduğunu yadsımak mümkün değildir. Bir başka deyişle,
tevhid Kur'anî bir kavramdır; İslam'ın Allah'ın birliği esasına
dayandığını ifade eder. Kur'an Dini'nin özü, esası, füruatı ve usûlü
tevhide yaslanır. Öte yandan tevhid akidesi Kur'an'da, başka kelimelerle
işlenmiştir. Şirkin zıddı tevhiddir.Devamı için
Düşünce
Muhammed (A.S.)'ın
Ümmiliği Meslesi
Mehmed
DURMUŞ
Bu yazının
asıl amacı, ümmî kavramının okuma yazma bilmeyen anlamına gelmediğini ortaya
koymaktır. Bunu yaparken, Peygamber (a.s)ın okuma yazma bilmediği yönündeki
geleneksel ısrarın tutarsızlığına da dikkat çekmek istiyoruz. Ümmî
kelimesinin geçtiği her yerde, vahyin ilahî menşeli olduğunun kanıtı olması
adına, Muhammed (a.s)ın okuma yazma bilmediğini söylemek adet haline
gelmiştirDevamı için
Fanatik
Olmak ve Seçim Yapmak Üstüne Bir Sohbet
Mukaddes ÖZKAN
Herkesin de bildiği
gibi, fanatik kelimesinin ihtiva ettiği anlam; herhangi bir şeye duygusal
olan bağlılıktır. Bu bağlılık asla akla mantığa danışmaz, bu bağlılık bir
tutkudur, insanın benliğini esir alan patolojik bir vakıadır. Bundan
kurtulmanın tek çaresi aklı duyguların başıboş yönetiminden kurtarmak ile
olur. Olayı bazı reklam sloganları çok güzel anlatıyor; "Kanım sarı
kırmızı akar, sarı lacivert akar" gibi esprili bir dille. Ama ne yazık ki
işin aslı bu kadar yüzeysel değil. Kanlar gerçekten de akıyor yeryüzünde,
hem de ne akmak. Devamı
için
Varoluşsal
Başlangıçlar Yapmak
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Hiç bir kategoriye, ölçüye sığdırılması mümkün olmayan, eşsiz, benzersiz
durumlar yaşıyoruz. Farklılaştırıcı, ötekileştirici, adaletsiz, eşitsiz,
bencil çıkarların ifadesi olan ideolojik müdahaleler/girişimler, utanç
verici aşırılıklarla toplumu sarsıyor. Türkiye'nin eşi ve benzeri olmayan
bir gerçeği var.
Gülümsetirken
Düşündüren Kısa Haber-Yorumlar (III)
Arif KAYA
1)Laiklik
adam olmaktır. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Atatürk'ü anma
toplantısında "Çünkü Yüce Önder çağdaşlaşmanın da, uygarlaşmanın da
aydınlanmanın da, uluslaşmanın da anahtarının laiklik olduğunun
bilincindeydi. En kısa söyleyişiyle, O'na göre laiklik 'adam olmak'
demektir" dedi. [Hürriyet; 11/11/2006]
Hayat, yaratılmış bir uyuma, düzene, kendi içinde bir sürekliliğe, bu
sürekliliğe uygun kurallara ve bu kuralların işleyişine sahiptir. İnsan ise
daima hayatı merak etmekte, gözlemlemekte, deneyler ve soyutlamalarla bu
hayatı keşfetmeye çalışmaktadır. Ama aynı zamanda insan yine hayata, bu
dünyaya uyumsuzluğu ve isyanı da keşfetmektedir.