|

SELAM
İLE...
Kıymetli okuyucularımız,
Bu ayın YORUM'unda, gündemin yine yoğunluklu maddesi olması hasebiyle,
seçim sonuçlarını ve muhtemel gelişmeleri değerlendirdik. Beklendiği
gibi AKP seçimlerden birinci parti olarak çıktı; ancak gerginlik
siyaseti gütmek isteyen çevrelerin, özellikle cumhurbaşkanlığı seçimleri
sürecinde aynı politikayı sürdürme emareleri göstermeleri de dikkate
alınırsa, önümüzdeki dönemde rejimin temel kavramları üzerindeki
tartışmaların devam edeceği düşünülebilir. Nitekim Baykal'ın seçimlerden
sonra yaptığı açıklamalar, bunun ilk işaretlerini vermektedir. Seçim
sonuçlarının, gerginlik politikası izlemek isteyenlerin elini
zayıflatmış olduğu doğrudur, ancak bu kez, bu kesimlerin hırçınlığını
artırmaya müsait bir tablo vardır. Elbette ki bu hırçınlığın rejime
zarar verici yönü de vardır, fakat bu kesimlerin yapabileceği başka bir
şey de yoktur. Ellerinde kalan tek koz, daha da hırçınlaşıp,
istediklerini bu şekilde almaya çalışmaktır. Bu nedenle, önümüzdeki
dönemde bu kesimlerin gerginliği daha da tırmandıracaklarını beklemek
mümkündür. Ayrıca AKP'nin aldığı % 47'lik oy oranının, başörtüsü sorunu
gibi hususlarda AKP'nin elini güçlendireceği yönündeki beklenti de
yanlıştır. Bilakis, bu oylar, AKP üzerindeki baskının daha da artacağı
anlamına gelir ve bu baskı nedeniyle de başörtüsü gibi sorunların çözümü
daha da zorlaşacaktır. Çünkü bu oylar, "biz İslam için oy istiyoruz"
diyerek talep edilmemiş, bilakis: "biz daha da merkeze doğru kayacağız"
mesajı verilerek istenmiştir. Dolayısıyla, bu oylar, seçmenin verdiği
bir 'borç' olarak görülmelidir ve seçmen bunun karşılığını isteyecektir.
KAVRAM bölümünde, daha önce işlediğimiz 'Tevhid' kavramını yeniden
yayınlıyoruz. Bu vesileyle bir kez daha vurgulamak istedik ki, Tevhid,
Müslümanın hayatının bütün veçhelerinde tezahür etmesi gereken ana
kavramlardan biridir ve inanç alanı yanında, ahlak ve siyaset alanında
da tevhidi hassasiyet sahibi olunması gereklidir. DÜŞÜNCE bölümünde,
Mehmed Durmuş, Peygamberimizin 'ümmiliği' başlıklı yazısının devamını
kaleme aldı ve 'ümmiliğin', okuma-yazma bilmemek olarak anlaşılmasının
doğru olmadığına dikkat çekti. Mukaddes Özkan, fanatikliğin düşünceyi
ifsad ettiğini ve adalet kriterlerini bozduğuna vurguda bulunduğu
yazısında, Müslümanların, tarafgirlik duygusuyla değil hakkı savunma
kaygısıyla hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. Atasoy Müftüoğlu,
kendi hayatlarımıza niteliksel anlamlar kazandırdığımız taktirde,
varoluşsal başlangıçlar yapabileceğimizin altını çizdi. Arif Kaya,
Haber-Yorum mahiyetindeki dizi yazılarının üçüncüsünde, gündemdeki kimi
önemli olayları değerlendirdi. Murat Kirişçi ise, 'insan hakları'
kavramına eleştirel yaklaştığı yazısında, fıtrat kavramının önemine
dikkat çekti ve 'hak'kın fıtrattan geldiğine vurguda bulundu. ÇEVİRİ
bölümünde, Batıdaki Yahudi cemaatlerinin siyasal düzene uyumu konusunu
işleyen bir Die Welt yazısıyla, internetin kapatılması konusunu ele alan
bir başka yazıyı Kamil Cengiz tercüme etti. SANAT-EDEBİYAT bölümünde,
Metin Önal Mengüşoğlu'nun Dr. S, Öyküler kitabından bir yazısını, Ali
Murat Güven'in Yeni Şafak'tan bir yazısını ve M. Akif Ersoy ile M. Sait
Çekmegil'in birer şiirlerini bulabilirsiniz. MEKTUPLARA CEVAPLAR
bölümünde, faiz, namazların kısaltılması ve bazı bilimsel terimlerin
doğru anlamlarıyla ilgili sorularınızı cevapladık. GÜNDEM bölümünde,
geçtiğimiz ayın önemli haber ve yorumlarını bulabilirsiniz. Umuyoruz ki
beğeneceksiniz.
Bir sonraki sayıda buluşmak üzere hepinizi Allah'a emanet ediyoruz. |