|

Gül’ün Türbanla İlgili Ölçüleri
Fikret Bila/20.09.2007/Milliyet
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül, türban konusunda çok dikkatli konuşuyor. Gül, "türban" yerine "baş
örtüsü" demeyi tercih ediyor.
Bir diğer dikkati de eşi Hayrünnisa Gül'le ilgili. Cumhurbaşkanı Gül,
eşinin türbanı nedeniyle gerginlik doğuracak ortamların oluşmasına
mümkün olduğunca izin vermiyor. Resmi törenlere eşiyle katılmıyor.
Eşiyle çıktığı ilk yurtdışı gezisi olan KKTC'de de buna özen gösterdi.
Askerlerin de katılacağı törenlerin bu ölçüye göre hazırlanmasına izin
veriyor. Israr etmiyor.
KKTC ziyaretinde ortaya çıkan bir diğer gerçek de askerlerin, "türban"la
bir araya gelmemeye özen gösterecekleri. KKTC'de komutanların katıldığı
ve katılmadığı tören ve faaliyetlerde bu da bir kez daha görüldü.
İki ölçü
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le Girne'de yaptığımız görüşmede ortaya
koyduğu görüşlerden iki ölçü ortaya çıktı:
1- Avrupa Birliği uygulaması,
2- Türbanın bireysel tercih ve özgürlük olarak kullanılması, grup hakkı
veya siyasi hak gibi kullanılmaması ve görülmemesi,
Gül, birinci ölçüyü, "mahalle baskısı" olarak ifade edilen kaygıya yer
olmadığını açıklamak için kullanıyor. Diyor ki, "Avrupa Birliği
ülkelerinin hangisinde baş örtüsü nedeniyle üniversiteye gitme yasağı
var? Hangi Avrupa Birliği ülkesinde baş örtülü öğrenciler bir tehdit
olarak algılanıyor? Böyle bir şey yok. Türkiye, Avrupa Birliği ile
müzakere halinde bir ülke. Önündeki en büyük proje Avrupa Birliği. O
halde böyle bir kaygıya gerek yok."
Gül, bu kaygıyı duyan ve dillendirenlere karşı "AB'ye bakın" ölçüsünü
veriyor. Gül'ün mesajlarından biri bu.
İkinci ölçüsü ve mesajı ise hem türban kullananlara hem de bundan dolayı
kaygı duyanlara...
Cumhurbaşkanı'nın kendi deyimiyle baş örtüsü kullananlara yönelik mesajı
şöyle ifade edilebilir:
Bu sizin bireysel tercihinizdir. Biz buna özgürlük olarak bakıyoruz.
Ancak, bu tercihin bireysel olması önemlidir.
Gül'ün mesajı türbanın grup hakkı veya siyasal hak gibi görülmemesi...
Kaygı duyanlar açısından verdiği mesaj de türbana "özgürlük ve bireysel
tercih" olarak bakmaları. AB'nin de böyle baktığının görülmesi...
Gül'ün tercihi
Cumhurbaşkanı Gül'ün üniversitelerde türbanın serbest bırakılmasını
istediğini herhalde söylemeye gerek yok.
Bu konuda Şerif Mardin Hoca'nın da aynı yaklaşımı gösterdiğine dikkat
çekiyor Cumhurbaşkanı.
Şerif Mardin'in tartışılan röportajında, "Türbanlı öğrenciler
üniversiteye girebilmeliler" dediğini anımsatıyor ve "Bizim de başından
beri savunduğumuz buydu, bu nedenle eğitim-öğrenim hakkının kimsenin
elinden alınmamasıydı" diye ekliyor.
Cumhurbaşkanı bu konuda, AB'yi ünlü deyimle "çıpa" olarak görüyor. |