|

Abdullah Gül Kimlerin Cumhurbaşkanı Olmayacak!
Ayşe Önal/21.08.2007/gazetem.net
Abdullah Gül cumhurbaşkanı olurken, Türkiye'nin rejiminin değişeceğinden
dehşetle korkan rejimin sahiplerini yatıştırmak için hiçbir şeyin
değişmeyeceğini yazmak isterim.
Yazıp, daha sonra da hayatım yazdıklarımın doğru olduğunu göreceğim bir
zamana kadar yeterse, yazmıştım diye yazacağım.
Sarayburnu'nda iskeleye atılan halat başına vurup, ölen iskele
görevlisinin cumhurbaşkanı olmayacak. Çünkü o zaten öldü. Ehemmiyetli
bir ölüm de değildi işin doğrusu.. Üç yanı denizle çevrili coğrafyaya
yedi yüz yıldır bir türlü alışamayıp, vapur ulaşımını kullanmayı,
vapurlarından yolcu indirmeyi bindirmeyi dert edinmemiş bir ırkın
Cumhurbaşkanları bunu hiçbir zaman dert edinmediler. Gül de
edinmeyecek.. Çünkü vapur yolcuları güç çizelgesinde seksen küsur yıl
hiç yer almadılar. Yine almayacaklar.
Keşfinden bu yana üç kuşak geçmiş araba kullanmayı iki kuşaktır
keşfedip, iki kuşaktır öğrenemeyen ırkımızın Cumhurbaşkanı olmayacak.
Safranbolu'da kavşakta şarampole devrilen minibüsün dokuz yolcusunun,
aynı gün Nusaybin'de kavşak şarampolüne yuvarlanan on bir minibüs
yolcusunun, aynı gün Gelendost'ta şarampole yuvarlanan taksinin üç
yolcusunun, aynı gün Düzce'de şarampole yuvarlanan taksinin üç çocuk
yolcusunun, aynı gün Çumra'da şarampole yuvarlanan minibüsün sürücüsünün
cumhurbaşkanı olmayacak. Çünkü onlar zaten öldüler.. Bir iş bulamayıp
"bari şoför olsun' lara, kavşak süratini öğretmeyi amaçlamış bir
cumhurbaşkanı hiç olmadı. Gül de olmayacak. Ayrıca şarampole
yuvarlanarak ölme bağımlılığının da ehemmiyetli ölümler arasında yer
aldığını doğrusu inanmıyorum.
TEM otoyolunda motosiklet kullanmaya kalkan delikanlının, Cilvegözü
sınır yolunda motosiklet kullanmaya kalkan delikanlının Mersin'de
bisiklet kullanmaya kalkan on bir yaşındaki çocuğun, havuzun süsüne
düşkün olup, havuz güvenliğine hiç itibar etmeyen ailenin havuzdaki
kaçak elektrik akımına kapılarak ölen iki çocuğun ve onları kurtarmak
için havuza atlayan isimsiz adamın cumhurbaşkanı olmayacak. Çünkü onlar
zaten öldüler.
Bütün şehirlerini göçe teslim etmiş, göçün şehir köyleri haline
getirdiği şehirlerin nüfus sorununu asla çözememiş ve gelecekte de
çözeceğine dair hiçbir ümit taşımayan ırkımızın Cumhurbaşkanı olmayacak.
Köyünden sahil metropolüne göç etmiş ve yaşının enerjisi gereği bir
adamla birlikte olmak güdüsüne karşı koyamamış, koynuna girdiği evli
adamı (muhtemelen kendisi ile evlenmediği için) ama ele güne karşı
kendisini fuhuşa zorladığı gerekçesiyle öldürmüş Vanlı kızın
cumhurbaşkanı olmayacak. Çünkü ağır baskı altında yaşayıp, sonra sokağa
atılan kızların, sokakta bulacağı adamların kendilerine ağır baskı yapan
ailelerindeki erkeklerin birer ikizi olduğunu bilmeyen kızların derdi
hiçbir zaman cumhurbaşkanlarının derdi olmadı. Gül'ün de olmayacak.
Hiçbir mesleği olmadığı halde dört çocuk yapıp, sonra dört çocuğunu
şefaate sunup iş arayanlara dört çocuktan önce meslek edinmesi gerektiği
ile ilgilenen cumhurbaşkanımız hiç olmadı. Gül de olmayacak. Çünkü onlar
zaten vatandaş değil, güç çizelgesinde yazılı bile değiller. Akraba
evliliklerinin toplumdaki engelli sayısının yüzde otuz yedisinin nedeni
olduğunu konuşan bir cumhurbaşkanı da görmedim hiç. Çünkü onlar zaten
vatandaş değil, güç çizelgesinde yazılı bile değiller. Kendi sefil
hayatlarının müsebbipleri kendileri… Cumhurbaşkanını görevi değil ki o
güruhla ilgilenmek..
İçişleri Bakanımıza hain bir gafletle tuzak kurup, şarap konulmuş
risotto ( Türkçesi İtalyan pilavı) yediren şaibeli valinin de
cumhurbaşkanı olmayacak. Çünkü kâfirlerin Türkiye'yi ele geçirme planı
içinde asil Türk mutfağına sızan dış mihraklı şaraplı menülere karşı
tedbir almayan valilerin cumhurbaşkanı edinme hakkı yoktur.
Dolayısı ile Gül'ün cumhurbaşkanlığının rejim bekçisi olanlardan bir
farkı olmayacak. Daha önceki cumhurbaşkanları şarampole yuvarlanmama
kursu, otoyollarda bisiklet ve motosiklet kullananların savunmasız
olduğu kursu, hayati tehlike içeren yapı inşa etmenin cinayetle eş
anlamlı olduğu kursu, evindeki baskılardan aynı baskıya uğrayacakları
adamlara kaçan kızları bekleyen gelecek kursu gibi kurslarla
ilgilenmediler. Okuma yazma seferberliğine önem verdiler.
Çünkü bizde seksen yıldır okuyup yazamamışların okuma yazma öğrenmesi
kutsaldır. Hayatta kalmayı öğrenmeleri, elindeki mevcut imkânlarla daha
kaliteli hayatta nasıl kalınacağını öğrenmeleri gereksiz bir
teferruattır. Dolayısı ile Gül'ün cumhurbaşkanlığı konusunda, lütfen
müsterih olunuz. |