Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 342 | Haziran  2007

                   

 

 


Laiklik mi, Demokrasi mi?

Eser Karakaş/12.05.2007/gazetem.net

"Laiklik mi, demokrasi mi?" gibi bir sorunun son derece saçma, anlamsız bir soru olduğunu en baştan yüksek sesle söylemek şart.
Beni ülkem adına kaygılandıran konuların başında da bu sorunun son dönemlerde sıkça soruluyor, üstelik sene hesabına vurursanız eğitim düzeyi az olmayan kişiler tarafından soruluyor olması.
Türkiye'nin daha özgür ve daha zengin bir ülke olabilmesi için kanımca ilk koşul hemen, hiç gecikmeksizin normalleşme sürecini tamamlaması.
Normalleşme için ise demokrasi, laiklik ve hukuk devleti ilkeleri birlikte, biri diğerine ne kısa ne orta ne de uzun vadede tercih edilmeden yaşama geçirilecektir, bu şarttır.
* * *
İngilizlerin ünlü "The Economist" haftalık dergisinin son sayısı Türkiye'ye büyük bir yer ayırıyor ve başyazıda da bu konu yani "laiklik mi, demokrasi mi" konusu tartışılıyor.
Ve, The Economist dergisi çok net bir biçimde demokrasinin daha temel bir değer olduğu noktasına vurgu yapıyor.
Bir önceki alman şansölyesi Sayın Schroeder de, Türkiye ile ilgili yeni bir demecinde aynı saptamayı yapıyor ve demokrasinin çok daha önemli bir mesele olduğu konusunu gündeme getiriyor.
Ben de hem The Economist hem de Schroeder'in saptamalarına büyük ölçüde katılıyorum.
"Laiklik mi, demokrasi mi?" yanlış sorusunun altında bir nebze de olsa bizim ülke aydınlarının bir bölümünün matematik mantığı ile ilgisizliklerini seziyorum.
Türkiye'de devletin tüm kurumlarının yurttaşların inanç ya da inançsızlık tercih ve uygulamalarına hukuk devleti ilkeleri içinde eşit mesafede durması olarak tanımlayacağımız laiklik ilkesi demokrasinin ön koşulu.
Başka bir ifade ile yukarıda tanımlamaya çalıştığım laiklik ilkesi tüm kuralları ile benimsenmeden zaten demokrasi ilkesinin yaşama geçmesi mümkün değil.
Yani siz, bir yurttaş olarak demokrasiyi savunduğunuz zaman çağdaş bir anlamda laiklik ilkesini de beraber savunmuş oluyorsunuz çünkü laiklik olmadan demokrasi olamıyor.
Ancak, bu basit matematik ön koşul ilişkisi laikliği temel hedef alanlar için geçerli değil zira demokrasi laikliğin ön koşulu değil, demokrasi olmadan da laiklik olabiliyor, dünya bu tür modellerle, üstelik çok çirkin modellerle dolu.
Bizim ülkemizde insanların üstelik kendine aydınlanmayı referans alan insanların önemli bir bölümünün bu basit matematik ön koşul ilişkisini nasıl anlayamadıklarını da ben anlamıyorum.
Sözün özü
Yegane anladığım, sürekli olarak "laik Cumhuriyet" ifadesini kullananların zihinlerinde demokrasinin pek öyle vazgeçilemez bir kategori olmadığı.
Bunun önemli bir göstergesi de "laik cumhuriyetçilerin" 27 Nisan muhtırasına karşı müsamahakar hatta destekleyici tutumları.
Bizim ülkemizde olsa olsa demokrasinin hukuk devleti ilke ve gerekleri ile nasıl bezeneceği konusu tartışılabilir, eksik oradadır ama "laiklik mi, demokrasi mi?" sorusu, tabiri mazur görün, ya aptalcadır ya da demokrasiye ara vermek isteyenlerin bir formülüdür.
Bizler bu basit matematik konuları yazmaktan, çizmekten sıkıldık ama konular gündemimizde kalmaktan sıkılmadı, ben de buna çok üzülüyorum.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...