|

Laiklik mi, Demokrasi mi?
Eser Karakaş/12.05.2007/gazetem.net
"Laiklik mi,
demokrasi mi?" gibi bir sorunun son derece saçma, anlamsız bir soru
olduğunu en baştan yüksek sesle söylemek şart.
Beni ülkem adına kaygılandıran konuların başında da bu sorunun son
dönemlerde sıkça soruluyor, üstelik sene hesabına vurursanız eğitim
düzeyi az olmayan kişiler tarafından soruluyor olması.
Türkiye'nin daha özgür ve daha zengin bir ülke olabilmesi için kanımca
ilk koşul hemen, hiç gecikmeksizin normalleşme sürecini tamamlaması.
Normalleşme için ise demokrasi, laiklik ve hukuk devleti ilkeleri
birlikte, biri diğerine ne kısa ne orta ne de uzun vadede tercih
edilmeden yaşama geçirilecektir, bu şarttır.
* * *
İngilizlerin ünlü "The Economist" haftalık dergisinin son sayısı
Türkiye'ye büyük bir yer ayırıyor ve başyazıda da bu konu yani "laiklik
mi, demokrasi mi" konusu tartışılıyor.
Ve, The Economist dergisi çok net bir biçimde demokrasinin daha temel
bir değer olduğu noktasına vurgu yapıyor.
Bir önceki alman şansölyesi Sayın Schroeder de, Türkiye ile ilgili yeni
bir demecinde aynı saptamayı yapıyor ve demokrasinin çok daha önemli bir
mesele olduğu konusunu gündeme getiriyor.
Ben de hem The Economist hem de Schroeder'in saptamalarına büyük ölçüde
katılıyorum.
"Laiklik mi, demokrasi mi?" yanlış sorusunun altında bir nebze de olsa
bizim ülke aydınlarının bir bölümünün matematik mantığı ile
ilgisizliklerini seziyorum.
Türkiye'de devletin tüm kurumlarının yurttaşların inanç ya da
inançsızlık tercih ve uygulamalarına hukuk devleti ilkeleri içinde eşit
mesafede durması olarak tanımlayacağımız laiklik ilkesi demokrasinin ön
koşulu.
Başka bir ifade ile yukarıda tanımlamaya çalıştığım laiklik ilkesi tüm
kuralları ile benimsenmeden zaten demokrasi ilkesinin yaşama geçmesi
mümkün değil.
Yani siz, bir yurttaş olarak demokrasiyi savunduğunuz zaman çağdaş bir
anlamda laiklik ilkesini de beraber savunmuş oluyorsunuz çünkü laiklik
olmadan demokrasi olamıyor.
Ancak, bu basit matematik ön koşul ilişkisi laikliği temel hedef alanlar
için geçerli değil zira demokrasi laikliğin ön koşulu değil, demokrasi
olmadan da laiklik olabiliyor, dünya bu tür modellerle, üstelik çok
çirkin modellerle dolu.
Bizim ülkemizde insanların üstelik kendine aydınlanmayı referans alan
insanların önemli bir bölümünün bu basit matematik ön koşul ilişkisini
nasıl anlayamadıklarını da ben anlamıyorum.
Sözün özü
Yegane anladığım, sürekli olarak "laik Cumhuriyet" ifadesini
kullananların zihinlerinde demokrasinin pek öyle vazgeçilemez bir
kategori olmadığı.
Bunun önemli bir göstergesi de "laik cumhuriyetçilerin" 27 Nisan
muhtırasına karşı müsamahakar hatta destekleyici tutumları.
Bizim ülkemizde olsa olsa demokrasinin hukuk devleti ilke ve gerekleri
ile nasıl bezeneceği konusu tartışılabilir, eksik oradadır ama "laiklik
mi, demokrasi mi?" sorusu, tabiri mazur görün, ya aptalcadır ya da
demokrasiye ara vermek isteyenlerin bir formülüdür.
Bizler bu basit matematik konuları yazmaktan, çizmekten sıkıldık ama
konular gündemimizde kalmaktan sıkılmadı, ben de buna çok üzülüyorum.
|