|

Neden
Rusya, İran’ı Destekliyor?
24.10.2007/Zaman
Rus
vatandaşlarla televizyonda canlı yayına katılan Vladimir Putin,
Rusya'nın İran konusunda "Batı'nın tüm sorunlarını çözmesi"ni şiddetle
istediğini açıkladı.
ABD ve Avrupa, Tahran rejimine karşı sert ve kapsamlı müeyyideler
uygulamak istiyor. Rusya da buna muhalefet ediyor. Putin, bu hafta
boyunca, söz konusu sorunu, Angela Merkel, Nicolas Sarkozy, Condoleezza
Rice ve hatta Moskova'ya yine 18 Ekim'de bir yıldırım ziyarette bulunan
İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile görüştü.
Putin'e göre doğrudan görüşme tehdit, cezalandırma ya da güç kullanma
hakkında verilen kararlardan çok daha etkin ve çabuk sonuç verici
vasıtadır. Kremlin'in kararlılığı, ABD Başkanı Bush'un, İran'ın
oluşturduğu tehdit hakkındaki söyleminin tonunu artırmaya zorladı ve
Tahran'ın nükleer silaha sahip olduğunda 3. dünya savaşı tehdidinden
bahsetmeye başladı. Bush, İran'a katı müeyyideler dayatmanın ve bu
ülkeyi yalıtmanın en etkin baskı yöntemi olduğu konusunda ısrar
etmektedir. Bu tutum, ülke içindeki hoşnutsuzluğu artırmakta ve "ilgili
kişileri" İran rejiminin hedeflerini takip etmenin böylesi bir bedel
ödemeye değip değmeyeceğini sorgulamaya yöneltmektedir. Aslında Bush,
Ahmedinejad'ın devrilmesini öngören uzun süreli bir proje öngörmüştür.
Rusya, güney komşusuna yönelik tehdidi kabul edilemez görmektedir.
Öncesinde Afganistan'daki rejim değişikliğinin bizi nereye götürdüğünü
görüyoruz.
Üstelik Rusya'nın İran'da sayısız çıkarları var. Gazprom'un yatırımları
750 milyon dolara ulaştı; metalürji ve mekanik yapı sektörlerindeki
ihracatımız 2 milyar dolar; ayrıca 1 milyar dolarlık bir reaktörle
Buşehr nükleer santralı var; MİG 29, T-72 tankları ve 700 milyon
dolarlık savunma sistemi de unutulmamalıdır. Ve tabii ki, her iki ülke
de NATO'nun Doğu'ya doğru yayılmasından ve Çek Cumhuriyeti ile
Polonya'da, Amerikan füzesavar kalkanının unsurlarının yerleştirilmesine
muhaliftirler. İran'a Rus Tu-214 ve Tu-334 uçaklarının satışı
müzakereleri sürmektedir.
Her ne olursa olsun, Rusya'nın bölgedeki asıl stratejik çıkarı Hazar
Denizi'nin altındaki maden rezervlerinin işletilmesine bağlı sorunların
çözülmesine bağlıdır. Bazı tahminlere göre Hazar dünyanın 3. en büyük
petrol ve gaz rezervini barındırmakta. İran olmaksızın tüm bunların bir
düzene konulması mümkün değil. Bölge ülkelerinin, Hazar kıyılarında bir
savaşa ihtiyacı yok. Her türlü çatışma, bir savaşa dönüşmese bile komşu
ülkelerin ekonomisi için ağır bir tehdittir: göçmenler, sermaye kaçışı,
enflasyon... Hazar'a kıyısı olan ülkeler, topraklarının imzacı olan
başka bir ülkeye karşı silahlı saldırılar için üs olarak kullanılmasını
reddeden bir kararın imzası için ortak karar aldı. Bu, Moskova için
büyük bir başarıdır; çünkü uzmanlara göre, Amerikalılar, İran'la bir
savaş durumunda Azerbaycan'ı hava saldırısı için üs olarak kullanmayı
tasarlamışlardı.
Putin, uluslararası popülaritesini kullanarak dünya sahnesinde ülkemizin
çıkarlarını ilerletmek için Rusya'nın finansal bağımsızlığından
faydalanmaktadır. Görünüşe göre, ABD ve Avrupa ne Moskova ile Rus
çıkarlarını hesaba katan bir diyaloğa ne de bir çatışmaya hazır
görünüyor. Putin'in Washington'ın Avrupa'da yerleştirmeyi istediği
füzesavar kalkanı konusundaki kararlılığı şimdiden sonuç vermiş gibi
görünüyor. ABD, İran'ın uranyum zenginleştirme programını askıya alması
halinde stratejisini gözden geçirebileceğini açıkladı.
(Başyazı), Nezavissimaia Gazeta, 19 Ekim 2007 |