|

Washington’un
İran’a
Karşı Yeni Stratejisi
Torsten
Kraunel
Çev:
Mehmet Demirel Weltonline, 25.02.2007
Beyaz
Saray Orta Doğu için yeni genel stratejisini hayata geçirdi. İran'ın
etkisini azaltmak ve yok etmek için gerekirse Sünni radikallerin yardımı
ve onların teröre varan davranışlarına göz yumularak hedefe ulaşılmak
istenilmekte.
Araştırmacı Gazeteci Seymour Hersh, "New Yorker" 'ın Salı günkü çıkan
baskısında, ABD'nin Suudi Arabistan'la üstü kapalı ortak hareket
ettiklerini yazmakta.
Kongreyi
bilgilendirmemek için bu grupların mali desteğinin bir kısmını Riyad
üstlenmiş.
Strateji
Dick Cheny'nin ofisinden Prens Bandar'ın mutabakatlığı ile
belirlenmekte. Prens Bandar, Suudi Arabistanın eski Washington
Büyükelçisi. Bandar ise şu an Suud Sarayı'nın ulusal güvenlik
danışmanlığını yürütmekte. Bu gizli ödeneklerin hedefi Lübnan'daki
Hizbullah, Suriye ve İran'ın kendisi.
Bu yeni
politika, Hersh'in Pentagon'la sıkı bağları olan ismi açıklanmayan bilgi
sızdırıcısı tarafından, Amerika'nın Ortadoğu politikasında yol ayrımı
olarak değerlendirilmekte.
Bu yeni
strateji dört noktadan oluşmakta:
1-İran
tehdidi hususunda Washington ve Riyad aynı endişeleri taşıdıklarına dair
İsrail'i ikna ediyor.
2-Riyad,
Hamas'la el-Fetih arasında arabuluculuk görevini üstleniyor.
3-ABD,
İran'a karşı Sünni devletlere yardım ediyor.
4-Suudi
Arabistan, Suriye'yi zayıflatacak gizli saldırılar için lojistik destek
sağlıyor.
Lübnan
hükümetine yardım
ABD bu
politika çerçevesinde, Lübnan'daki Sinyora hükümetine yüklü miktarda
mali destek yapacak. Bu yardımın bir kısmı radikal Sünni guruplara
aktarılacak. Bunlardan biri Suriye eksenli gruptan ayrılmış, Fetih
el-İslam adlı grup. Bir diğer grup ise Asbat el-Ensar. Bu grupların
üyelerinin bir kısmı El-Kaide kamplarında eğitilmiş. Paranın belirli bir
oranı ise öldürülen Hariri'nin oğlu üzerinden aktarılmakta. Hersh,
ABD'nin Irak Deftarlığındaki kaostan faydalanarak istediği gibi paranın
akışını sağladığına dikkat çekiyor. Bu tür meblağlar, Suudi paralarıyla
"Suriye Ulusal Kurtuluş Partisi"nin Paris'teki başkan yardımcısı Abdul
Haddam'a aktarılmakta. Washington tarafından dolaylı olarak mali destek
alan Suriye'deki Müslüman Kardeşler de cepheye katıldılar.
Riyad
radikal Sünniler üzerinde nüfus sahibi olduğuna ve ABD hedeflerine
saldırmayacaklarına dair Washington'u ikna etmiş. Onun yerine Hizbullah
ya da Muktada El-Sadr'a bağlı Mehdi Birliği'ne saldıracaklarmış. Ayrıca
ABD, Suudların ve İsrail'lilerin aynı safta yer almalarından mutluluk
duyuyormuş. Hersh'e göre İsrail, İran'dan elde ettiği yeni bilgileri
ABD'ye aktarmış. Bir veya birkaç Mossad kaynağından alınan bilgilere
göre, İran'ın, birbirinden bağımsız hareket ettirilebilen üç aşamalı
başlıklı roket yapımında ilerleme kaydettiği ve bu roketlerin Avrupa'ya
kadar ulaşabileceği ifade edilmekte. Hersh, bu bilgilerin Washington
tarafından ihtiyatla karşılandığını ve bunların sağlamasının
yapılacağını söylüyor.
Irak'taki
İranlı ajanlar öldürüleceklermiş
Yeni
stratejiye ek olarak da, Irak'taki İranlı ajanların yakalanması veya
öldürülmesi yönünde talimat verilmiş. Hersh'e göre Ağustos ayından bu
yana, talimat uygulanmakta. Aynı zamanda ABD'lilerin elinde beşyüze
yakın İranlı esir var.
ABD
Komandoları, ajanları İran'a kadar takip etmişler. Bu gelişmelerden
sonra, görevleri, gerektiğinde İran nükleer tesislerine saldırmak olan
bu özel birime, Irak'taki gerillalara yardım eden İran'daki kurum ve
şahısları teşhir görevi de verildi.
Kaynaklarından aldığı haberleri aktaran Hersh, gizli ödeneğin 80'li
yıllardaki Anti-FSLN destekleme yöntemiyle aynılılık teşkil ettiğini
bildiriyor. Başkanın yazılı onayını almaksızın, sadece bilgisi dahilinde
Ulusal Güvenlik Konseyi'nin kararı dahilinde 80'li yıllarda İran'a
satılan silahlardan elde edilen paralarla Anti-FSLN'ciler
desteklenmekteydi. Libya'da yayınlanan bir gazete sayesinde gün ışığına
çıkan "İran-Kontra-İlişkisi" Ronald Reagan'ın başkanlığı döneminde
devlet krizine yol açmıştı.
Sorumlu
çevrelerce bu çarkın sorunsuz döndüğü, gizli tatbikatları Beyaz Saray'da
Başkan'ın dizinin dibinde yürütmenin, Kongre'yi devre dışı bırakmanın
tek yolu olduğu bildiriliyor.
|