Nuri
Gündeş’e
Teşekkür
Ederiz
Mehmet
Ali Birand/ 10.02.2007/ Hürriyet
MİT'in
eski İstanbul Bölge Müdürü Nuri Gündeş, günlerdir TV'leri dolaşıp
konuşuyor. Konuştukça, Derin Devlet'in gerçek yüzünü daha net görmeye
başladık. Artık kimseler kalkıp "Türkiye hukuk devletidir" demesin.
MİT'in
eski İstanbul Bölge Müdürü Nuri Gündeş'i günlerdir dinliyoruz. Eskiden
de tanıdığım, kibar bir insandır. 1986'da emekli olduktan sonra,
(90'larına yaklaşıyor) uzun süre sessiz kaldı. Şu sıralarda bir kitap
hazırlığı içinde. Belki bundan dolayı olabilir, aniden TV'lere çıkar
oldu. Çıkmasıyla birlikte de öyle şeyler anlattı ki, geçmiş yıllarda
Derin Devlet'in ne olduğu, Devlet bürokrasisinin nasıl bir iklim
yarattığı çok daha iyi anlaşıldı.
Gündeş'in
anlattıklarından, 1960-2000 döneminde yapılanların veya söylenenlerin
doğru olduğu ortaya çıktı.
Yani,
Devlet kurumları başa çıkamadığı durumlarda mafya'dan da adam
kiralarmış, dışardan katil tutarmış ve "vatan uğruna " kurşun
sıktırırmış.
MİT'in
eski dönemlerinde hakim olan mantığı Gündeş çok iyi anlattı.
"Alaattin'in yanaklarından öperek", ona selamlar göndererek, bu
Teşkilat'ın eskiden nasıl döküldüğünü gösterdi. MİT adına, Gündeş'in
söylediklerine üzüldüm. Bu Teşkilat'ın, sadece bugünü değil, geçmişini
de daha düzgün sananlardan biriyim. Meğer, diğer güvenlik kurumlarından
farklı değillermiş.
Artık
tartışmaya gerek yok.
Devlet
Güvenlik Birimleri işlerine geldiği zaman, dışardan insanlar
kullanıyor, gerektiğinde teşvik ediyor, hiç değilse göz yumuyor.
İşte bazı
emekli subaylarımızın anıları, TV'lerdeki açıklamaları, eski polis veya
yargı mensuplarının anlattıkları, işte Gündeş'in dedikleri.
Sonra,
Ogün Samast'a polis ve jandarmada yapılan muameleyi de buna ekleyin, ne
yapılmak istendiğini anlarsınız.
ASALAYI,
ASIL DURDURAN BAŞKASIYDI
Yazıyı
bitirmeden bir son nokta:
Asala'yı
Çatlı ve Çakıcı gibi tipler bitirmediler. Boş yere övünüyorlar.
Asala'yı 1983'deki Paris- Orly Havaalanına yaptıkları baskın
bitirdi. Asala'ya para yardımı yapan Fransız ve Amerikalı Ermeniler,
baskından rahatsız olunca, musluğu kapattılar ve olay bitti. Bu konuda
rol almış Fransız yetkililer anlattığı için biliyorum. Musluğun
kapanmasında asıl rol oynayanlar da, MİT ve Dışişleri Bakanlıklarıydı.
Yoksa ASALA bizim kabadayılardan korktuğu için pes etmedi. Cinayetlerini
abarttıklarından dolayı durduruldular.
BİZ
YAPMAZSAK, RTÜK YAPACAK
Tüm
ilişkiler aynıdır. Eğer bizler belirli kurallara uymazsak, eninde
sonunda birileri çıkar ve bizim yerimize kurallar koyar, bizi bu
kurallara uymaya zorlar.
Örnek mi
istersiniz? Kendimizden vereyim.
Türkiye
ekonomik kurallara uymaz, har vurup harman savurur veya bütçesindeki
delikleri kapatmazsa, Uluslararası Para Fonu gelir ve size reçete yazar.
Türkiye
İnsan Haklarında kurallara uymazsa, Avrupa Birliği veya Avrupa İnsan
Hakları mahkemesi hemen cezasını keser.
Aynı
durum, RTÜK ile Ana Haber Bültenleri arasında da yaşanıyor. Bazı Ana
Haber Bültenleri çok şikayet ediliyor. RTÜK, ayaklanmış durumda. Eğer
bazı Ana Haber Bültenleri kendi içlerinde önlem almazlarsa, anlaşılan
RTÜK sopası işlemeye başlayacak.
Siz
yapmazsanız, birileri çıkıp sizin yerinize önlem alıyor... Buna gerek
var mı?