|

Tahran’da Orta Oyunu
Ayşe Önal/ 07.04.2007/ Star
Tahran'dayız. İngiliz denizciler oyununda. Ahmedinecad dünyanın, daha
önemlisi kendi seçmenlerinin nefes almadan kendisini izlediğini biliyor.
Önce uzun uzun Peygamberden, barıştan, bayramdan ve mehdiden söz ediyor.
Denizcileri tutuklayan Pasdaran komutanına en yüksek nişanı veriyor.
Roters'in muhabiri soruyor. Denizcileri ne zaman bırakacaksınız?
Cumhurbaşkanı cevap veriyor. Toplantı biter bitmez ve toplantı
bitmiştir. Bir sihirbaz gibi işaret ediyor ve İngilizler korumaların
arasından salona salıveriliyorlar. Ahmedinecad İngiliz halkına mutlu
paskalyalar diliyor ve perde kapanıyor.
Önce Bağdat'ta Irak'taki şiddet grupları ile temas içinde olduğu iddia
edilen İran Diplomatı Celal Şarafi ABD kontrolündeki Iraklı askerlerce
kaçırıldı.
Ardından Erbil'de görevleri tanımlanamayan beş İranlı kaçırıldı.
Ardından İran'ın kim olduğunu kaybolduktan iki ay sonra söyleyebildiği
Savunma Bakan yardımcısı Asgari Türkiye üstünden uçtu.
Olanlar İran'ın asıl patronu Hamaney için yeterince gurur kırıcıydı.
İran Batı'yı İngiliz denizciler üstünden test etmeye ve gurur iadesine
karar verdi ve 23 Mart 2007'de aslında Körfez'de rutinden başka bir şey
yapmayan İngiliz denizciler Cumhurbaşkanına bağlı Besijler değil
doğrudan dini lidere bağlı Pasdaranlar tarafından yakalandı.
Türkiye İngilizler için devreye girdiğini ilan etti. İran siz karışmayın
dedi. Bizde hiç söz edilmese de asıl arabulucu Suriye idi. Bizimkiler
durumu iç kamuoyuna itiraf edemediler.
İran, Türkiye'ye asla siyasi kredi vermez. Kardeş bile olsa AKP hükümeti
Sünni'dir. Uluslararası toplumda her ne kadar Sünni dostluğuna geçici
ihtiyaç duysa da, İran rejimi egemen mezhep nefretine dayalı ilkeler
üstünde yaşar.
Türkiye mutaassıp kışla rejimi ile yönetilen İran'da bölgenin rakip laik
kışla ülkesidir. Acemler siyasette rakiplerini beslemeyecek kadar
akıllıdır. İhvan Kardeşleri iktidarda olsa bile Türkiye'nin şimdilik
seküler dünyanın parçası olduğunu asla göz ardı etmez.
Asgari'nin İngilizlerde olduğu ve sürece Türkiye'nin göz yumduğu kanaati
yaygın.. İran Asgari'nin eski karısı üstünden Acem dili ile kanaatini
Türkiye'ye duyurdu. İkna olmuş gibi yapsa da içgüdüsel olarak Türkiye'ye
kızgın. Bizimkiler bizim tribünlere İran meselesinde ne kadar kilit
olduklarını söyleseler de İran'ın dünya diplomasisinde Türkiye hiçtir.
Her ne kadar İngiltere'ye haddini bildiriyor gibi görünse de İngiliz
denizcilerin hikâyesi bir yandan da Ahmedinecad'a dini liderin gücünü
hatırlatmaya yönelikti. Hamaney yönetimin radikallerine hem İran'ın
gururunun nasıl kurtulacağını hem de aşırıya kaçmanın maliyetini
uçurumun kenarından gösterdi.
Dışarıdaki ABD düşmanlarının hoşuna giden ama devrimin ağır toplarının
hoşlanmadıkları Batı ile gerginlik Ahmedinecad'ın güç kaybetmesine yol
açmıştı. Bu son seçimlerde Cumhurbaşkanını en büyük otorite Hamaney
karşısında zor durumda kaldı.
İngiliz ordusunda bizim gibi kof gurura çok önem veren toplumların
algılayamayacağı bir pragmatist özgürlük kuralı vardır. Düşmana
yakalanan İngiliz askerleri nasıl davranacakları konusunda
serbesttirler. Bu nedenle İngiliz savunma bakanlığı ''Personelimiz ne
yapmaları gerekiyorsa onu yaptı. Hepsiyle gurur duyuyoruz'' demesine
rağmen İngiliz toplumu küçük düşürüldüğüne inandığından, denizciler
salındıktan sonra bakanlık ''süreçten alınacak dersler'' üstüne bir
çalışma başlattığını duyurdu. Muhtemelen özgürlük kuralı iyi işlemedi.
Gördüğünüz gibi diplomasinin çok denklemine vakıf değilseniz kendi
kendinize oynarsınız. Acemleri bu denli şöhretli kılan diploması
matematiğine vakıf olmalarıdır.
|