Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 340 | Nisan  2007

                   

 

 


İslamî Uyanış’a Dair “On Tez”

Sibel Eraslan/ 23.03.2007/ Vakit

Yazar Kürşat Atalar'ın Anlam Yayınevi'nden çıkan "On Tez" isimli kitabı, son yüzyılın belki de en kayda değer hareketi olan "İslâmi Uyanış" hakkında çok ciddi bir çıkış yaptı. İslamcılığı çoğu kez modern zamanlara has ve antiemperyal bir refleks hareketi olarak değerlendiren çevrelere önemli bir cevap mahiyetini taşıyor. Aslında bu kitaptan bahsederken cevap kelimesini kullanmak istemiyorum. Zira kitap, "cevapyetiştirme" telaşından ziyade, İslamcı düşüncenin temelleri üzerinde bir kavramsallaştırma çalışması diyebilirim.
Kitap, adından da anlaşılacağı üzere, on makaleden oluşuyor ve finaldeki son iki makale dışında, diğer sekiz tez, İslamcı düşüncenin kendini tanımlaması ve durduğu temelleri anlamlandırması hasebiyle kavramlara ve nirengi noktalarına müteallik... Yazar sekiz makale ile İslamcı düşüncenin koordinatlarını belirledikten sonra, son iki makalede, dünyayı kuşatan küresel modlarla hesaplaşıyor... Özellikle postmodernizmin içinde barındırdığı kritersizlik ve değersizlik "On Tez"den önce bu kadar ciddi bir hesaplaşmaya tabi tutulmadığı için ayrıca önemli... Zira yazarın ifadesiyle bir "çöküş" olan bu yeni dönem, aslında bir tür içe kapanma anlamını da taşıyor. İki büyük dünya savaşı, açlık, silahlanma, nükleer tehdit ve küresel ısınma gibi çevre felaketleriyle gelip dayandığımız bugünler; aslında modernizmin bir anlamıyla iflası nispetinde de değil mi?
Modernizme dair en genel anlamıyla çizeceğimiz düzlem, şüphesiz ki şu üç nokta üzerinden yükseliyor: Akılcılı, Sekülerizm ve Hümanizm... Bu üç temel hareket noktası üzerinden, Aydınlanma'dan günümüze kendisini katmer katmer çoğaltarak dünyayı boyunduruğuna almış modernizmle hakikaten yüzleşebildik mi İslâm dünyası olarak? Pek sanmıyorum.
Akıl odasına hapsettiğimiz düşünme biçimi ile neredeyse tüm değerlerden arındırdığımız seküler bakış açısının dünyaya sunmaya çalıştığı insan seviciliğinin (hümanizmin) gelip dayandığı kıyılar da ortada: Milyonlarca katledilmiş insan, bombardıman altında patlayan yaşama alanları, atmosferde açtığımız devasa delikler ve adaletsizliği üretip onaylamaktan başka işe yaramayan uluslar arası mahkemeler...
Şüphesiz ki bundan sadece İslâm dünyası değildir şikâyetçi olan... Hatta eli kanlı modern dünyanın kendinden bir tür nefret edişi ve günah çıkarışı olarak ortaya attığı postmodern düşünce dalgası da açık bir modernizm eleştirisidir. Postmodern zamanlarda en çok tenkit edilmiş ilkelerden birisi olarak akılcılık, artık despot ve işe yaramaz bir yöntem olarak dillendirilirken, ne yazık ki yerine sağlam başka bir kriter bulunamadı. Ve temel kriter, kritersizlik olarak anlam buldu günümüzde... Atalar, bu dönemi "yeni bir mistisizm dönemi" olarak değerlendirmiş. "Müslümanların 'aklın putlaştırılması'na yönelik eleştirileri hep olmuştur. Fakat Müslümanlar olarak bizler, moderniteyi, kendi terminolojilerini kullanarak 'yenmedikçe', Batı'nın 'akla veda' etmesinin bizim için çok fazla bir anlamı da olmayacaktır." diyor Atalar…
Yaklaşık bir yüzyıldır devam eden İslâmi Uyanışçı hareket, bir taraftan dış dünyaya dair yaşadığı yenilgilerle hesaplaşmanın yanı sıra, diğer taraftan içeriden bir özeleştiriyi de hesaba katıyor. Yeniden vahyin sahihliğinde inşa edilecek bir bilinç serüveni bu... Tabii maliyeti de var her özeleştiri gibi... Günümüzde yaygın; mezhep, meşrep ve ırka dayalı alt kimliklere ilişkin bağnazcı yaklaşımlar ışığında ertelediğimiz "ümmet" bilgisi ve bilinci de belki bu uyanışçılıktan alacak nasibini... Ama yerleşik geleneksel inançlar düzleminde bunu başarabilmemiz neredeyse imkânsız... Öyleyse kendimizi ve düzlemimizin payanda edindiği köşe taşlarımızı yeniden gözden geçirmemiz icap ediyor. Bu bağlamda mesela Atalar'ın ilk makalesi olan Vahiy, İlim ve Nesnel Gerçeklik tezini düşünme başlangıcı olarak görüyorum. Vahyin ne'liği hakkında bugüne kadar okuduğum en ciddi görüş diyebilirim. Ardından gelen Hadis kritiğini içeren tezle bir bütün olarak düşünüldüğünde Kur'an'ı algılama konusunda yeni bir teklif bu... Nitekim Kur'an'ı, içerdiği kelimeleri "kök anlamlan" üzerinden düşünme şeklindeki yöntem teklifi de orijinal ve zihin açıcı bir öneri... Günah'ın anlamı, musibet, kader, özgürlük, marifet ve adalet konulu diğer makaleler de çağımızda yaşadığımız sorunlara kafa yoran bir düşünürün kaleminden süzülmüş, mühim felsefi metinler...
Mevdudi'nin Dört Terim'inden beri düşünsel anlamda bizi bize kritike edecek sağlam bir kitapla karşı karşıyayız. Karşımızda ciddi bir İslamcı düşünür var: Kürşat Atalar...
Kürşat Atalar, On Tez, Anlam Yayınevi, Ankara, 0312 435 37 60

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...