|

İslamî
Uyanış’a Dair “On Tez”
Sibel Eraslan/ 23.03.2007/ Vakit
Yazar Kürşat
Atalar'ın Anlam Yayınevi'nden çıkan "On Tez" isimli kitabı, son yüzyılın
belki de en kayda değer hareketi olan "İslâmi Uyanış" hakkında çok ciddi
bir çıkış yaptı. İslamcılığı çoğu kez modern zamanlara has ve
antiemperyal bir refleks hareketi olarak değerlendiren çevrelere önemli
bir cevap mahiyetini taşıyor. Aslında bu kitaptan bahsederken cevap
kelimesini kullanmak istemiyorum. Zira kitap, "cevapyetiştirme"
telaşından ziyade, İslamcı düşüncenin temelleri üzerinde bir
kavramsallaştırma çalışması diyebilirim.
Kitap, adından da anlaşılacağı üzere, on makaleden oluşuyor ve finaldeki
son iki makale dışında, diğer sekiz tez, İslamcı düşüncenin kendini
tanımlaması ve durduğu temelleri anlamlandırması hasebiyle kavramlara ve
nirengi noktalarına müteallik... Yazar sekiz makale ile İslamcı
düşüncenin koordinatlarını belirledikten sonra, son iki makalede,
dünyayı kuşatan küresel modlarla hesaplaşıyor... Özellikle
postmodernizmin içinde barındırdığı kritersizlik ve değersizlik "On
Tez"den önce bu kadar ciddi bir hesaplaşmaya tabi tutulmadığı için
ayrıca önemli... Zira yazarın ifadesiyle bir "çöküş" olan bu yeni dönem,
aslında bir tür içe kapanma anlamını da taşıyor. İki büyük dünya savaşı,
açlık, silahlanma, nükleer tehdit ve küresel ısınma gibi çevre
felaketleriyle gelip dayandığımız bugünler; aslında modernizmin bir
anlamıyla iflası nispetinde de değil mi?
Modernizme dair en genel anlamıyla çizeceğimiz düzlem, şüphesiz ki şu üç
nokta üzerinden yükseliyor: Akılcılı, Sekülerizm ve Hümanizm... Bu üç
temel hareket noktası üzerinden, Aydınlanma'dan günümüze kendisini
katmer katmer çoğaltarak dünyayı boyunduruğuna almış modernizmle
hakikaten yüzleşebildik mi İslâm dünyası olarak? Pek sanmıyorum.
Akıl odasına hapsettiğimiz düşünme biçimi ile neredeyse tüm değerlerden
arındırdığımız seküler bakış açısının dünyaya sunmaya çalıştığı insan
seviciliğinin (hümanizmin) gelip dayandığı kıyılar da ortada:
Milyonlarca katledilmiş insan, bombardıman altında patlayan yaşama
alanları, atmosferde açtığımız devasa delikler ve adaletsizliği üretip
onaylamaktan başka işe yaramayan uluslar arası mahkemeler...
Şüphesiz ki bundan sadece İslâm dünyası değildir şikâyetçi olan... Hatta
eli kanlı modern dünyanın kendinden bir tür nefret edişi ve günah
çıkarışı olarak ortaya attığı postmodern düşünce dalgası da açık bir
modernizm eleştirisidir. Postmodern zamanlarda en çok tenkit edilmiş
ilkelerden birisi olarak akılcılık, artık despot ve işe yaramaz bir
yöntem olarak dillendirilirken, ne yazık ki yerine sağlam başka bir
kriter bulunamadı. Ve temel kriter, kritersizlik olarak anlam buldu
günümüzde... Atalar, bu dönemi "yeni bir mistisizm dönemi" olarak
değerlendirmiş. "Müslümanların 'aklın putlaştırılması'na yönelik
eleştirileri hep olmuştur. Fakat Müslümanlar olarak bizler, moderniteyi,
kendi terminolojilerini kullanarak 'yenmedikçe', Batı'nın 'akla veda'
etmesinin bizim için çok fazla bir anlamı da olmayacaktır." diyor
Atalar…
Yaklaşık bir yüzyıldır devam eden İslâmi Uyanışçı hareket, bir taraftan
dış dünyaya dair yaşadığı yenilgilerle hesaplaşmanın yanı sıra, diğer
taraftan içeriden bir özeleştiriyi de hesaba katıyor. Yeniden vahyin
sahihliğinde inşa edilecek bir bilinç serüveni bu... Tabii maliyeti de
var her özeleştiri gibi... Günümüzde yaygın; mezhep, meşrep ve ırka
dayalı alt kimliklere ilişkin bağnazcı yaklaşımlar ışığında
ertelediğimiz "ümmet" bilgisi ve bilinci de belki bu uyanışçılıktan
alacak nasibini... Ama yerleşik geleneksel inançlar düzleminde bunu
başarabilmemiz neredeyse imkânsız... Öyleyse kendimizi ve düzlemimizin
payanda edindiği köşe taşlarımızı yeniden gözden geçirmemiz icap ediyor.
Bu bağlamda mesela Atalar'ın ilk makalesi olan Vahiy, İlim ve Nesnel
Gerçeklik tezini düşünme başlangıcı olarak görüyorum. Vahyin ne'liği
hakkında bugüne kadar okuduğum en ciddi görüş diyebilirim. Ardından
gelen Hadis kritiğini içeren tezle bir bütün olarak düşünüldüğünde
Kur'an'ı algılama konusunda yeni bir teklif bu... Nitekim Kur'an'ı,
içerdiği kelimeleri "kök anlamlan" üzerinden düşünme şeklindeki yöntem
teklifi de orijinal ve zihin açıcı bir öneri... Günah'ın anlamı,
musibet, kader, özgürlük, marifet ve adalet konulu diğer makaleler de
çağımızda yaşadığımız sorunlara kafa yoran bir düşünürün kaleminden
süzülmüş, mühim felsefi metinler...
Mevdudi'nin Dört Terim'inden beri düşünsel anlamda bizi bize kritike
edecek sağlam bir kitapla karşı karşıyayız. Karşımızda ciddi bir İslamcı
düşünür var: Kürşat Atalar...
Kürşat Atalar, On Tez, Anlam Yayınevi, Ankara, 0312 435 37 60 |