Yazar Kürşat Atalar'ın
Anlam Yayınevi'nden çıkan "On Tez" isimli kitabı, son yüzyılın belki
de en kayda değer hareketi olan "İslâmi Uyanış" hakkında çok ciddi
bir çıkış yaptı. İslamcılığı çoğu kez modern zamanlara has ve
antiemperyal bir refleks hareketi olarak değerlendiren çevrelere
önemli bir cevap mahiyetini taşıyor.
ABD'nin Florida
eyaletinin St. Petersburg kentinde 4-7 Mart tarihleri arasında çok
önemli iki önemli toplantı gerçekleşti. Biri 4-5 Mart tarihleri
arasında entelektüeller arasında yapılan bir toplandı idi. Diğeri
ise yine aynı yerde 5-7 Mart tarihleri arasında 20 ülkenin
istihbaratı arasında yapılan toplantıydı.
29 Ocak Günü Şanlıurfa'da, Memleket Edebiyat Dergisi, Şanlıurfa
Gazeteciler Birliği Türkiye Yazarlar Birliği ve Memur-Sen
Konfederasyonunun katkılarıyla, "Zübeyir Yetik'e Saygı" adı altında
bir program gerçekleştirildi.
SON günlerde kendisini
ilgiyle takip ettiğim bir "dindar yazar"dan söz edeceğim sizlere...
Adı: İhsan Eliaçık...
Yazılarını iddiasız bir mecrada, "Haber10.com" adlı bir internet
sitesinde yayınlıyor.
Bir Hürriyet yazarının
"Hz. Peygamber bugün yaşasaydı nasıl giyinirdi?" başlıklı yazısından
bir okur sayesinde haberdar oldum. Yazar, sevgili İhsan Eliaçık'ın
"haber10.com" adlı sitede yayınlanan yazısından şu alıntıyı yapıyor:
"Her şeyden önce Hz. Peygamber, hiçbir zaman kendine özel bir din
adamı kıyafetiyle dolaşmamıştır.
Kutsal Kitap Satışları Atatürk'ün "Nutuk"u satış
patlaması yapmış, iki yılda üç yüz bini bulmuş... Harry Potter'ı
geçti mi, bilmem.
Nutuk'un çeşitli yayınevlerinden çeşitli baskıları var (bendenizde
eski Türk Dil Kurumu'nun "resmi" baskısı mevcuttur), hatta bir ara
Hıfzı Veldet Velidedeoğlu onu "Söylev" adıyla yeniden
yayınlamıştı...
Genelkurmay'ın medya
kuruluşları için hazırladığı güvenilirlik değerlendirmesi raporu
sızdı. Raporda hangi gazeteci ve kurumun hangi 'hata'ları yaptığı
tek tek anlatılıyor
Türkiye'nin ihtilal
tarihine bir de '2004 darbesi' mi eklenecekti? Bu 'fantastik'
sorunun yanıtı eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden
Örnek'e ait olduğu iddia edilen günlükte saklı
• Yeni ulusalcılık,
Özel Kuvvetler'in, Özel Harp'in ideolojisidir. Çetelerin ürediği
illegal yapının ideolojisidir. Ciddi operasyon gücü var bunun.
Kuvayı Milliye diye yapılar çıkarıyorlar
• Ordu, sadakat odağı olamaz. Ordu, sadakat göstermeli. Ama
Nazilerin 'Sadakat şerefimizdir' sloganını bile taklit ettiler.
Kışla duvarlarına 'Orduya sadakat şerefimizdir' diye yazdılar
Nokta Dergisi, eski
Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek'e ait olduğu
iddia edilen ve www.denizcilersitesi.com adlı sitede bir kısmına yer
verilen günlüğün tamamını yayımladı. Yayımlanan günlükle birlikte
Türkiye'nin 2004 yılında Sarıkız ve Ayışığı adı verilen iki darbe
planından ucuz kurtulduğu ortaya çıktı. Günlükte özel çalışma,
muhtıra, eylem planı ve darbeyle sonuçlanması planlanan siyasi
çalışmaların bir yıla yayılan dökümü bulunuyor.
Yeniden Kuvayi Milliye
Derneği Genel Başkanı Hakkı Sevim, derneğin Rize'nin Ardeşen
ilçesindeki şubesinin açılışında şaşkınlığa yol açan açıklamalarda
bulundu. İbadet eden insana saygısının sonsuz olduğunu söyleyen
Sevim, "Yani dindara saygımız sonsuzdur. Ama dinciye ölüm, dinciye
geçit yok. Dinci, dinini satarak zengin oluyor. Dinci, dini siyasete
alet ederek seni kandırıyor." dedi.
ABD ne zaman açık bir
yenilgi tatsa, hatta hezimete uğrasa muhakkak birileri çıkar ve
"Herşey ABD'nin kontrolü altında. Bütün bu olup bitenler önceden
biliniyordu, tezgahlanmıştı. Amerikalılar mahsus kaybediyormuş
görüntüsü yaratıyorlar" der. İşin ilginci ABD'ye toz
kondurmayanların hemen hepsi Amerikan karşıtı olma iddiasındadırlar.
Yorum
Körfez’de Neler Oluyor?
İngiliz
askerlerin sınırı geçip-geçmedikleri, rehinelerin itirafları, Türkiye'nin
arabuluculuk rolü vb. konular, hep tali boyuttadır ve üzerinde çok da
durulmamalıdır. Ancak gerek İranlı diplomatların Irak'ta esir alınmaları,
gerekse İngiliz askerlerinin göz altına alınışları, süreç içerisinde yeni
bir gelişme olarak değerlendirilmelidir. Devamı için
FİLİSTİN SORUNU VE ARAP BARIŞ PLANI
Bu
sorulara cevap verebilmek için, 'Filistin Sorunu'nun, küresel sistem
açısından önemini iyi bilmek gerekir. Öncelikle şu hususun altını çizmek
lazımdır ki, bölge, Batı'nın çıkarları için hayati önemi sahiptir ve
bölgedeki sorunun kökeninde Batı'nın haksız müdahaleleri yatmaktadır. Devamı için
Kavram
İlahi Adalet
Bu anlayış farklılıklarına, içinde bulundukları siyasi otoritelerin de
önemli etkileri olmuştur.
İlahi
adaletin zıddı bir de beşeri adalet kavramı vardır. İlahi olan, Yaratıcıya
has olan, beşeri olan ise insan aklının eseri olan adalet anlayışıdır. Bugün
insanlık aleminde geçerli olan sistemlerin tümü beşerin akıl ettiği adalet
anlayışına dayalı uygulamalardır. Teoride, ortaya atılan görüşler yukarıda
da gördüğümüz gibi İlahi olanlar ile aşağı yukarı benzeşmektedir.
Devamı için
Düşünce
12. Abant Konsili
El-Ahram’da Toplandı
(Modernizmin
Dayatılmayanı İyidir!)
Mehmed
DURMUŞ
Abant
toplantısında 11 Eylül saldırılarına da atıflar yapılmıştır. 11 Eylül
saldırılarıyla hedeflenen en önemli şey, Müslüman kamuoylarına, kendilerinin
dinci-teröristler olduğunu, en azından bilinç altlarında teröre karşı
amansız bir meyil bulunduğunu, kan akıtma güdüsünün dinlerinden
kaynaklandığı zehabını benimsetmekti ve bu hedef, işbirlikçi, uzlaşmacı,
faydacı-çıkarcı makyavelist zümrelerin desteği ile kolayca tutturuldu.
Devamı için
Beyin
Fırtınası-III
Arif KAYA
Öyküdeki
bedevinin sadece ismi bedevi (çölde çadırda yaşayan göçebe arap) olup
düşünce ve davranışı medeni(İslami)dir. Adam diye bahsedilen kişinin ise
iyiliğe kötülükle karşılık vermesi hasebiyle sadece ismi adam (adem) olup
aslında insan müsveddesi demek daha doğrudur. Gelelim esas meseleye, öykünün
en can alıcı noktasına, kıssadan hisseye. Devamı
için
Söylem
ve Duruş
Hüseyin ALAN
Bu nedenle
ortaya yeni çıkan İslamcılığın, dikkat çekip gündem belirlediği, gönüller
fethedip kitleleri yönlendirdiği devrelerde; dünyanın mevcut haline,
idari-sosyal yapısına ve işleyişine karşılık olarak bir umut ışığı ve yeni
bir 'dini dünya' kurma girişimi olarak belirmesi, onu orijinal kılar.
Bilinçsizlik
kitlelerinin zihinleri küresel medya tarafından dönüştürülebiliyor.
Modernleşme ideolojisine dayalı olarak medya aracılığıyla gerçekleştirilen
kültürel homojenleştirme, kimliklerin yabancılaşmasına yol açıyor.
Bir atmosfer, bir yönelim, Kur'an'a bir ilgi oluşturmak isteğinden
bahsedilirse; "Bunun yöntemi bu mudur?" denilir. Anlamın
buharlaş(tırıl)dığı, şeklin öne çıktığı, sadece yüzünden Kur'an okurluğu
zaten, uzun yılların oluşturduğu eksik ve yanlış bir tarz değil midir?
SORU:
Bugün yaşayan gayr-i müslimler Ehl-i Kitap mıdır? Bunların kestikleri et ve
tavuk gibi mamuller yenir mi? Bugün marketlerde satılan mamullerin kimler
tarafından kesildiği belli değil. Bunlar yenir mi? Bu konuda bizleri
aydınlatırsanız memnun oluruz. Devamı için