|

SELAM
İLE...
Kıymetli okuyucularımız,
Geçtiğimiz ayın gündeminde, BM'nin İran'a yönelik yaptırım kararı
almasıyla başlayan ve ardından İran'ın İngiliz askerleri göz altına
almasıyla devam eden hadiseler önemli yer tuttu. Biz de bu gelişmeyi
YORUM bölümünde sizler için değerlendirdik. Bu gelişmenin, Amerika'nın
İran'a karşı yürüttüğü sıkıştırma politikasının bir ileri adımı olarak
yorumlamak mümkündür ve İran da buna mukabil, kendi gücü nispetinde bir
direniş stratejisi uygulamaktadır. Henüz askeri operasyon için şartlar
uygun olmadığından, bu yeni gelişmeyi, tarafların taktik manevraları
olarak görmeyi daha uygun görüyoruz. Ancak bir yandan da Amerika'nın,
İran'ı giderek daha çok sıkıştırmaya başladığını da gözlemlemek gerekir
diyoruz. Bunun dışında bölgeyle ilgili bir diğer gelişme de, Arap
Zirvesi'nde Filistin için önerilen barış planıydı. Plan, İsrail'in 1967
sınırları öncesine çekilmeyi kabul etmesi halinde, Arap ülkelerinin
İsrail'le ilişkilerini normalleştirmesini öngörüyor. Amerika ve
İsrail'in plana olumlu yaklaşmasının temel nedeni olarak, Arap
ülkelerinin İsrail'i tanıyabileceklerini ifade etmelerini görüyoruz.
Hamas'ın da, iktidarda yıpratılması sonucu, İsrail'in tanınmasına karşı
çıkan İslamcı grupların, en azından psikolojik olarak yıpratılmasının
hedeflendiğini de düşünüyoruz. DÜŞÜNCE bölümünde, Mehmed Durmuş,
modernleşme ve Alevilik konularını ele alan Abant Konsili toplantılarını
sizler için değerlendirdi ve bu toplantıların siyasal İslam'ı frenleme
görevini yapmaya devam ettiğini vurguladı. Hüseyin Alan, İslamcılık
akımını değerlendirdiği yazısında, bu akımın sahihlik arayışını ve öze
dönüş çağrısını önemsemek gerektiğini belirtti; ancak son zamanlarda
modernizmi içselleştirme yönünde görülen girişimlere karşı da uyanık
olunması gerektiğini ifade etti. Atasoy Müftüoğlu, çıkarcı
akılcılıkların egemen olduğu modern dünyada, 'hoşgörü' ve 'diyalog'
söylemleriyle etkisizleştirilmeye çalışılan Müslümanların, ancak kendi
değerleri temelinde oluşturdukları direniş kültürüyle Batı sömürüsüne
karşı direnebileceklerinin altını çizdi. Arif Kaya, Beyin Fırtınası adlı
dizi yazılarının üçüncüsünde, İslami bir duyarlılıkla, kötülüğün
ifşasını sıradanlaştıran yaklaşımlara karşı çıkılması gerektiğini ve
İslam'ı bir bütün olarak yaşamak gerektiğini vurguladı. Mustafa
Bozacıoğlu ise, bir derginin Çanakkale Şehitleri için hatim okuma
kampanyasını değerlendirdiği yazısında, Kur'an'ın ölülere değil,
dirilere şifa vermek için indirildiğini ifade etti. ÇEVİRİ bölümünde,
Kamil Cengiz, Jimmy Carter'in İsrail'in uyguladığı politikaları bir nevi
Apartheid olarak gördüğü kitabının tanıtıldığı bir Robert Fisk yazısını,
Junge Welt'in Pakistan'ın eski başbakanlarından Benazir Butto ile
Afganistan üzerine yaptığı röportajı ve gmx.net adlı internet sitesinde
yer alan ve Forbes dergisinin 'dünyanın en zengin 10 adamı' listesini
aktaran bir yazıyı sizler için tercüme etti. LOKAL ETKİNLİKLERİ
bölümünde ise, Mart ayı içerisinde dergimizin lokalinde verilen
konferansların özetlerini ve SANAT-EDEBİYAT bölümünde de, “Bu Bir
Osmanlı Savaş Fermanıdır!”, “İşin Bitince Beni Sever misin?” ve “Virgül
Bizi Kesmez” adlı yazılar ile Metin Önal Mengüşoğlu’nun “Tarihle
Randevu” adlı şiirini bulabilirsiniz. MEKTUPLAR bölümünde, gayr-i
müslimlerin ehl-i kitap olup olmadıkları ve mirasta yakınlara düşen
paylarla ilgili sorularınızı cevapladık. GÜNDEM bölümünde ise,
geçtiğimiz ayın önemli olayları ile ilgili haber ve yorumları
bulabilirsiniz. Umuyoruz ki beğeneceksiniz.
Bir sonraki sayıda buluşmak üzere hepinizi Allah'a emanet ediyoruz. |