|

Rejimin Testisleri...
Bekir Coşkun/ 22.12.2006/ Hürriyet
İKTİDARDAKİLER Konya'daki türbanlı doktorların A.G.'nin testis
ultrasonunu çekip çekmedikleri haberlerine kızdılar.
Ve Başbakan ABD dönüşü uçakta gazetecilere "Bu olay rejim tartışmasına
dönüştürülmek istendi" dedi.
Hiç aklımıza gelmemişti.
A.G.'nin testisleri rejimsel önemde o zaman.
Doğrusunu isterseniz tam da "Darbe olur mu olmaz mı?" tartışmaları
sürerken, bir anda A.G.'nin testislerinin rejim açısından daha da öne
geçeceği bilinemezdi.
Kendi açıklamasına göre Başbakan Konya Valisi'ni de arıyor, A.G.'nin
testis ultrasonu konusunda...
Muhtemelen Vali "A.G.'nin testis ultrasonunun çekildiğini, bir sorun
olmadığını" anlatıyor ve koşuyor...
Eğer A.G.'nin testisleri görüntülenmemiş olsa, rejim tehlikede...
Ama görüntülendiği kanıtlanıyor.
Rejim kurtuluyor...
Ve rejimin selameti açısından A.G.'yi tekrar çağırıp bayan doktorlarla
yüzleştiriyorlar.
Bayan doktorların başında türban, türbanın üzerinde peruk var.
Türban, mahrem sayılan saçı gizlemek için, tamam...
Peruk, mahrem sayılan saçı gizleyen türbanı gizlemek için...
Bu enteresan görüntüye bir başka enteresanlık karışıyor:
Mumin kardeşlerimiz medya huzurunda bu sefer türbanlı doktorların
erkeklerin testisini görüntülemekten kaçmadıklarını kanıtlamak için
seferber oluyorlar.
Yine rejim kurtuluyor.
Elbette A.G. testislerinin demokrasi ve rejim açısından önemini
bilmemekte.
O sanıyor ki testisleri sadece testis.
Oysa değil...
A.G.'nin testisleri rejimi sallayabilirdi.
Nitekim Başbakan boşu boşuna "Bu hadiseyi rejim tartışmasına dönüştürmek
istediler" demiyor.
Şükür ki "testisle demokratik rejimi yıkma girişimi" boş çıkıyor.
Tersi olsaydı, A.G.'nin testisleri yeryüzünün ilk "ihtilalci" testisleri
olacaklardı.
Olmadı...
Bu durumda "demokrasinin kalesi" dahi sayılırlar.
Heykelleri bile dikilebilir.
Sonuçta rejim kurtuluyor... |