|

MİT Ne
Demek İstedi?
Can Dündar/ 06.01.2007/ Milliyet
MİT 80.
yaşını çok önemli bir açıklama ile "kutladı".
Çoklarını şaşırtan açıklamayı sadeleştirirsek şöyle diyor:
"Dünya yeniden şekilleniyor. Statükocu kafalar bunu öngöremediği için
hazırlıksız yakalandık. 21. yüzyılda küresel rol savaşları doğuda
cereyan edecek. Buradaki pozisyonu nedeniyle Türkiye 'bekle-gör' gibi
pasif bir politika izleyemez. Kartlarımızı iyi kullanalım."
***
Açıklamayı yapan Müsteşar Emre Taner, teşkilatın içinden yetişmiş bir
isim.
Diyarbakırlı.
Bölgeyi ve Kürt meselesini en iyi bilen istihbaratçılardan biri kabul
ediliyor.
40 yıldır görev yaptığı teşkilatı 1.5 yıldır Müsteşar olarak yönetiyor.
Sistemin statükocu kanadını eleştiren bu kadar önemli bir açıklamayı
ölçüp biçmeden yapmış olduğunu varsaymak saflık olur.
O halde "Ulus devletler sona eriyor. Beklersek tarih maratonunu
kaybederiz" diye alarm veren bu açıklamayı nasıl değerlendirmeli?
***
MİT'in açıklamasını, 28 Aralık 2006 tarihli Tempo'da yayımlanan "MİT
Raporu" ile birlikte okumak zihin açıcı olabilir.
Ebru Toktar imzalı haberde, MİT'in ekim ayında Kerkük konusunda devlet
kurumlarına yolladığı bir uyarı raporu yer aldı.
MİT, Kürt parlamentosuna sunulması beklenen bir teklife dikkat
çekiyordu:
"Irak Kürt Bölgesi Petrol Yasa Taslağı..."
Taslak yasalaşırsa Kürt bölgesindeki tüm mevcut petrol operasyonları,
boru hatları, rafineriler ve altyapının denetimi Kürt Bölgesel
Yönetimi'ne bırakılacak.
Taslak sadece halen petrol üretimi yapılan "mevcut sahalar"ı değil,
"ihtilaflı topraklar"ı da kapsamına alıyor.
"İhtilaflı topraklar", dünyanın en kaliteli petrolüne ve Irak
petrollerinin yarısından fazlasına sahip olduğu söylenen Kerkük'ü de
içine alıyor.
Bu yıl sonu bölgede Kerkük'ün statüsünü belirleyecek bir referandum
yapılacak ve büyük olasılıkla Kerkük'e Kürt nüfus ağırlığını koyacak.
MİT Raporu "Taslak yasalaşırsa Kürt Bölgesel Yönetimi, Bağdat'ı dışarıda
bırakarak 3. ülkelerle doğrudan petrol anlaşmaları yapabilir ve
Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı dahil bölgedeki tüm kontrolü ele
geçirebilir" diyor.
Hatta bunun bir emrivakiyle referandum öncesi bile gerçekleşebileceğini
söylüyor.
"Tedbir alın" diyor.
***
MİT'in 80. yıl açıklamasını bu uyarı raporuyla birlikte değerlendirmekte
yarar var.
Özetle Taner, "Güneyde bir devlet kuruluyor, kırmızı çizgiler siliniyor,
siz uyuyorsunuz" diyor.
Lakin bu tespitlerden bir "askeri çözüm" önerisi de çıkarmamak lazım.
Taner'in Müsteşar olmadan önce İmralı'da Abdullah Öcalan ile
görüştüğünü, Müsteşar olduktan sonra da Selahaddin'de Barzani ile
buluştuğunu biliyoruz. Dağdakilerin indirilmesine, Güneydoğu ve Kuzey
Irak'taki gelişmelere diyalog yoluyla müdahil olunmasına ve Türkiye'nin
bölgede daha aktif rol oynamasına yönelik cesur bir açılımdan yana
olduğu hissediliyor.
Mehmet Ağar'ın son dönemki çıkışlarına da damgasını vuran bu yaklaşım,
henüz askeri cihette ve hükümette yankı bulmuş değil.
Taner'in MGK'da dile getirdiği halde karşılık alamadığı uyarılarını, 80.
yıl açıklamasıyla kamuoyu önünde tekrarlamak istediği anlaşılıyor.
Tartışmakta geç bile kalmadık mı? |