|

Kerkük’ü Kontrol Edince Ne Yapacaksınız?
Ayşe Önal/ 31.01.2007/ Star
1994 yılı..
Türkiye'nin başbakanı Saddam'ın sarayında... Yanında MİT yetkilileri,
Dışişleri yetkilileri, yetkili üstüne yetkili...
İki saatlik mesafe ötede Kerkük'te bir okul bahçesi.. Saddam askerden
kaçan Türkmenler'i idam ettiriyor. İdamlar işin ehline teslim edilmiş..
Okulun erkek Türkmen öğrencileri topluca babalarının, dayılarının,
amcalarının ağabeylerinin idamını seyrediyorlar. Türk yetkilileri kahve
yudumluyor diktatörün sarayında..
Hiç konuşulmadı..Kerkük Türkmenlerinin acıları.. Kerkük Araplarının
acıları.. Kerkük Kürtlerinin acıları.. İdamları seyreden oğulları ki
şimdi yetişkin delikanlılar oldular.. Kaçıp Irak'tan, İsveç'e,
Danimarka'ya, Norveç'e sığındılar. Kesinlikle Türkiye'ye değil, çok
hassas olduğumuz Kerküklü üvey akrabalarımız için verecek odamız yoktu..
Büyüklüğü bize de sekiz numara büyük gelen dev bozkır ülkede.
Haklarını ihlal edenlerden soracak hesabımız yoktu. 'Ölün ama orada Türk
varlığını koruyun' dedik.. Ne siyaset ama.. İçinde insanı olmayan,
yönetemediği kocaman topraklara, aç bıraktığı eğitimsiz bıraktığı,
dilenci yaptığı, sakatlarını çöplüğe attığı devasa bozkıra yeni
fukaralar eklemek için..
Türkiye'nin bir kere bile hakları, değerleri, inançları, duyguları ile
ilgilenmediği, ellerindeki lanet olası petrolse petrol, lanet olası para
ise para, onları büyük Türk devleti için cazip kılan her ne ise, o
cazibeyi Kürtlere kaptırmamaya yeminli ama yıllardır rejimin dayak
tahtası olan şehirli, görgülü, ruhları zengin Türkmenlerin tek bir
gözyaşını bile görmezden gelen ağabey Türkiye.. Türkiye'nin dart tahtası
Türkmenler. Oku atarken onları da vuranlar.. Acılarına bir kere bile
bakmadıklarının devlet siyaseti, hükümet hamaseti oyuncakları.. İhtiyaç
halinde hatırlanan, zaten çelimsiz bırakılmış bedenlerinden süt et yün
yapağı vesaire çıkarılan uzak akraba Türkmenler.. Dilleri ile mezhepleri
ile Mezopotamya eşrafı görgüleri ile dalga geçtiğimiz, aşağıladığımız
rejimin cephe gerisi ihtiyat sürgünü Türkmenler..
Çok merak ediyorum Kerkük'ü aldığınızda, veya kontrol ettiğinizde ne
yapacaksınız? Elinizde olan şehirleri, kontrol ettiğiniz topraklara ne
yaptığınız gördük. Yeni yoksul şehirler yaratmak için mi, sessiz Sinop
gibi. Başı eğik, umudunu olimpiyatlara bağlamış kalbi kırık Erzurum gibi
?
Devlete sadık çantada keklik oldukları için haklarını yolsuzlukla
hırsızlıkla gasp ettiğiniz bu unuttuğunuz vatandaşlarınıza yeni
biçareleri katmak için mi Kerkük'ü istiyorsunuz.. Önce elinizdeki ülkeyi
adam gibi yönetin, sonra dışarı bakın..
Madem ABD'nin petrol savaşı sizin de savaşınızdı, niye vaktinde savaşın
bir ucunda olmayı reddettiniz, şimdi bağırıyorsunuz. Hem karnınız doysun
hem ekmekleriniz kalsın yedirmezler..
Kerkük'ü kontrol edemezseniz ne yapacaksınız? Siyaset ancak algılar ve
gerçeklerden oluşturulan senteze göre düzenlendiğinde başarıya ulaşır.
Iraktaki algıları ve gerçekleri alta alta yazmadan Kerkük diye
bağırırsanız ne fayda. İnsanınıza verdiğiniz değer ortada... |