|

Derin
Devlet
Güngör Mengi/ 28.01.2007/ Vatan
Türkiye'de
derin devlet var mı? Başbakan'a göre var. Peki ne yapacağız?
Cevabı şöyle:
"Bunu minimize etmek, mümkünse yok etmek gerek!"
Kulağa hoş geliyor ama mümkün mü?
Ayrıca da sahiden gerekli mi?
Doğru bir cevap için doğru tarif yapmak gerekiyor. Meselâ şunu
diyebiliriz:
Meşru savunma şartlarının oluştuğuna karar verdiği zaman devleti,
milleti, rejimi korumak için güç kullanma yeteneğine sahip bir örgüte
veya örgütler işbirliğine derin devlet denir.
Yani derin devlet, zaten devletin bir uzvu, unsurudur. Onu "derin"e
iten, meşruiyetini şüpheli hale düşüren sebep, demokratik devlet
işleyişinden koparak kendi başına çare üretmeye kalkışmasıdır.
Yani yok edilecek bir kurum veya kuruldan söz etmek yerinde değildir.
Burada gerekli olan şey, söz konusu kurum ve kurulları derine veya kayıt
dışına iten sebeplere ortam yaratmamaktır.
AKP'yi yaratan darbe
Derin devlet, yangını önleyen sigorta işlevi gördü Türkiye'de. O sigorta
daha tahammüllü hale getirilseydi, 12 Eylül'de ve 28 Şubat'ta cereyan
kesilmeseydi bugün nerede olurduk acaba?
Çabuk unutuyoruz ama Türkiye iki kez iç savaşın eşiğinden dönmüştür.
28 Şubat AKP çıkışını keşfeden Milli Görüşçülere yaramıştır. İl
Başkanlığı ve Belediye Başkanlığı döneminde Tayyip Erdoğan'ın
danışmanlığını yapan yazar Mehmet Metiner canlı şahit.
İşte söyledikleri:
"Erdoğan değişti. 90'ların ortasında demokrasiye kuşkuyla bakıyordu.
Taliban gibi düşünüyorduk. İslâmi bir devlet kurup toplumu bu devlette
gerekirse zorla Müslümanlaştırmayı planlıyorduk. Darbe onaylanmaz ama
İslâmcılar 28 Şubat ile demokrasiyi keşfetti!"
Derin devleti önlemenin ilk şartı, ülkede devlet boşluğuna meydan
vermemektir.
Onun yolu da kanunları, kuralları, kurumları ahenk içinde işletmek,
iktidar kıskançlığına kapılarak tahakküme yönelmemektir.
Başbakan'a baba dersi
Bir mülâkatında Demirel, iktidarların jakoben tutku ile yetki paylaşmama
hastalığına kapıldıklarını, kendisinin de vaktiyle bu yanlışa düştüğünü
anlatmıştı.
Şu öğüt Tayyip Erdoğan'a ışık tutmalı:
"İktidar gücü taksim edilemez ama devletin yönetimine iştirak eden
kurumların fikrini almak var, danışmak var.. Öyle yaparsınız ki anayasal
kurumların düşüncesini alır, tartışır ve ona göre kararı verirsiniz."
Eski cumhurbaşkanı, devleti suyun yüzünde tutmanın iyi iktidarların, iyi
yöneticilerin sorumluluğu ve marifeti olduğunu anlatmaya çalışıyor.
Derin devleti demokratik rejim için tehdit olmaktan çıkarmanın yolu
budur.
Derin devlet, ülkeyi batağa sürükleyen yönetimlerin başımıza açacağı
ağır sorunlara karşı bir "denize düşen yılana sarılır" çaresizliği ise,
ki çoğunlukla bizde böyle işledi...
Tanrı derin devlete bu ülkeyi muhtaç etmesin, dert verip dermanı derin
devlette aratmasın. Amin! |