|

Hrant
Dink Cinayetinin Gerisinde Ne Var?
Bilal Çetin/ 22.01.2007/ Vatan
Hrant
Dink'in katili 32 saat gibi bir zaman aralığı içinde polisiye açıdan
fevkalade başarılı bir şekilde yakalandı. Hem de cinayet silahıyla,
beresiyle birlikte.
Katilin yakalanması önemli bir başarı. Ama bu yetmiyor. İşin asıl zor
tarafı şimdi başlıyor.
Tetiği çeken el polisin elinde. 17 yaşında bir çocuk... Ama ya
gerisindekiler? Tetiği çektiren düşünce, örgüt?
Trabzonlu 17 yaşında bir çocuk, düşünceleri yüzünden Hrant Dink'e
kızıyor. Bir akşam aniden karar vererek, cebine tabancasını koyup,
"gidip şu adamı vurayım" diyerek otobüse atlayıp İstanbul'a geliyor.
Vuruyor ve sonra yine otobüse binip Trabzon'a dönüyor. Ama dönerken
babasının ihbarı üzerine yolda yakayı ele veriyor. Öyle mi?
Tıpkı yine Trabzon'da Rahip Andrea Santoro'ya kızıp cebine glock marka
tabancayı koyarak, kilisede onu öldüren bir başka Trabzonlu 17 yaşındaki
çocuk gibi..
Bu kadar basit mi bu cinayetler?
Rahip cinayeti o noktada kalmıştı. "Meczup bir çocuk" cinayeti olarak...
Olayın geri planı aydınlatılamamıştı. Aydınlatılabilseydi belki bugün
Hrant Dink yaşıyor olacaktı.
Ankara'da konuşulanlar, bu sefer işin sıkı tutulacağını gösteriyor.
Bu olayın geri planından ne çıkacak?
Cinayetin ilk anlarında Ankara'da esen hava, derin komplo teorileriyle
yüklüydü.
Ne deniyordu?
"Bu kurşun Türkiye'ye sıkılmıştır." Evet doğru. Ama neden? Söylendiği
gibi Türkiye'nin AB yolunu kesmek için mi tetiğe basılmıştı? Bütün
dünyada dalga dalga Türkiye'nin üstüne gelen "Ermeni soykırım
tasarılarının" önünü açmak için mi? Türkiye'yi tam bir yanlızlığa,
suçluluk denizine atmak için dışardan birileri, yabancı gizli servisler
mi düğmeye basmıştı?
Ya da en uç senaryodaki gibi, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde
Türkiye'yi karıştırmak, Erdoğan'ın Çankaya yolunu kesmek için bir derin
devlet operasyonu ile mi karşı karşıya idik?
Bu komplo teorileri hâlâ var bazı kafalarda ama artık giderek
zayıflıyor.
Trabzon'da bir çete olduğuna kuşku yok. İki sene önce Mc Donalds'ın
bombalanması, bir yıl önce Rahip Santoro'nun öldürülmesi ve son olarak
da Hrant Dink cinayeti. Muhtemelen üç olay da birbiriyle bağlantılı.
Belki Trabzon'da TAYAD'lılara yönelik linç girişimleri de aynı çetenin
organizasyonu...
Samast'ın arkasında muhtemelen beklendiği gibi çok derin bir örgüt
çıkmayacak, belki milliyetçi olduğunu iddia eden bir çete çıkacak. Bu
noktadan sonra bu çok da önemli değil.
Asıl önemli olan, derin örgüt bağlantılarından daha tehlikeli olan, o 17
yaşındaki çocukları eli kanlı bir katil haline getiren zihni atmosfer.
Ülkeye yayılan tehlikeli hava. Kutuplaşma, kendi içimizde düşman
yaratma, düşman arama güdüleri. Ülkeyi iç düşmanlardan temizleme
ideolojisinin genç beyinlere zerkedilmesi. Asıl tehlikeli olan bu.
İnsanları, yazarları çizerleri, düşüncelerinden dolayı adliye
kapılarında sürürdüren, oralarda "vatan haini", "Türklük düşmanı" diye
damgalatan, aşağılatan zihniyet...
Bu zihniyetle mücadelenin en az terörle mücadele kadar ciddiye alınması
gerekiyor. |