|

“Avraham Burg Nitrogliserin Diyor”
Ludwig Watzal
Çev: Kamil Cengiz
Freitag(26)2007
Ülkenin bir eliti siyonist
inanç esaslarını sorguluyor
İsrailin siyasi eliti, Hamas-İslamcılarının İsraili imha
edebileceklerine dair olan kanaatlerinin bugünlerde pekiştiğini
düşünüyorlar. Buna karşın tehdit kendi sıralarından da gelmiyor mu ?
Bunun yabana atılacak bir soru olmadığını eski Knesset sözcüsü ve Jewish
Agency Başkanı Avraham Burg ile yapılmış olan bir söyleşi akla
getiriyor. Liberal İsrailli gazete Haaretz'den Ari Şavit bu ayın
ortasında Burg ile yazdığı kitabı Defeating Hitler hakkında konuştu ve
normalde "antisiyonistler" tarafından duyulan sözler duydu.
Söyleşiyi gerçekleştiren Ari Şavit, Burg'a karşı şüphelerini ve
protestosunu açıkça ifade ediyor - Avraham Burg'un, ortak payda olan
"Israeliness"e sırtını çevirdiğinden ve kitabı Defeating Hitler'de
"İsrail deneyine karşı tek boyutlu ve antipatik bir saldırı" içeren
sözlerinden dolayı "şoke" olduğunu söylüyor.
Gerçektende Burg, Theodor Herzl'in siyonizminin terk edilmesi
gerektiğini savunuyor. Eğer İsrail kendisini bir Yahudi devleti olarak
tanımlarsa, bu onun "sonu için bir anahtar"mış. Bir Yahudi devleti
patlayıcıymış. "O bir dinamit gibi." Bir "Yahudi-demokrat devletini"
dahi yazar "nitrogliserin" olarak görüyor ve İsraile göçmek isteyen her
Yahudiye İsrail vatandaşlığını garantileyen geriye dönüş yasasının iptal
edilmesini istiyor. O bu kanunu "savuncalı" buluyormuş ve "Hitlerin
aynası" olarak görüyormuş. "Ben Hitlerin benim kimliğimi belirlemesini
istemiyorum."
Bu nedenle Ari Şavit Burg'u Defeating Hitler kitabıyla Anti-İsrailli bir
kitap yazdığından dolayı suçluyor. Ve Burg ona şimdiye kadarki hayatının
İsrailli bir damga taşıdığını ve fakat bunun artık ona yetmediğini ifade
ederek cevap veriyor. "Beni şekillendiren üç kimlikten -insan, Yahudi ve
İsrailli- İsrailli kimliğin beni diğer ikisinden uzak tuttuğunu
hissediyorum. "
Şavit, Burg'un İsrailin siyonist bir getto, emperyalist ve sadece
kendisine inanan çiğ bir yer olduğu iddiasını tenkit ediyor. Buna yazar
2006 yazındaki Lübnan savaşındaki ve ordunun Gazze-şeridindeki
davranışlarıyla ilgili tecrübeleri aktararak karşılık veriyor.
Askeriyenin aklına sadece şu düşünceler geliyormuş: "Biz onları imha
edeceğiz, bir onları sileceğiz." Açıklama olarak da şunları ekliyor:
"Şiddetin sebeplerini ve onun ortadan kaldırılmasını anlamak için,
korkuya hakim olmak gerekiyor. Ve meta-korkuya -asıl kökteki korku
holokostta öldürülen 6 Milyon Yahudidir. "
Söyleşide Şavit, Burg'a İsrailin sonunun geldiğini ilan eden ve İsraili
"haritadan silmeye" söz veren İran Cumhurbaşkanını ısrarla hatırlatıyor.
Ahmedinecadın gerçi bir Hitler olmadığını, fakat bir serap da
olmadığını, hakiki bir tehlike olduğunu söylüyor. Burg şöyle karşılık
veriyor: "İranla muamele becerimiz, İsrailde dünyaya güvenme becerisini
yenilemiş olsak daha iyi olmaz mıydı ? Bunu yapacağımıza, biz dünyaya
güvenmiyoruz, o bizi yine yalnız bırakacak diyoruz…"
Avraham Burg'un İsrailin "Kılıçla yaşayan Prusyalı bir Sparta" olduğu
iddiası da cesaretli. Yazara göre bu his oniki yıllık Nazi hakimiyetine
dayanıyormuş. Batı Şeria'daki tecrit duvarı paranoyaya karşı bir
duvarmış. Bu duvar fiziki olarak Avrupanın sonunu, sembolik olarak
"Avrupanın ileri karakolu"nu temsil ediyor ve Romalı limes ya da Çin
duvarı gibi "Barbarlardan" ayrıştırıyormuş. Buna karşılık asıl Avrupa
holokosttan dersini çıkarmış ve ulusların normatif davranışlarıyla
ilgili ciddi bir ilerleme kaydetmiş. Ona göre Avrupa Birliği "Kitabı
Mukaddese dayanan bir ütopya"ymış.
Yazar kitabında Dresden kökenli babası Josef Burg'un geleneğine bağlı
kaldığını açıklıyor. Josef Burg uzun yıllar Ulusal-Dini Parti'nin
başkanlığını yapmış ve 1951 ila 1986 yılları arasında çok defa İsrailin
İçişleri Bakanı olmuş, o çoğu zaman kendi zamanının önündeydi. Oğlu için
İsrailli bir bütünlük yok -sadece bir Yahudi bütünlüğü vardır. İsrailli
yarım bir Yahudidir. Yahudilik her zaman alternatifler sunmuştur.
Siyonizmin stratejik hatası da, işte bu alternatifleri ortadan kaldırmak
ve sadece en önemli unsurları ilüzyonlardan müteşekkil bir devlete
yatırım yapmayı tercih etmesiymiş. "Israeliness sadece bir vücuttan
ibarettir, onu ruhu yoktur. Olsa olsa bir ruhun artan parçaları vardır."
Anlatımla oluşturulan, şekillendirilen ve değiştirilen bir hayat
olmaksızın bir Yahudi varlığı olamazmış. "Dolayısıyla dünyaya ve
Yahudiliğe gidiyorum, çünkü Yahudi ilk postmodernisttir ve ilk
globalisttir."
Hiç şüphesiz Avraham Burg kendisini bir dünya vatandaşı olarak görüyor.
Onun kimliğinin üç unsurdan meydana geldiğini söylüyor: Dünya vatandaşı,
Yahudi ve ancak ondan sonra İsrailli. Bu nedenle Fransız vatandaşlığını
aldığını ifade ediyor. Yapabilen her İsraillinin de yabancı bir kimlik
almasını tavsiye ediyor. |