Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 343 | Temmuz  2007

                   

 

 


“Avraham Burg Nitrogliserin Diyor”

 

Ludwig Watzal
Çev: Kamil Cengiz

Freitag(26)2007

Ülkenin bir eliti siyonist inanç esaslarını sorguluyor
İsrailin siyasi eliti, Hamas-İslamcılarının İsraili imha edebileceklerine dair olan kanaatlerinin bugünlerde pekiştiğini düşünüyorlar. Buna karşın tehdit kendi sıralarından da gelmiyor mu ? Bunun yabana atılacak bir soru olmadığını eski Knesset sözcüsü ve Jewish Agency Başkanı Avraham Burg ile yapılmış olan bir söyleşi akla getiriyor. Liberal İsrailli gazete Haaretz'den Ari Şavit bu ayın ortasında Burg ile yazdığı kitabı Defeating Hitler hakkında konuştu ve normalde "antisiyonistler" tarafından duyulan sözler duydu.
Söyleşiyi gerçekleştiren Ari Şavit, Burg'a karşı şüphelerini ve protestosunu açıkça ifade ediyor - Avraham Burg'un, ortak payda olan "Israeliness"e sırtını çevirdiğinden ve kitabı Defeating Hitler'de "İsrail deneyine karşı tek boyutlu ve antipatik bir saldırı" içeren sözlerinden dolayı "şoke" olduğunu söylüyor.
Gerçektende Burg, Theodor Herzl'in siyonizminin terk edilmesi gerektiğini savunuyor. Eğer İsrail kendisini bir Yahudi devleti olarak tanımlarsa, bu onun "sonu için bir anahtar"mış. Bir Yahudi devleti patlayıcıymış. "O bir dinamit gibi." Bir "Yahudi-demokrat devletini" dahi yazar "nitrogliserin" olarak görüyor ve İsraile göçmek isteyen her Yahudiye İsrail vatandaşlığını garantileyen geriye dönüş yasasının iptal edilmesini istiyor. O bu kanunu "savuncalı" buluyormuş ve "Hitlerin aynası" olarak görüyormuş. "Ben Hitlerin benim kimliğimi belirlemesini istemiyorum."
Bu nedenle Ari Şavit Burg'u Defeating Hitler kitabıyla Anti-İsrailli bir kitap yazdığından dolayı suçluyor. Ve Burg ona şimdiye kadarki hayatının İsrailli bir damga taşıdığını ve fakat bunun artık ona yetmediğini ifade ederek cevap veriyor. "Beni şekillendiren üç kimlikten -insan, Yahudi ve İsrailli- İsrailli kimliğin beni diğer ikisinden uzak tuttuğunu hissediyorum. "
Şavit, Burg'un İsrailin siyonist bir getto, emperyalist ve sadece kendisine inanan çiğ bir yer olduğu iddiasını tenkit ediyor. Buna yazar 2006 yazındaki Lübnan savaşındaki ve ordunun Gazze-şeridindeki davranışlarıyla ilgili tecrübeleri aktararak karşılık veriyor. Askeriyenin aklına sadece şu düşünceler geliyormuş: "Biz onları imha edeceğiz, bir onları sileceğiz." Açıklama olarak da şunları ekliyor: "Şiddetin sebeplerini ve onun ortadan kaldırılmasını anlamak için, korkuya hakim olmak gerekiyor. Ve meta-korkuya -asıl kökteki korku holokostta öldürülen 6 Milyon Yahudidir. "
Söyleşide Şavit, Burg'a İsrailin sonunun geldiğini ilan eden ve İsraili "haritadan silmeye" söz veren İran Cumhurbaşkanını ısrarla hatırlatıyor. Ahmedinecadın gerçi bir Hitler olmadığını, fakat bir serap da olmadığını, hakiki bir tehlike olduğunu söylüyor. Burg şöyle karşılık veriyor: "İranla muamele becerimiz, İsrailde dünyaya güvenme becerisini yenilemiş olsak daha iyi olmaz mıydı ? Bunu yapacağımıza, biz dünyaya güvenmiyoruz, o bizi yine yalnız bırakacak diyoruz…"
Avraham Burg'un İsrailin "Kılıçla yaşayan Prusyalı bir Sparta" olduğu iddiası da cesaretli. Yazara göre bu his oniki yıllık Nazi hakimiyetine dayanıyormuş. Batı Şeria'daki tecrit duvarı paranoyaya karşı bir duvarmış. Bu duvar fiziki olarak Avrupanın sonunu, sembolik olarak "Avrupanın ileri karakolu"nu temsil ediyor ve Romalı limes ya da Çin duvarı gibi "Barbarlardan" ayrıştırıyormuş. Buna karşılık asıl Avrupa holokosttan dersini çıkarmış ve ulusların normatif davranışlarıyla ilgili ciddi bir ilerleme kaydetmiş. Ona göre Avrupa Birliği "Kitabı Mukaddese dayanan bir ütopya"ymış.
Yazar kitabında Dresden kökenli babası Josef Burg'un geleneğine bağlı kaldığını açıklıyor. Josef Burg uzun yıllar Ulusal-Dini Parti'nin başkanlığını yapmış ve 1951 ila 1986 yılları arasında çok defa İsrailin İçişleri Bakanı olmuş, o çoğu zaman kendi zamanının önündeydi. Oğlu için İsrailli bir bütünlük yok -sadece bir Yahudi bütünlüğü vardır. İsrailli yarım bir Yahudidir. Yahudilik her zaman alternatifler sunmuştur. Siyonizmin stratejik hatası da, işte bu alternatifleri ortadan kaldırmak ve sadece en önemli unsurları ilüzyonlardan müteşekkil bir devlete yatırım yapmayı tercih etmesiymiş. "Israeliness sadece bir vücuttan ibarettir, onu ruhu yoktur. Olsa olsa bir ruhun artan parçaları vardır." Anlatımla oluşturulan, şekillendirilen ve değiştirilen bir hayat olmaksızın bir Yahudi varlığı olamazmış. "Dolayısıyla dünyaya ve Yahudiliğe gidiyorum, çünkü Yahudi ilk postmodernisttir ve ilk globalisttir."
Hiç şüphesiz Avraham Burg kendisini bir dünya vatandaşı olarak görüyor. Onun kimliğinin üç unsurdan meydana geldiğini söylüyor: Dünya vatandaşı, Yahudi ve ancak ondan sonra İsrailli. Bu nedenle Fransız vatandaşlığını aldığını ifade ediyor. Yapabilen her İsraillinin de yabancı bir kimlik almasını tavsiye ediyor.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...