Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 343 | Temmuz  2007

                   

 

 


Bomba Yüklü Senaryolar

Nazım Alpman/18.06.2007/www.internethaber.com

Amerika'daki muhafazakar eğilimli Hudson Enstitüsü'nde 13 Haziran'da yapılan bir toplantı Türkiye gündemine "Felaket Senaryosu" olarak düştü.
Amerika'daki "senaryo"ya göre "mesela" denilerek şu gelişmeler sıralanıyor:
18 HAZİRAN: Bir intihar saldırganı büyük miktarda patlayıcı yüklü kamyonla Beyoğlu'ndaki polis karakoluna (Tarlabaşı) çarpar… Saldırıda 50 polis memuru, turist ve alış veriş yapan insan ölür. 200 kişi ağır yaralanır. Hiçbir örgüt üstlenmez. Ama bunu PKK'nın yaptığı söylentisi birkaç içinde yayılır.
19 HAZİRAN: Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, PKK'nın büyük şehirlerdeki eylemlerinin süreceğini açıklar. Derhal Kuzey Irak'a sınır ötesi harekat yapılması gerektiğini belirtir.
24 HAZİRAN: Anayasa Mahkemesi eski başkanı Tülay Tuğcu uğradığı saldırıda ağır yaralanır, kaldırıldığı hastanede ölür.
Bu saldırıda kullanılan patlayıcıların Beyoğlu'nda kullanılan patlayıcılarla aynı olduğu saptanır.
25 HAZİRAN: Genelkurmay ve İçişleri eylemlerin PKK tarafından yapıldığını açıklar.
Ankara, İstanbul, İzmir ve Samsun'da Ordu'yu PKK'ya öldürücü darbe vurmaya çağıran mitingler yapılır.
29 HAZİRAN: 50 Bin Türk askeri şafak vakti Kuzey Irak'a girer.
Bunların hiçbir "kötü niyetli" tahminler değil.
Zaten Hudson Enstitüsü Başkanı Ken Weinstein açıklama yaparak, "bu toplantıda konuşulanları açıklayan utanmalıdır" dedi.
Zaten bizim Dışişleri yaptığı açıklamada "böyle şeylerin önemli olmadığını" söyledi.
Bu iç rahatlatan açıklamalar olmasaydı bile biz bu senaryoların uygulanabileceğine inanacak kadar saf mıyız?
Türkiye gibi demokrasinin kök saldığı bir ülkede, sivil hedeflere yönelik askeri saldırılar olabilir mi?
Amerika'daki toplantıya Türkiye'den iki general katılmış. Tuğgeneral Suha Tanyeri, Genelkurmay bünyesindeki Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi Başkanı olarak görev yapıyor. Diğeriyse Washington Savunma Ateşesi Tuğgeneral Bertan Noyanlaroğlu.
Senaryo içinde bir de PKK üst düzey yöneticilerin ABD tarafından Türkiye'ye teslimi maddesi yer alıyordu. Bizim komutanlar itiraz ediyorlar:
-Bu aşamada PKK lider kadrosunun teslimi AK Parti'nin işene yarar!
Tabii bunlar "hayal mahsulü" senaryolar!..
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir generali… Veya iki generali, iktidarda bulunan bir siyasi partinin lehine ve aleyhine görüş belirtir mi?
Daha vahimi, terör örgütü liderlerinin teslim edilmemesini isterler mi?
Sonra yüksek yargı organlarına yönelik bir terörist saldırısı akla hayale gelebilecek şey mi?
Askerlerimiz ülkemizi cehenneme çevirecek senaryoların içinde yer alabilirler mi?
Sonra en önemlisi Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'nin dostu ve müttefikidir. Böyle tarihler açıklanarak adım adım, karakol bombalama, ses getirecek suikastlar düzenlenmesinin ekseninde yer alabilir mi?
Sanki emrinde çalışan "bordrolu terörist" kadrosu var!
Düğmeye basınca bomba yüklü kamyonlar harekete geçecek!..
Beyoğlu'nda karakola çarpacak, Ankara'da eski Başkan Tuğcu'yu havaya uçuracak
Ne kadar uzak şeyler bizim ülkemiz için…
Bunların hepsi yalan, iftira, falan filan…

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...