|

Bomba
Yüklü Senaryolar
Nazım
Alpman/18.06.2007/www.internethaber.com
Amerika'daki muhafazakar eğilimli Hudson Enstitüsü'nde 13 Haziran'da
yapılan bir toplantı Türkiye gündemine "Felaket Senaryosu" olarak düştü.
Amerika'daki "senaryo"ya göre "mesela" denilerek şu gelişmeler
sıralanıyor:
18 HAZİRAN: Bir intihar saldırganı büyük miktarda patlayıcı yüklü
kamyonla Beyoğlu'ndaki polis karakoluna (Tarlabaşı) çarpar… Saldırıda 50
polis memuru, turist ve alış veriş yapan insan ölür. 200 kişi ağır
yaralanır. Hiçbir örgüt üstlenmez. Ama bunu PKK'nın yaptığı söylentisi
birkaç içinde yayılır.
19 HAZİRAN: Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, PKK'nın büyük
şehirlerdeki eylemlerinin süreceğini açıklar. Derhal Kuzey Irak'a sınır
ötesi harekat yapılması gerektiğini belirtir.
24 HAZİRAN: Anayasa Mahkemesi eski başkanı Tülay Tuğcu uğradığı
saldırıda ağır yaralanır, kaldırıldığı hastanede ölür.
Bu saldırıda kullanılan patlayıcıların Beyoğlu'nda kullanılan
patlayıcılarla aynı olduğu saptanır.
25 HAZİRAN: Genelkurmay ve İçişleri eylemlerin PKK tarafından
yapıldığını açıklar.
Ankara, İstanbul, İzmir ve Samsun'da Ordu'yu PKK'ya öldürücü darbe
vurmaya çağıran mitingler yapılır.
29 HAZİRAN: 50 Bin Türk askeri şafak vakti Kuzey Irak'a girer.
Bunların hiçbir "kötü niyetli" tahminler değil.
Zaten Hudson Enstitüsü Başkanı Ken Weinstein açıklama yaparak, "bu
toplantıda konuşulanları açıklayan utanmalıdır" dedi.
Zaten bizim Dışişleri yaptığı açıklamada "böyle şeylerin önemli
olmadığını" söyledi.
Bu iç rahatlatan açıklamalar olmasaydı bile biz bu senaryoların
uygulanabileceğine inanacak kadar saf mıyız?
Türkiye gibi demokrasinin kök saldığı bir ülkede, sivil hedeflere
yönelik askeri saldırılar olabilir mi?
Amerika'daki toplantıya Türkiye'den iki general katılmış. Tuğgeneral
Suha Tanyeri, Genelkurmay bünyesindeki Stratejik Araştırma ve Etüd
Merkezi Başkanı olarak görev yapıyor. Diğeriyse Washington Savunma
Ateşesi Tuğgeneral Bertan Noyanlaroğlu.
Senaryo içinde bir de PKK üst düzey yöneticilerin ABD tarafından
Türkiye'ye teslimi maddesi yer alıyordu. Bizim komutanlar itiraz
ediyorlar:
-Bu aşamada PKK lider kadrosunun teslimi AK Parti'nin işene yarar!
Tabii bunlar "hayal mahsulü" senaryolar!..
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir generali… Veya iki generali, iktidarda
bulunan bir siyasi partinin lehine ve aleyhine görüş belirtir mi?
Daha vahimi, terör örgütü liderlerinin teslim edilmemesini isterler mi?
Sonra yüksek yargı organlarına yönelik bir terörist saldırısı akla
hayale gelebilecek şey mi?
Askerlerimiz ülkemizi cehenneme çevirecek senaryoların içinde yer
alabilirler mi?
Sonra en önemlisi Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'nin dostu ve
müttefikidir. Böyle tarihler açıklanarak adım adım, karakol bombalama,
ses getirecek suikastlar düzenlenmesinin ekseninde yer alabilir mi?
Sanki emrinde çalışan "bordrolu terörist" kadrosu var!
Düğmeye basınca bomba yüklü kamyonlar harekete geçecek!..
Beyoğlu'nda karakola çarpacak, Ankara'da eski Başkan Tuğcu'yu havaya
uçuracak
Ne kadar uzak şeyler bizim ülkemiz için…
Bunların hepsi yalan, iftira, falan filan… |