Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 343 | Temmuz  2007

                   

 

 


SELAM İLE...

Kıymetli okuyucularımız,
Her ne kadar erken seçimin sonucuna göre, ülke siyasetinde önemli gelişmeler olabileceği bekleniyorsa da, bu ayın YORUM'unun başlığını: "Seçimler: Kime Yarar, Neye Zarar?" olarak attık. Çünkü seçimleri kim kazanırsa kazansın, partilerin yapıları ve siyasetin geldiği nokta açısından bakıldığında, Türkiye'de siyasetin 'sanal' olduğu gerçeğinin değişmeyeceği açıktır. Mevcut partiler, ülkenin sorunlarını çözmek için uğraşmak yerine, yandaş kayırmacılığı ve mevki avcılığının aracı haline gelmiş olduklarından, çözüm üretemeyecekler; bilakis sorunun bir parçası olmaya devam edeceklerdir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerden bu yana yaşanan gerginlikler üzerinden yürütülen siyasetin, bu gerçeğin görülmesini bir ölçüde engelleyeceği de söylenebilir. Ancak geniş kitleler, seçimlerden bir süre sonra, bu şartlar altında yapılan siyasetten hayır gelmeyeceğini bir kez daha anlayacaktır, ama tabii ki iş işten geçmiş olacaktır. Ümitlerini bir başka bahara kadar ertelemek zorunda kalan kitleler, daha sonraki seçimlerde de, yeni kampanyalar sayesinde yine 'demokrasi oyunu'nun aleti olmaya devanı edeceklerdir. Bu düzenek, ilkeli siyaset yaparak sorunları çözebilecek kadroların ülke siyasetinde etkin hale geleceği zamana kadar bu şekilde devam edecektir. İşte o zaman, 'siyaset' asli zeminine oturmuş olacak; saflar ayrışmış ve çözüm bulma şansı belirmiş olacaktır. KAVRAM bölümünde 'Rey'i işledik ve ancak akıllarını gereği gibi kullanabilen, içtihad edebilen insanların 'rey sahibi' olabileceğini, taklitçilikten kurtulabileceğini ve sorunlara çözüm üretebilecek kadroları oluşturabileceklerini vurguladık. DÜŞÜNCE bölümünde, Mehmed Durmuş, 'Ümmilik' kavramını işlediği yazısının ilk bölümünde, ümmiliği 'okur-yazar olmama' olarak tanımlayan geleneksel anlayışın yanlış olduğunu ve Üm-
miliğin, Hz. Peygamber döneminde vahye muhatap olmamış Arap kavminin bir özelliği olduğunu ifade etti. Atasoy Müftüoğlu, aklı kirlenen modern toplumların hakikati bulmakta zorlanacaklarına işaret etti ve Müslümanların romantizmin büyüsünden kurtularak, gerçeklerin farkına varmaları ve duygusallıktan uzak, gerçekçi çözümler üretmeleri gerektiğini vurguladı. Mustafa Bozacıoğlu, seçimleri konu edindiği yazısında, kitlelerin sahte ümitler peşinde sürüklendiği seçimlerden bir sonuç çıkmayacağının altını çizdi ve Müslümanların siyasi duruşunun, sahici zeminler üzerinde olması gerektiğini ifade etti. Aykut Akça ise, doğru bildiklerimizin testini yapmamız gerektiğine işaret ettiği yazısında, bu konunun, özellikle vahy söz konusu olduğunda hayati önemi haiz olduğuna işaret etti. ÇEVİRİ bölümünde, Kamil Cengiz, bir Alman yahudisi olan Avraham Burg'un, Yahudilik ile İsrailli olmak arasındaki ayrımı vurgulayan görüşlerinin yer aldığı bir yazıyı, Mehmet Demirel ise, Gazze'de bir İslam Devleti kurulacağını duyuran Mahmut el-Sahar'la Spiegel Online'nin yaptığı söyleşiyi sizler için tercüme ettiler. SANAT-EDEBİYAT bölümünde, www.satirba-si.com'dan alıntıladığımız "Özel Emanet" adlı yazıyı, "İsimsiz Sokak Öyküleri" başlıklı bir Faz Ferniba denemesini ve "Griler Arasında" adlı Murat Kirişçi şiirini bulabilirsiniz. MEKTUPLAR bölümünde, tasavvufun vahdet-i vücud kavramı ve Allah'ın Zati ve Su-buti sıfatları, vahyin lafzıyla maksadı arasındaki ilişki, Allah'ın Gazabı'nın ne manaya geldiği, vahyin üslubunun nasıl anlaşılması gerektiği konularında yönelttiğiniz soruları cevapladık. GÜNDEM bölümünde ise, geçtiğimiz ayın önemli haber ve yorumlarını istifadenize sunduk. Umuyoruz ki beğeneceksiniz.
Bir sonraki sayıda buluşmak üzere hepinizi Allah'a emanet ediyoruz.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...