Bir ülkede tabularla klişeler ne kadar çoksa entellektüel düzey de o
kadar düşüktür.
Çünkü"yasaklar ve ezberler", düşüncenin sınırlarını daraltır.
Düşünce, tabuların duvarlarına çarpa çarpa hep kendi ezberlerini
tekrarlar.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir
Mehmet Fırat'ın Atatürk devrimleri için söylediği, 'Türk toplumu
travma geçirdi. Bir gecede kıyafetleri, dilleri değiştirildi'
sözleri, AKP'liler de dahil birçok kesimin tepkisini çekti
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın New York
Times'a, Atatürk devrimleri için söylediği, "Türk toplumu travma
geçirdi.
Yüksek Askeri Şura tarihi
yaklaştıkça ilginç bilgi, belge ve fotoğraflar simitçi tezgahına
kadar düşmeye başladı.
Geçen ay başlayan savaş, giderek artan dozda devam ediyor. Önceki
yazılarımı ve bazı gazetelere verdiğim demeçleri takip edenler
hatırlayacaktır. Şura yaklaştıkça işlerin kızışacağı ve gerginliğin
tırmanacağını ifade ederken, bazı paşaların koruma sayısının
arttırıldığı yolunda duyumlar geldiğini anlatmıştım.
Malatya'daki Zirve Yayınevi cinayetinde adı geçen İnönü Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Araştırma Görevlisi Ruhi Abat'tan sonra aynı
üniversitenin Dinler Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şükrü
Uslu'nun da istihbarat birimlerine çalıştığı ortaya çıktı.
Doç. Dr. Uslu, 16 Mayıs 2008'de Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na
verdiği ifadede 'devletin ilgili kurumlarının talebi ile çalışmalar
yürüttüklerini' ifade etti.
Newsweek dergisi son sayısında
İslam dünyasında Bin Ladin'in radikalizmini reddeden "yeni bir
vizyon" şekillenmekte olduğunu belirterek, "Entelektüel ve teolojik
olarak en iddialı çalışmaların büyük bir kısmı, merkezi Ankara'da
olan bir grup bilginler tarafından yapılıyor" dedi.
3 Türkiye Yorumu
Newsweek analizinde,
"İslamın yeni yüzü Türkiye'de çiziliyor" dedi. Araştırma şirketi
Jane's Intelligence, AKP'nin, hoşlandığı özgürlükten yana olduğunu
rapor etti
Washington Post ise İsrail'in, İran'ın karşısında Türkiye'yi
güçlendirmek istediğini sayfalarına taşıdı. Türkiye aracılığıyla
yapılan İsrail-Suriye görüşmesini de örnek olarak gösterdi
Çeşitli sivil toplum
kuruluşlarının düzenlediği 'Darbeye Karşı 70 Milyon Adım' başlıklı
yürüyüşe yedi bin kişi katıldı. İstanbul'da Tünel'den Taksim
Meydanı'na yürüyen bu yedi bin kişi, darbe olasılığını önlemeyi
düşündükleri için yollara düşmüşlerdi.
'Size bütün samimiyetimle ifade
ediyorum ki, Türk generallerinde ülkeyi yönetmek diye bir ihtiras ve
arzu söz konusu değildir. Kişisel olarak bu arzu içinde olanlar
çıkmıştır, ancak kurum bunları elemiştir. Ordunun, Batı'nın
anlayamamasından rahatsız olduğu iki endişesi var: Bölücülük ve dine
dayalı devlet modeli.
Genelkurmay çıkışlı elektronik
belgesi Taraf'ta bulunan Bilgi Destek Planı ve Faaliyet Çizelgesi,
Türk ordusunun "kamuoyunu kendi çizgisine getirmek" amaçlı
eylemlerini sıralıyor. Belgeler, Genelkurmay'ın, hükümeti "irticai
faaliyetlere zemin hazırlamakla", yeni anayasa paketini ise "milli
devlete karşı" olmakla suçlayarak karşı eylem planı hazırladığını
gösteriyor.
Bundan bir ay kadar önce liberalizm konulu uluslararası bir
konferans vesilesiyle hayatımda ilk kez Bodrum'a gittim. Gitmişken
de ünlü tatil beldesinin en göz alıcı yerine, yani Bodrum Kalesi'ne
uğradım. Gezenler herhalde bilir; bu kalenin müze bölümünde batık
teknelerin sudan çıkarılıp yeniden inşa edilmiş kalıntıları var.
Prof. Dr. Atilla Yayla; "Kemalizm'in ne olduğunu tam olarak tespit
etmek zor. Yerine göre bir iktidar paylaşım haritasına, yerine göre
bir zihniyet dünyasına verilen bir isim. Bazen seküler-politik bir
din olarak bazen de devlet marifetiyle yeni bir insan ve toplum
yaratma projesi olarak karşımıza çıkabiliyor" diyor.
Son yılların
en önemli gazetecilik olaylarından biri, hiç kuşkusuz Nokta dergisinin,
eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'in 'Darbe
Günlükleri'ni yayınlamasıydı.
Ancak derginin yayın yönetmeni Alper Görmüş gayet açık sözlü ve mütevazı
bir tavırla, " Ele geçirdik, demiyoruz. Günlükler bize geldi " demişti.
Yorum
Militarist
Yapılanmadan “Dine Karşı Din” Eksenli Demokratik Yapılanmaya...
Militer eksenli bir yapının hakim olduğu Türkiye
Cumhuriyeti'nde, hukuk, ancak egemen güçlerin, bir avuç oligarşik güç
odağının müdahil olmadıkları alanlarda söz konusu olagelmiştir. Olağanüstü
dönemlerdeki hukuk cinayetleri bir yana, genelde hukukçular "durumdan vazife
çıkararak" hukuk dışı kararlara imza atmakta hiçbir beis görmemişlerdir. Ve
bu kararlardan dolayı, gerek kendilerini bu devletin sahibi olarak gören
malum odaklar ve gerekse bu durumdan nemalanan çevreler başta olmak üzere
çağdaş Batıcı kesimler tarafından bırakın eleştirilmeyi, zaman zaman takdir
dahi edilegelmişlerdir. Devamı için
Kavram
Ilımlı İslam*
'Ilımlı İslam', adından da anlaşılacağı üzere, İslam Dini'ni farklı
isimler altında mecraından saptırma, özünü değiştirme ve çağdaş birtakım
siyasi projelere alet etme maksadıyla icad edilmiş yeni bir kavramdır.
Şu var ki, 'Ilımlı İslam', her ne kadar kavram olarak yeniyse de,
fiiliyatta kökleri derindir.
'Ilımlı İslam' kavramının anlamı, terkibi oluşturan iki kelimeden
birincisi olan 'ılımlı' kelimesinde düğümlenmektedir. Ilımlı kelimesi
sözlükte "aşırılığa kaçmayan, ölçülü, mutedil", siyasette, "aşırı
görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan" olarak tanımlanmaktadır.Devamı için
Düşünce
Bilinç Tıkanması
Atasoy Müftüoğlu
İ
slam
kültür ve uygarlığı, yüzyıllarca, evrensel anlamda çeşitlilikleri uzlaştıran
bir birlik anlayışını temsil etti. İslam kültür ve uygarlığı; Müslümanlara,
temel İslamî kimliğe yabancılaşmaksızın, bölgesel kültürel/etnik
farklılıklardan asla rahatsızlık duyulmaması gerektiğini öğretti. İslam
imparatorlukları döneminde bütün yönetici kadrolar olumlu anlamda kozmopolit
bir anlayışın, tavrın, tutumun ifadesi oldular. Birbirinden çok farklı
kültürleri, bölgeleri içerisine alan İslam imparatorlukları, esnek yönetim
uygulamalarıyla, bütün farklılıkları bir arada tutmayı başardılar. İslam
imparatorlukları döneminde, Müslüman olmayan unsurlar, kendi dini
gelenekleri içerisinde örgütlendiler ve özerkliğe sahip oldular.
Devamı için
17. Abant Havası:“Kürtlerin
Zihninde Bakir Kalmış Alanlar
Demokratik Kültürlerle İtina İle Kirletilir!”
Mehmed Durmuş
Geçtiğimiz Mart ayında
Diyarbakır'da yapılması planlanan, ancak bazı nedenlerle ertelenen
Abant'ın 'Kürt Sorunu' toplantısı, 4-5 Temmuz 2008 tarihinde, Abant
konsilinin adını aldığı yerde, Abant Palace Hotel'de yapıldı.
"Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak" genel başlıklı 17.
Abant toplantısı, kendince, 'Kürt sorunu'nu masaya yatırmak ve çözüm
yolları araştırmak peşinde idi. Ancak 'sorun'un masadan kalktığını
söyleyebilmek mümkün değildir. İki buçuk gün süren toplantı, Cuma günü,
Abant Platformu başkanı Prof. Dr. Mete Tunçay'ın açılış konuşmasıyla
başlamış.
Devamı
için
“Aziz
İslam Ailesi”nin AğabeyiAtasoy Müftüoğlu
Erhan Aktaş
İnsan, değer verdiği şeyle
aslında kendi değerini belirlemiş olur. Diğer bir deyimle insanın değeri,
değer verdiği şeylerin değeri kadardır. Seni değerlendirmek isteyenler,
hakkı söylemek istiyorlarsa senin nelere değer verdiğine bakmalıdırlar. Sen,
izzetli olmaya, şerefli yaşamaya, hakka tabi olmaya, Kur'an'ı ahlak
edinmeye, ödünsüz olmaya, ilkeli olmaya, mütevazılığe değer veriyorsun.
İslamı, dünyadan ve içindeki her şeyden daha değerli gördüğün için; dünya
hayatının aslında bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey olmadığını bildiğin
için ona iltifat etmiyorsun.
"Anlat babaanne ölümsüz aşkını, bir yastıkta tam kırk yıl" ya da "Evlilikte
bir ömür boyu mutlu, huzurlu cinsel yaşam"
Sahilde bir süre yürüdükten sonra Kız Kulesi'nin karşısına denk gelen
banklardan birine oturduk. Bir müddet konuşmadan, denize dalıp çıkan
martıları, boğazda gelip geçen gemileri seyrettik. Etrafta bir canlılık
vardı. İnsanlar sahildeki banklara ya da kıyıya yakın serilmiş minderlerin
üzerine oturup bir yandan büfelerden çay, meşrubat, simit, tost alıp denizi,
dalgaları seyrediyor, diğer yandan yanındakilerle konuşuyorlardı. Hemen
karşımızdaki Kız Kulesi, Üsküdar'da Bizans döneminden kalma tek eser olup,
M.Ö. 2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahipti. Kule,
Üsküdar'ın ve hatta İstanbul'un sembollerinden biri idi. Sohbette ilk sözü
ben aldım. Devamı
için
Bir
Dergi Bir Alıntı
SITKI ULAY:
“27 MAYIS CUNTA ESERİ DEĞİLDİR”*Devamı için
SORU 1: Ailelerin
birbirlerini ziyaretlerinde kadın ve erkeklerin ayrı oturmaları İslam'ın bir
emri olarak mı anlaşılmalıdır. Ailelerin ziyaretleşmeleri esnasında bir
arada oturmaları İslam açısından uygun değil midir?
SORU 2: İslam dininde
bayandan lider olabilir mi? Bayan alimler/alimeler olup bunlar fetva
verebilirler mi? İslam tarihinde bayan alimeler yer almışlarmıdır? Devamı için