Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 354 | Haziran  2008

                   

 

 


Tehlikeli Koruyucular

 

Süddeutsche Zeitung, 28.05.2008

Judith Raupp

Çev: Kamil Cengiz

 

-BM askerleri görevdeyken çocuklara taciz etmişler-

Judith Raupp

 Güney Sudan'daki oğlan çocuğu ismini vermek istemiyor. Korkuyor. Kendisini koruması gereken BM barış askerlerinden korkuyor. "Onlar bana kız temin etmemi emrettiler" diyor. Kızların birisi hamile olduktan sonra ortadan kaybolmuş. Çocuk yardım organizasyonu Çocukları Koruyun’a kendisini emanet etmiş. Bu nadiren olan birşey. Cinsel tacizi gözlemleyen ve yaşayan çocukların çoğu, (ya utançtan ya da 'yasak' bir şey işlediklerinden dolayı köy topluluğundan dışlanacaklarından korktukları için) susuyorlar.
Çocukları Koruyun üyesi Christa Dammermann'ın bildirdiğine göre, bu suskunluk kriz bölgelerindeki çocukların barış askerleri ya da yardım organizasyonlarının işçileri tarafından kötüye kullanılmasına karşı mücadelede en büyük sorundur. Bu nedenle olup bitenlerle ilgili tam bir istatistik tutulamıyor. İngiliz refah organizasyonu yine de geçen sene Fil Dişi Sahilleri, Güney Sudan ve Haiti'de 250 çocuk ve 90 yetişkin ile konu bağlamında bir anket yaptı ve sonuçları Salı günü bir araştırmada yayınladı. Bunların çoğu şiddetin gündelik hayatın bir parçası olduğu mülteci kamplarında ya da kriz bölgelerinde yaşamaktadır. Üçte biri cinsel tecavüz olaylarından haberdar olduklarını ya da kendilerinin tecavüz kurbanları olduklarını belirtiyorlar. Yarısından fazlası gıda maddeleri, sabun, para ya da cep telefonu karşılığında cinsel ilişkiden bahsetmektedir. Yine aynı oranda kendilerine kendi iradeleri dışında gayri ahlaki dokunulduğunu ya da buna benzer bir şey gördüklerini bildiriyorlar. Tacize uğramış çocukların çoğu 14 ila 15 yaş arasındaydılar. Fakat altı yaşındakiler de kurbanlar arasındaydılar.
Çocukları Koruyun'un verilerine göre muhtemel suçlular 23 yardım organizasyonu ya da BM kurumlarından gelmektedirler. Çoğunlukla da BM askerleri suçlanmaktadır. Çocukları Koruyun geçen sene sekiz işçisine yönelik suçlamaları da kaydetti. Bunlardan üçü ispatlandı. Bir sözcüye göre adamlar serbest bırakılmışlar, fakat suç duyurusu yapılmamış. Onların 17 yaşındaki kızlarla ilişkileri olmuş. Bu, onların çalıştıkları ülkelerde suç teşkil etmiyormuş.
Proje yöneticisi Dammermann şunları söylüyor: "Bizim, çocukların saldırıları duyurabilecekleri yerlerin olmasını garanti altına almamız gerekiyor. Suçlular cezalandırılmalılar ki, çocuklar bizim onları ciddiye aldığımızı görsünler." Çocukları Koruyun, aynı zamanda yardımcıları ve BM askerlerini denetleyen bir kurumun oluşturulmasını talep ediyor. BM gıda programının bir sözcüsü de bu talebi destekliyor. Bütün BM organizasyonları çocuk tacizleri durumunda bir "Sıfır-tolerans politikası" takip ediyorlarmış. Fakat BM askerlerine karşı hep yeniden şikayetler gündeme geliyor. En son Kongo'da, küçük yaştakileri cinsel yönden sömürdüklerine dair bu yönde şikayetler geldi. BM bu suçlamaları şu an inceliyor.
Sınırsız Doktorlar gurubundan Sarah Martin "tahmin ettiğimizden çok daha fazla taciz olayının olduğundan" bahsediyor. Her ne olursa olsun kendi organizasyonu, cinsel şiddete maruz kalan birçok çocuğu tedavi ediyormuş. Kendi aralarında suçluların bulunduğundan haberi olmadığını söylüyor. Ama çoğu şey söylenmediğinden net bir tablo oluşturmak zormuş. Savaş bölgelerindeki yardımcıların çok gücü var, çünkü insanlar için sağlık ve gıda konusunda karar verme hakkına sahipler. Onların güçlerini suistimal etmemeleri için çok iyi bir eğitimden geçirilmeleri gerekiyormuş. Bu konuya Alman Dünya Açlık Yardımı adlı organizasyondan Simone Pott'un bildirdiğine göre kendileri de önem veriyormuş. Bütün işçiler ehliyetleri konusunda bir incelemeye tabi tutuluyorlarmış, iç davranış kurallarına uymak zorundalarmış ve aykırı davranışlarda işten atılıyorlarmış. Pott'a göre kendi kurumlarının yardımcılarına karşı bir şikayet vaki olmamış.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...