|

Dinin Sadece
Türkiye’de Değil
Dünyada Yükselişi
Reha Muhtar/18.05.2008/Vatan
Amerikan
Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey diplomatlarından biriyle yaptığı
evliliği nasıl gidiyor bilmiyorum ama, CNN'nin dünya çapındaki muhabiri
Christiane Amanpour'un geçtiğimiz aylarda yayına soktuğu "Din dosyası"
isimli araştırma haber dizisi müthiş görsel efektlerle süslenmiş çok
başarılı bir televizyon gazeteciliği örneğiydi...
Dünyada "din" olgusunun acayip bir yükselişe geçtiğini kanıtlıyor
Christiane Amanpour...
Sadece Müslüman ülkelerde değil...
Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde...
***
Üniversitelerde hristiyan muhafazakar yaşam biçimini benimseyen
kampüslerde yaşayan öğrencilerle yaptığı söyleşiler, hocaları, dekanları
ve rektörlerinin Amanpour'a söyledikleri "din" olgusunun bütün dünyada
neden hızla yükselişe geçiğini gösteriyor...
Dini değerler yükselişte...
İster Hristiyan, ister Müslüman, ister Musevi dünyada...
***
Çünkü çağımız, korkunç bir iletişim teknolojisinin ortasında, tamamen
iletişimsiz kalmış bireylerden oluşmakta...
Varolan tüm manevi değerler, aile, eş, arkadaş, sevgili, paylaşım,
dayanışma, ulus, gibi kavramlar müthiş bir erozyona uğramakta...
İnsanlar yalnızlar...
İnsanlar kimseler tarafından anlaşılmıyorlar...
İnsanlara birileri artık sevgiyle yaklaşmıyorlar...
Kendilerine sevgiyle yaklaşılmayan insanlar başkalarına karşı sevgisiz
kalıyorlar...
***
Amanpour'un röportaj serisinde insanlardaki bu hayal kırıklığı her
yönüyle görülüyor...
Hristiyan muhafazakar yaşam biçimini benimseyen Amerikan pilot
üniversitede, tüm öğrenciler ve hocalar ağız birliği etmişcesine, "Yıkılan
ve kaybolan değerlerden, yalnızlaşan ve meta haline gelen, aidiyet
duygusunu yitirmiş insan ilişkilerinden" söz ediyorlar...
Dini değerlere, inançlara ve yaşam biçimlerine sarılıyorlar...
Din bir ilaç gibi, yalnızlaştırılmış, çaresizleştirilmiş, yıkılmış
hayatları tedavi ediyor...
***
İnsanoğluna duygusal ve manevi bir destek sağlıyor...
En önemlisi de insanın içinde "gittikçe yozlaşan ilişkiler karşısında
bir umut ve hala güzel kalabilecek bir dünya vaadediyor..."
Amerika ve İsrail röportajları Hristiyan ve Musevi dünyasındaki "dinin
yükselişini" gayet çarpıcı ortaya koyuyor, ama röportajın ana kısmı
İslam radikalizminin yükselişi...
***
Yalnızlaşan bireylerin, öksüzleştirilen ruhlarının serseri mayın gibi
ortalıkta dolaştığı, herkesin bir aidiyet, bir manevi destek, bir rol
model, bir örnek aradığı, bir dünya artık Müslümanların da dünyası...
En temel tutkal görevini gören aile gittikçe parçalanmakta, duygusal
anatomisini kaybetmekte, bir aidiyetin sağladığı manevi gücü
kaybetmekte...
Cinsel devrim, kadın erkek ilişkilerindeki sonsuz özgürlükler, bu
özgürlüklerden arta kalan sınırsız yabancılaşmalar, sevgisiz, ilgisiz ve
desteksiz bireyler, yeni dünyanın yeni figürleridir...
Bunlara karşın "dinin yükselişi" kaçınılmaz ve anlaşılalabilirdir...
Hele muhafazakarlığı en derinden yaşayan İslam dünyasında, bu trendlere
ve yaşam biçimine karşı oluşacak reaksiyon, Müslüman dünyayı daha
derinden ve kapsamlı biçimde etkileyecektir...
***
Bunlara basit olarak "irtica mı hortluyor" biçiminde yaklaşmak
sosyolojik bir bakışı açısı değil, olsa olsa yavan ve banal bir
zevzekliktir...
Dünyada Hristiyan ve Musevi muhafazakarlık yükselişe geçmişken, radikal
İslam'ın patlama yapmasının tüm şartları mevcuttur...
Çünkü bunlara ek olarak teknoloji, güç ve emperyal dünya Hristiyan ve
Musevi dünyadır...
İslam'ın buna karşı ağır reaksiyonu normaldir...
***
Saf kan liberaller, yaşamın tüm amacını Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin
yapısal eksenindeki "asker" etkisini yok etmeye şartladıklarından,
dünyanın kapitalizm sonrası geldiği aşamanın farkına varamamaktadılar...
Çok sevdikleri "saf kan liberalizmin" tek tek insanlar üzerinde
yarattığı korkunç erozyonun, manevi yıkıntının sonucu, insanlar radikal
dinci değerleri kurtarıcı olarak görmektedir...
Bu yükselişin Türkiye gibi ülkelerdeki izdüşümü derindir...
Ne garip bir rastlantı, aslında "saf kan liberallerin" savunduğu
değerlere tepkidir dünyada din olgusunun yeniden etkin bir biçimde
yükselişe geçmesi...
Dünyanın o kadar canını aldılar ki insanlar yeniden maneviyata
sarıldılar...
Tabii bunları anlamaları mümkün değil...
Onlar "askerin" etkisini yok ederek Türkiye'yi
demokratikleştireceklerini düşünüyorlar...
Obsesif (takıntılı) birer zavallıdır onlar... |