|

Dinleme Skandalları ve Siyasi Sorumluluk...
Bilal Çetin/ 29.05.2008/ Vatan
Hukuk dışı
dinleme olayı ilk kez yaşanmıyor Türkiye'de, ama bu kez durum çok farklı.
Son olay bu rezilliği çok vahim bir noktaya taşıyor.
Çünkü dinlenen mekan ana muhalefet partisinin genel merkezi, dinlenen
kişi ana muhalefet partisinin genel sekreteri...
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal haklı olarak çok sert tavır aldı.
Hükümete çok ağır suçlamalar yöneltti.
"Böyle bir olay başka bir ülkede yaşansa iktidarın, başbakanın, sorumlu
bakanın yerinden ayrılması kaçınılmaz olur" diyor Baykal.
Ama o da biliyor ki bizde kimse yerinden kımıldamaz. Parlamentoda
sayısal çoğunluğu devam ettiği sürece ne yolsuzluk iddiaları ne de
dinleme skandalları iktidarlar için sorun olmuyor bizde. Disiplinli,
başbakana sadık iktidar milletvekilleri tam kadro el kaldırıp her türlü
soruşturma, araştırma ve gensoru önergesini anında reddediyorlar.
Olayın birinci derecede siyasi sorumlusu olan İçişleri Bakanı Beşir
Atalay, Baykal'ın iddialarına yanıt verirken özetle şunları söylüyor:
"Daha olay belli değil, araştırılmamış. Bu aşamada Baykal'ın ileri
ifadelerle 'güvenlik birimleri yaptı, basına verdi' iddialarını siyasi
etikle bağdaştıramıyorum..."
Bakan'ı bu noktada haklı sayabilirsiniz ama yasa ve hukuk dışı
dinlemenin ilk örneği değil ki bu olay...
Yakın zamana ilişkin örnekleri hatırlamakta yarar var:
1. Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'in makamında yaptığı bir görüşme
sırasında hükümet aleyhinde ifadeler içeren konuşmasının bant çözümü
günlerce bazı gazetelerde, tv'lerde yayınlanmadı mı?
2. Fethullah Gülen'le ilgili beraat kararına itiraz edip Yargıtay'a
başvurmasıyla adı kamuoyunda gündeme gelen Ankara Cumhuriyet Savcısı
Salim Demirci'nin dinleme kaseti YouTube ve iktidar yanlısı bazı yayın
organlarında günlerce yayınlanmadı mı?
3. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en kritik birimlerinden biri olan
Elektronik Bilgi Sistemleri Merkezi'nin başındaki Tuğgeneral Münir Erten
makamında dinlenip ses kaydı YouTube'da yayınlanmadı mı?
4. Donanma Komutanlığı'nda görevli Tümamiral Kadir Sağdıç'ın özel bir
toplantıdaki konuşma kaydı YouTube'da yayına verilmedi mi?
5. İki hafta önce Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt kendisini
izlediğinden kuşkulandığı bir araç tesbit etti. Paksüt'ün kendisini
izleyip dinlediğinden kuşkulandığı bu aracın polise ait olduğu ortaya
çıkmadı mı?
Bütün bunlar neden oluyor? Bu dinlemeleri kim, hangi örgüt yapıyor? Bant
çözümlerini hükümete yakın yayın organlarına kim servis ediyor? Bunların
sorumluları tesbit edilip yargı önüne çıkarılabildi mi? Hükümet bu
konuda ne gibi önlemler aldı?
Hiç...
Dinleme olayların en çarpıcı yönü şu: Dinlenen, dinleme kayıtları
hükümete yakın basın kuruluşlarına servis edilen bütün isimlerin veya
mensubu oldukları kurumların hükümetle veya iktidar partisine destek
veren siyasi yapılanmalarla yıldızının barışık olmaması...
Bugüne kadarki her olayda bir iki gün tartışma sürdü sonra unutulup
gitti. Ve hiç bir sonuç çıkmadı. Ne dinleyenin kim olduğu ortaya çıktı
ne de niçin dinlendiği?
Siyasi iktidar da bu olayları hiç üstüne almadı.
Ama bu kez durum çok farklı. Bu kez dinlenen mekan ana muhalefet
partisinin genel merkezi. Bu kez olayı geçiştirebilmek, siyasi
sorumluluktan kurtulabilmek güç. |