|

Medya Medya Olalı
Böyle ‘Biat’ Görmedi
14.02.2008/Star
Doğan Grubu,
başörtüsü tartışmalarını benzeri görülmemiş bir disiplin içinde izledi.
Sadece son 3 günde gruba bağlı gazetelerde 15 köşe yazısında aynı anda
'kaos' ve 'bölünme' konusu işlendi
ÜNİVERSİTELERDE başörtüsü yasağını kaldıran Anayasa değişikliğinin Doğan
Grubu gazetelerinde tek elden çıkmış izlenimi veren ifadelerle
haberleştirilmesi dikkat çekti. Haberlerin veriliş tarzında ve köşe
yazılarında aynı argümanların kullanılması grup gazetelerinin benzeri
görülmemiş bir disiplin içinde hareket ettiklerini ortaya koydu.
Değişiklik teklifinin ilk oylaması öncesinde aynı gün (1 Şubat) hem
Hürriyet hem de Milliyet gazeteleri 'Üniversiteler ayakta' başlığıyla
çıktı. Teklifin Meclis'te 411 gibi rekor bir oyla kabul edilmesinden bir
gün sonra Hürriyet gazetesi manşette '411 el kaosa kalktı' ifadesini
kullandı. Aynı gün grubun yeni gazetesi Vatan'ın başlığı da 'Hoşgeldin
Kaos' şeklindeydi. Grup gazetelerinde Kaos kelimesi dışında en sık
kullanılan kavram ise bölünme oldu. Millyet 'Türban tartışmaları
Türkiye'yi kutuplara ayırdı' üst başlığını kullanarak 'Tehlikeli
bölünme' başlığı attı.
OYUN KURUCU ÖZKÖK
Grup gazetelerinin bu süreçte öne çıkardığı kavram ve argümanlar önce
Ertuğrul Özkök'ün köşe yazılarında dile getirildi. Özkök Meclis'in
kararını 'Çoğunluğun zorbalığı' olarak yorumladı. 'Bunun adı özgürlük
değil, çoğunluğu elinde bulunduran zorba bir kesimin dayatması' diye
yazdı.
BİLDİRİYİ DE GÖRMEDİ
DOĞAN Grubu gazeteleri bu süreçte kendi gazetelerinde de yer alan anketi
çarpıtarak yorumladı. Bazı anket sonuçlarını da görmezden geldi. Grup
gazetelerinden Referans 4 Şubat'ta Metropol şirketince yapılan ankette
yasağın sürmesinden yana tavır koyanların oranını yanıltıcı şekilde
yüksek gösterdi. Grup gazeteleri 3 bin 500'den fazla akademisyenin
yasağa karşı imza kampanyasını küçük gördü. Yasağın kalkmasını
destekleyen akademisyenler AK Parti yandaşı olmakla suçlandı.
AK Parti eski milletvekili Prof. Nevzat Yalçıntaş'ın 'İran devriminden
sonra türban konusu çeşitli kesimler tarafından toplumumuza bir nifak
gibi sokulmak istendi. Oysa bu en doğal demokratik hak' açıklamasını
Hürriyet 1. sayfadan 'Türban nifak gibi' başlığıyla verdi
HABER MERKEZİ
MHP de çarpıtmadan nasibini aldı
DOĞAN Grubu MHP haberlerini de sert bir üslupla yayınladı. Hürriyet
Gazetesi MHP tabanında 'Türbana ciddi tepki var' haberi yaptı. 'Bozkurt
öldü mü' başlıklı haberde 5 MHP'liden görüş alındı. 3 ismin söyledikleri
haberin başlığıyla çelişti. Gündüz Aktan'ın sözleri 'büyük hayal
kırıklığı' başlığıyla verildi. Aktan tabandaki hayal kırıklığı yaşayan
kesimlere rağmen sorunun çözümünden yana olduğunu söylüyordu.
Ülsever ve İnce aynı yorumda
HÜRRİYET'İN birbirleriyle anlaşamayan iki yazarı, Cüneyt Ülsever ve
Özdemir İnce'nin başörtüsü yorumları da aynı noktada birleşti. Ülsever,
yasağı doğru bulmadığını belirtip 'Ancak hükümetin konuyu ele alış şekli
yanlış. Kaygı duyan insanların endişelerini dikkate alıp konsensus
aramıyor. Hükümet Milli Görüş'e teslim oluyor' derken İnce çeşitli
çevirileri aktarıp Kuran'da örtünme emri olmadığını iddia etti.
Tercümeye de çarpıtma
Hürriyet'in 11 Şubat'ta dünya basınının başörtüsüne serbestlik getiren
anayasa değişikliğinin yurtdışındaki yansımalarını 'Dünya şaşkın'
manşetiyle duyururken, yaptığı alıntılarda gerçeği değiştirdiği ortaya
çıktı. Yine aynı gazetenin başörtüsü yasağını kaldırma girişiminin
dünyada olumlu karşılandığı ve girişime destek veren gazete haberlerini
de 'görmemeyi' tercih ettiği belirlendi. İşte Hürriyet'in yaptığı
'alıntılar' ve aynı yabancı gazetelerin orijinal metinlerinin çevrileri:
BUNLAR DA GÖRMEDİKLERİ
HÜRRİYET'İN gözmezden geldiği başörtüsünü serbest bırakma girişimini
destekleyen yabancı basın şu yorumları yaptı:
LA STAMPA: Erdoğan'ın Türkiyesi dini kopmalar riski taşıyan ülke değil.
Türkiye, AB üyeliği için 'yükümlükleri' kabul eden NATO üyesi ülke.'
12 Şubat: Türkiye, üniversitede başörtüyü yasaklayan tek Avrupa Konseyi
üyesiydi. Çoğunluğu Müslüman olan ülkede 80'li yıllarda yasaklanmış ve
birçok kadının eğitim hakkı kısıtlanmıştı. Yasak nedeniyle yurt dışına
okumaya gidenlerin -Başbakan Erdoğan'ın iki kızı gibi- veya başörtüsünü
gizlemek için peruk kullananların sayısı oldukça fazlaydı. Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül'ün eşi de bu sebeple üniversiteye gidemedi. Türk hükümeti
şimdi bu kararla laik devlet ilkesini koruyarak, daha önce uygulanan
yasağı ortadan kaldırıyor.
THE WALL STREET JOURNAL-13 Şubat: Yasağın kaldırılması Türkiye'nin
demokratik olgunluğunun bir işareti... AKP haklı olarak kısıtlamaların
din özgürlüğünü ihlal ettiğini savunmuştur. AKP, İslami kökenli bir
hükümetin demokrasi ve serbest piyasa ile bir arada var olabileceğini
kanıtlamıştır.
İSLAM ALEMİNE ÖZGÜRLÜK YOLU
Liberalizmin kökeninde Hıristiyan dini özgürlüğünü koruma arzusu
yatıyor. Liberal demokrasi vatandaşlığı genişletmekten ve azınlık
gruplara ve devlet baskısına maruz kalan diğer gruplara yönelik anayasal
korumaları genişletmeyi amaçlıyor. Türkiye'nin İslam alemine bu yolu
açma şansı var. İlerlemeye devam edip etmemek Erdoğan'a bağlı.
FRANKFURTER ALLGEMEİNE ZEİTUNG: Parlamenter demokrasilerde çoğunluğun
isteği kabul edilir, ancak Türkiye'de değil. Kemalist elitler ve son
seçimlerde yüzde 20 oy alan onun Meclis'teki siyasi kolu CHP kendinde
toplumu kendi istekleri doğrultusunda şekillendirme hakkı görüyor. Asıl
laik olmayan, Fransa'daki 1905 yılı öncesindeki uygulamayı örnek alarak
bugüne kadar dini devletin denetimi altında tutmayı sürdüren devlet
eliti.
TERCÜME MANiPÜLASYONU
(11 Şubat ): Hürriyet haberinde 'Atatürk Cumhuriyeti yeni bir darbe daha
yedi. Türban kusursuz bir eğitim modelini yok etti.
Orijinali: Atatürk Cumhuriyetine bir başka çekiç darbesi daha... Her
türlü dini simgeyi yasaklayan Fransız modeli parçalayan bir karar.
LOS ANGELES TIMES (10 Şubat):
Hürriyet haberi, 'Laik kesimle dindar Türkler arasında çatışma var'
Orijinali: 'Oylama laik yapıyla eğitimli daha dindar Türkler arasındaki
son çatışmaydı' |