|

Atatürk’e Hakaret Eden
“Atasözü”müz de oldu!
Fikri Akyüz/18.02.2008/Yeni Şafak
Atatürk'e
hakaret eden "atasözü"müz de oldu!
Siz kalkıp Atatürk'e atfen "Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır"
derseniz Emekli Orgeneral Şener Eruygur da yerinden zıplar ve "Hani
benim Recebim" türküsünden mülhem "Hani de benim darbem" diye
mırıldanmaya başlar.
Yok yanlış oldu; Eruygur mırıldanmıyor düpedüz bağırıyor.
Hatırlayınız, yaklaşık 10 ay önce Nokta dergisi "Sarıkız ve Ayışığı"
isimli bir darbe hazırlığını kapağına taşımıştı.
Anılan haberden, organizasyonun başını Oramiral Özden Örnek ile
Orgenaral Şener Eruygur'un çektiğini öğrenmiştik.
İşte bir "Recep" türküsü bakın bana neler çağrıştırdı.
Türkünün bir yerinde şöyle yazıyor: "Gemilerde talim var.. bahriyeli
yarim var.. o da gitti sefere.. ne talihsiz başım var.. hani benim
Recebim Recebim.. sarı lira vereceğim.. almazsa karakola gideceğim.."
Evet şifreye bakar mısınız? İçinde Erdoğan'ın "recep"i var; Sarıkız'ın
"sarı"sı var; Örnek'in görev alanı olan "bahriye" var; Eruygur'un görev
alanı olan jandarmanın "karakol"u var; yani var da var!
Şimdi burada biraz ukalalık yapayım: Bazıları türküyü okurken "sana lira
vereceğim.." diye okur; oysa aslı "sarı lira vereceğim"dir..
Sarı lira ise halk arasında "Ata altını" olarak anılmaktadır..
Bir de "Reşat altını" denilen bir altın türü vardır ki bu altına son
padişahtan bir önceki padişah olan Sultan Beşinci Mehmet Reşat'ın adı
verilmiştir.
İlginçtir, Cumhuriyet Altını Reşat Altını'ndan daha ucuzdur ama ucuz
olmasının sebebi Reşat Altın'ın daha ağır olmasından kaynaklanmaktadır.
Yoksa Reşat, Ata'dan daha değerli değildir elbette!..
Bir de beş adet cumhuriyet altınından oluşan ve düğünlerde takı
anonsçularının sesinin yüksek perdeden çıkmasına vesile olan "Beşi Bir
Yerde" isminde bir takı daha vardır.
(Bu "Beşi Bir Yerde"nin 12 Eylül isimli "eli kınalı" pardon "eli kanlı"
düğün gecesinin organizatörleri olan Kenan Evren, Sedat Celasun,
Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya ve Nejat Tümer ile bir ilgisi
bulunmamaktadır!)
Pardon konu dağıldı, ne diyorduk?
Evet ŞenEr ErUygur diye bilinen ama bir jandarma kuvvet komutanına
yakışmayacak kadar basit bir isme sahip olan, dolayısıyla Şenorgeneral
Orgeneraluygur olarak isim tashihi zorunluluğu hasıl olan "bu adam"
bakın ne demiş?
(Atilla Yayla'ya, üstelik "bu adam" sıfatını kullanmamasına rağmen
Atatürk'e 'bu adam' dediği iddiasıyla mahkumiyet cezası verilmesi
nedeniyle bu sıfatı Şener Eruygur için rahatlıkla kullanabilirim.. Çünkü
bildiğim kadarıyla mevzuatımızda Şener Uygur'u Koruma Kanunu diye bir
kanun bulunmamaktadır!)
Geçen Cumartesi günü Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından "Hukuk ve
Siyaset" konulu bir panel düzenlenmiş..
Söz konusu derneğin başkanı olan Şener Eruygur tarafından yönetilen
panelde aynı zamanda Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği'nin Genel
Sekreteri olan Birol Başaran "mealen" şöyle demiş:
"..Şimdi darbe yapmayalım; iş iyice kıvama gelsin ondan sonra hukuk
mukuk dinlemeyelim.. Atatürk Milli Mücadele'de hukuk mu dinlemişti?"
Eh, Eruygur'a da alkışlamak düşmüş!
Niye düşmesin ki? Eruygur'un hukuk, aynı zamanda mukuk da dinlemediğinin
bir göstergesi nedir? Şudur..
Biliyorsunuz, Hürriyet gazetesinin utanç veren manşetlerinden birinde
Akın Birdal hedef gösterilmiş ve bu yayından hemen sonra Birdal'a birkaç
kurşun sıkılmıştı..
İşte bu cinayet teşebbüsünün azmettiricisi olarak yargılanan kişi kimdi?
Semih Tufan Günaltay'dı..
Günaltay sonra ne yaptı? Ulusal Birlik Hareketi Platformu'nu kurdu..
Bu platformun Ankara Temsilcisi kimdi? Pek tabii ki bu göreve enuygun
isim olan Eruygur'du!
Evet, yazımın başında yer alan "mevzubahis vatansa gerisi
teferruattır.." sözünün birilerinin "kalkış(ma) noktası" olması boşuna
değildir.
Böyle düşünürseniz, "vatan için" Gazze'de Filistinli çocukları bir lokma
ekmeğe muhtaç bırakan bir Siyonist işgali de, Tel Aviv'de Yahudilerin
yer aldığı sivil otobüsü çoluk çocuk demeden havaya uçuran "canlı
bomba"cıları da mazur görmeniz lazım gelir.
(Kaldı ki "Ama Hangi Atatürk" isimli şahane bir kitap yazmış olan Taha
Akyol da "Atatürk ile ilgili bu kadar araştırma yaptım, bu söze
rastlamadım.." diyor..)
İşte "meseleye" böyle bakarsanız Sivas Otomobilciler Odası'nın kapısında
yer alan "Türk şoförü en asil duygunun insanıdır.."sözünü de Atatürk'e
yamarsınız..
Bakmışsınız yakında Türkiye Jokey Kulübünün kapısına "Muhtaç olduğunuz
beygir gücü Audi Q7'nin diferansiyelinde, orada değilse bile
şanzımanında mevcuttur.." yazılmış..
Altına da Kemal Atatürk'ün imzasını çakılmış! |