|

Putin KKTC’yi Neden
Savundu?
Sami Kohen/16.02.2008/Milliyet
Putin son
çıkışında haklı: Avrupalılara "Kuzey Kıbrıs"ın 40 yıldan beri "bağımsız"
olduğunu hatırlattıktan sonra şöyle çatıyor: "Siz neden bunu
tanımıyorsunuz? Bu kadar çifte standart uygulamaktan utanmıyor musunuz?"
İlk bakışta Türk tarafını memnun edecek bir ifade bu. Rus lideri
Türklerin duygularına tercüman olmuş adeta...
Ama Putin durup dururken neden bu çıkışı yapmış? Herhalde KKTC'yi
savunmak ve ona destek sağlamak için değil. Moskova Kıbrıs meselesinde
öteden beri hep Rumlardan yana bir tutum içinde.
Putin'in derdi şu sırada Kosova meselesi. "Kuzey Kıbrıs" konusunu da,
kendi görüşünü haklı çıkarmak için bir örnek olarak ortaya atıyor.
Avrupalılara -ve Kosova'yı tanımaya hazırlanan tüm ülkelere- vermeye
çalıştığı mesaj şu: Siz nasıl KKTC'yi tanımıyorsanız, Sırbistan'dan
ayrılıp bağımsız olmak isteyen Kosova'yı da tanımamalısınız... Bakın,
biz ikisini de tanımıyoruz!..
Putin böylece "ilkeli" ve tutarlı hareket ettiğini, başkalarının ise
"çifte standart" uyguladığını göstermeye çalışıyor...
Hangi safta?
Bu sözlerde belirli bir mantık var tabii. Gerçi Kıbrıs ile Kosova'nın
durumları arasında birtakım farkların bulunduğu doğru. Ama önemli
benzerliklerin varlığı da bir gerçek. Dolayısıyla Avrupalıların ve daha
pek çok devletin, KKTC'yi tanımaması, daha çok siyasal nedenlerden
kaynaklanıyor. Tıpkı, Kosova'yı tanıma veya tanımama konusunda olduğu
gibi...
KKTC'yi tanımama konusunda Avrupalılar ile aynı safta olan Rusya,
Kosova'yı tanıma konusunda zıt cephedeler!
Moskova'nın Kosova'nın bağımsızlığına karşı çıkıp Belgrad'ı
desteklemesinin çeşitli nedenleri var: Ruslar Ortodoks Sırplara her
zaman yakın durdular. Sırplar da hep Ruslara güvenip dayandılar. Şimdi
de böyle bir işbirliği ve dayanışma içindeler...
Rusya'nın Kosova'nın bağımsızlığına karşı çıkmasında önemli bir neden
de, bunun kendi topraklarındaki ayrılıkçılara da (başta Çeçenler) bir
emsal oluşturması endişesidir.
Hasılı, Kosova ve benzeri meselelerde, alınan tavırlarda esas göz önünde
tutulan husus, hukuki koşullardan ve ilkelerden çok, ulusal çıkarlar ve
buna dayalı stratejilerdir.
"Çifte standart" lafına gelince, açıkçası, gerektiğinde bunu uygulamayan
ülke var mı?..
Sadece ilke mi?
Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesine artık çok az zaman kaldı. Yarın
veya öbür gün, bu kararın ilan edilmesinden hemen sonra, ABD ve birçok
Avrupa ülkesi yeni devleti tanıdığını açıklayacak. Türkiye'nin de 24
saat içinde tanıyacak ülkeler arasında yer alması bekleniyor...
Yugoslavya'nın diğer bölgeleri tek tek bağımsız olduğunda bir mesele
çıkmamıştı! "Ayrılma" gibi "tanıma" konusunda mutabakat sağlanmıştı.
Kosova için durum öyle değil.
Sırbistan bu bölgeyi kendi egemenlik alanı içinde görüyor ve onu dize
getirmek için bir dizi yaptırım planlıyor. Rusya da kendi diplomatik
ağırlığını Sırplardan yana koymaya kararlı. Bu tabii Putin'i Batı ile
karşı karşıya getiriyor...
Tehlike de burada. Olay zaten -Kosova'dan Makedonya'ya, Bosna'dan
Karadağ'a kadar- Balkanlarda yeni sürtüşmelere yol açabilecek cinsten...
Buna ilaveten dış güçler arasındaki uyuşmazlıklar büyürse, Balkanlar
gerçekten uluslararası bir çatışma alanına dönüşebilir...
Kısacası, küçük Kosova'nın bağımsızlığı, bölgede büyük gelişmelere gebe
görünüyor... |