Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 351 | Mart  2008

                   

 

 


KOSOVA BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ETTİ!

1991 yılında bağımsız bir devlet olma yönünde bir girişiminde bulunan, ancak Sırpların müdahalesi sonucunda hedeflerine ulaşamayan Kosovalılar, nihayet bağımsızlıklarını ilan ettiler. 1999 NATO operasyonundan sonra Birleşmiş Milletler denetimine giren Kosova, 109 milletvekilinin oy birliğiyle ilan edilen bağımsızlıktan sonra Avrupa'nın 49. ülkesi oldu. Bağımsızlığın ilan edildiği oturumda konuşan Başbakan Haşim Taçi, Kosova'nın, "demokratik ve çok etnik unsurlu bir devlet" olacağı ilan etti ve hedeflerinin NATO'ya ve Avrupa Birliği'ne tam entegre olmak olduğunu söyledi. Taçi, ayrıca konuşmasında, Kosova'nın bağımsızlık ilanının başka sorunlara 'emsal' teşkil etmeyeceğini özellikle vurguladı ki, bu konu üzerinde durulmalıdır. Çünkü bu açıklamada, bütün dünyanın cevabını beklediği bir soruyla ilgili bir ipucu bulunmaktadır ve öyle görünüyor ki, Taçi de bu ipucunu vermek için bu açıklamayı yapmıştır.
Bilindiği üzere, Kosova'nın bağımsızlık ilanının ardında ABD desteği vardır. ABD, Balkanlar'da izlediği siyasetin gereği olarak, Kosova'nın bağımsızlığını desteklemiştir ve bu bağımsızlığın Sırbistan-Karadağ'ı siyaseten güçsüzleştirme politikasıyla doğrudan bağlantısı vardır. Bu bağlantıyı görmeden, Kosova'daki gelişmeleri anlamak da mümkün değildir. Bu açıdan bakıldığında, Kosova'nın bağımsızlık ilanının, Eski Yugoslavya'nın parçalanması sürecinin bir uzantısı olduğu açıktır. Sırbistan'ın güçsüzleştirilmesinin küresel politikalar açısından 'anlamı' ise şudur: eski Sovyet Bloku'nun bir müttefiki olarak Sırbistan'ın zayıflatılması, Yeni Dünya Düzeni'ni kurmaya çalışan ABD'nin gücünü bütün dünyaya göstermesi açısından bir işlev görecektir. Bu nedenledir ki, başta Rusya, Kosova'nın bağımsızlığına karşı çıkmıştır. Hatta müdahalede bulanabileceğini dahi ilan etmiştir. Fakat meselenin bunun ötesinde boyutları vardır ve bunlar üzerinde de durulmalıdır. Kosova, bilindiği gibi, bağımsızlık ilanından önce, uluslararası hukuk açısından 'bağımsız Sırbistan' devletine bağlı bir 'özerk' bölgedir. Bu statüdeki bir devletin bağımsızlık ilanının başta ABD olmak üzere, bir çok devlet tarafından tanınmasının anlamı açıktır. Bundan böyle, benzer statüdeki bütün 'özerk bölgeler'in aynı yolu izlemesi riski vardır. İşte bu nedenledir ki, Bask Bölgesi'nde sorun yaşayan İspanya ve adadaki Türklerle sorunu bulunan Güney Kıbrıs, Kosova'nın bağımsızlığına karşı çıkan ilk ülkeler olmuşlardır. Aynı sorun Rusya'nın Kafkasya bölgesi için, hatta Slovakya'daki Macarlar ve yine Sırbistan'daki Voyvodina bölgesi için de geçerlidir. İşte Haşim Taçi'nin, bağımsızlığın ilan edildiği Meclis konuşmasında yaptığı: "Kosova, Yugoslavya'nın parçalanmasıyla ortaya çıkan kendine has bir durum. Dolayısıyla başka sorunlara emsal teşkil edemez" açıklamasını bu açıdan yorumlamak gerekmektedir. Aslında Taçi'nin konuşmasında, Kosova'nın bağımsızlığından kendilerine pay çıkarmak isteyen 'özerk bölgelere' yönelik bir Amerikan mesajı gönderilmiştir. Bu mesaj yoluyla, Amerika, yakın vadede benzer bir desteği başka özerk bölgelere vermeyeceğini ilan etmiş olmaktadır.
Peki Kosova'nın bağımsızlığının, uzun vadede sorun çıkarması ihtimali hiç mi yoktur? Elbette vardır. Kosova'nın bağımsızlık ilanı, başkalarına 'emsal' teşkil etme riskini beraberinde taşımaktadır. Fakat Amerika, diğer bölgelerde, nüfuzunu kullanarak, benzer taleplerin önüne geçebileceğini hesap etmektedir. Ayrıca Kosova'nın bağımsızlığından Amerika'nın kazanacağı çok şey vardır. Kosova'nın Sırbistan'dan ayrılması, Amerika'nın küresel siyaset bağlamında prestijini artırdığı gibi, Balkanlar'daki Arnavut unsur üzerindeki nüfuzunu da artıracaktır. Böylece Amerika, Balkanlar'da hatırı sayılır bir etnik grubun yaşadığı bölgelerde daha etkin bir siyaset izleme imkanı bulabilecektir. İşte Amerika'nın yakın dönemdeki hedefi budur. Bu, elbette Amerika'nın Balkan politikasını tamamen Arnavutlar üzerinden yürüteceği anlamına gelmez. Bu, belki Ortadoğu politikalarında Kürt unsurunu kullanmasına benzetilebilir. Kürtler de, Amerika'nın Ortadoğu politikalarında, yeni dönemde bir 'aktör' olarak devreye girmişlerdir. Fakat bu, Amerika'nın bütün hesaplarını Kürtler üzerinden yürüteceği anlamına gelmez. Burada dönemsel bir 'kullanma' durumu söz konusudur. Amerika, konjonktürü gözeterek, Kürtler'den ve Arnavutlar'dan yararlanmaktadır. Elbette Kürtler ve Arnavutlar da, dönemin avantajlarını kullanarak, mevcut durumdan 'en kârlı' çıkabilmenin yollarını aramaktadırlar. Ancak her iki bölgede de Amerika'nın başka ortakları vardır ve Amerika, bu dengeleri daha çok gözetmek durumundadır. Örneğin Ortadoğu dengelerinde Türkiye'yi hesaba katmadan bir politika belirlemek mümkün değildir. Yani Amerika, gözden çıkaracaksa, Türkiye'yi değil Kürtleri gözden çıkarır! Aynı şekilde Balkanlar'da da, Arnavutlar, Amerika'nın hiçbir şekilde gözden çıkarmayacağı bir etnik unsur değildirler. Amerika, Balkan politikasını, esas itibarıyla Avrupa Birliği ve Rusya politikaları bağlamında belirlemektedir. Dolayısıyla, Amerika'nın bundan böyle de Balkanlar'da, bu iki büyük uluslararası aktörün 'kaygı' ve 'beklentileri'ni göz önünde bulundurarak hareket edeceği söylenmelidir. Bu nedenle, hem AB'nin hem de Rusya'nın kaygılarını gidermek için, Kosova örneğinin başka yerlerde tekrarlanmayacağı ilan edilmiştir. Amerika'nın bu 'güvencesi' göz önüne alındığında da, yakın vadede başka bir özerk bölgenin bağımsızlık ilan etmesinin zor olduğu söylenmelidir. Dolayısıyla, Kosova'nın bağımsızlık ilanından sonra, örneğin Kıbrıs'ta benzeri bir girişimin başlatılması ihtimali zayıftır. Buna hem AB, hem de Rum Kesimi karşı çıkacaktır. Rum Kesimi'nde seçimleri Hristofyas'ın kazanması da, Kıbrıs'ta Türk tarafının bağımsızlık yönünde bir girişim başlatmasından daha çok, 'federal' bir çözümün şansını artırmıştır. Aynı şekilde Kosova örneğinden sonra Bask Bölgesi'nin bağımsızlık şansının arttığı da söylenemez. Çünkü İspanya AB üyesidir ve AB, bu dönemde, kendi içinde sorun çıkaracak böylesi bir girişime destek olmayacaktır. Dünyanın diğer bölgelerindeki özerk bölgelerin de, aynı nedenden dolayı, bağımsızlık ilan edebilmeleri mümkün görünmemektedir.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...

www.iktibas.info www.iktibas.info