|

‘Batı’da Allah’ Hangi İslam’ı Anlatıyor?
Ayça Aydoğdu/17.04.2008/ ntvmsnbc.com
Der
Spiegel'in Mısır'da toplatılan "Batı'da Allah" özel sayısının Yazı
İşleri Müdürü Traub ve Almanya'daki İslam uzmanı Reetz'e sorduk.
İSTANBUL/BERLİN - Alman Der Spiegel dergisinin (Allah im Abendland)
"Batı'da Allah" başlıklı özel sayısının yankıları sürüyor. Mısır,
İslamiyet'e ve Hz. Muhammed'e hakaret içerdiği gerekçesiyle dergiyi
toplattı. Kapak fotoğrafında Almanya bayrağı üzerinde ay-yıldız ile
camiyi kullanan dergi, içerde de paten kayan, havuza giren türbanlı
kadınlarla, yolda namaz kılan erkekler, 11 Eylül, İspanya ve Londra'daki
terör olayları, "36 Boys" adlı Türk sokak çetesi, recm cezasını gösteren
fotoğraflara yer veriyor. Der Spiegel'in Yazı İşleri Müdürü Dr. Rainer
Traub ve Almanya'daki İslam Uzmanı Dr.Dietrich Reetz, NTVMSNBC'nin "Der
Spiegel hangi İslam'ı anlatıyor?" sorusunu yanıtladı.
Dr.Rainer Traub (Der Spiegel):
İSLAM ALMANYA'NIN TAM ORTASINDA
Der Spiegel'in 'Allah im Abendland' özel sayısında Almanya'daki İslam'ın
her yönünü anlatmaya çalıştık. Ancak bir dergiyle sınırlı,
anlatabildiğimiz kadarını gösterdik. Benim için kapaktaki fotoğraf şunu
söylüyor: İslam, Almanya'nın ortasına geldi, Almanlar bunun farkına
varmalı ve kabul etmeli. Fotoğraf başkent Berlin'i gösteriyor.
Zaten, İslam'la şiddet ve terörü bağdaştıran önyargılı insanların,
kapaktaki bu fotoğrafı görünce dergiyi ellerine alacaklarını hiç
zannetmiyorum. Çünkü onlar aptallar ve en az okuyanlar. Gerçekten bu
konuyla ilgili okumak isteyen bu dergiyi satın alır.
BATI'NIN TANIMADIĞI BİR DİN
Bizim için önemli olan göçmenlerin Almanya'ya beraberinde getirdikleri
dinin çizdiği tabloyu yansıtmaktı. Bu sayıda sadece Almanya'yı
anlatmıyoruz, aynı zamanda komşu ülkelerimizdeki İslam'ı da anlattık.
Örneğin; Fransa geniş bir Müslüman topluma sahip, Hollanda'da Müslüman
toplumla çelişki içinde, bu ülkelerdeki İslam'ı da ele aldık. Bazıları
başlığın iki dinin inancını ayırdığını düşünebilir. Almanca 'Gott' değil
de 'Allah' yazmamız ayrımcılık olarak anlaşılabilir. Fakat Hıristiyan
Batı'ya çok iyi tanınmayan bir din geldi. Bu yüzden 'Allah' kelimesini
kullandık.
MÜSLÜMANLAR BU ÜLKEDE AZINLIK DEĞİL
Azınlık Müslüman bir toplum üzerinden mi anlattık!.. Hangi azınlıktan
söz ediyorsunuz? Bazı eksikler olmuştur, fakat biz önemli noktaları
gösterdik ve açıkladık. Müslümanlar azınlık değil. Entegrasyon
sorunlarının din meselesi olmaması gerektiğini bir yazıda vurguladık.
Almanya'daki göçmenlerle ilgili tek kriter İslam olmamalı.
ALMANYA'DAKİ GERÇEKLERİ YANSITTIK
Bence fotoğraflarla ilgili yanlış düşünüyorsunuz. Örneğin, camide yere
eğilmiş namaz kılan adamlar, bir kapalı kadın kaykay yaparken veya
havuzdaki türbanlı kadın... Bizim göstermek istediğimiz farklı
özelliklere ve inançlara ait kişiler aynı ortamda birbirleriyle
yaşayabilirler. Bu fotoğrafları Almanların önyargılarını azaltmak için
koyduk. Fotoğraftaki insanlar Almanya'da yaşayan Müslümanlar. Almanlar,
türbanlı kadınların hayatının eşleri tarafından yönetildiğini düşünüyor.
Bu fotoğraflar o önyargıların yanlış olduğunu gösteriyor. Türkiye'de ve
Almanya'da İslamcı azınlık var ama, gazeteci olarak bunları birbirinden
ayrı görmüyorum. Bu azınlık aslında çoğunluk ve bunu vurgulamak
istiyorum.
TÜRKİYE'DE OLDUĞU GİBİ BAŞÖRTÜSÜ BİR SEMBOL
Pardon fakat, başörtüsünün İslam'ın bir parçası olduğunu inkar etmek
yanlış.
Benim duyduğuma göre, sizin ülkenizde üniversitede başörtüsü izni
verilecek. Dergide başörtüsü üzerine 8 sayfalık bir yazı yer alıyor ve
başörtüsünün İslam'ın bir parçası olduğu zaten ortada. Bu konuyu
tartışmaya bile gerek yok. Ayrıca dergide her konuyu farklı bir gazeteci
işledi. Her gazetecinin farklı görüşü var. Biri karşı çıkmaz, diğeri
karşı çıkar. Plüralist bir toplumda farklı bakış açıları olur ve böyle
olması gerekiyor. Biz o gerçeği her yönden göstermek istedik.
AGRESİF MÜSLÜMANLARI SAKLAMAK DOĞRU DEĞİL
Herkesin bildiği gibi tehlike yaratan agresif Müslüman azınlık var ve
bunu saklamak doğru olmaz. Fakat bu agresif toplumu İslam'ın bir parçası
olarak göstermedik. Avrupa'da Müslümanlar ile yaşanan sorunlar yeni bir
fenomen olmayabilir. Fakat insanları yakından ilgilendiren bir konu
olduğu için işledik. Bir gazeteci insanların ilgilendiği ve onları
meşgul eden konuları işler. Sadece Almanya'yı ilgilendirmiyor, aynı
zamanda Avrupa'yı da ilgilendiriyor.
BİR YANLIŞ YAPTIK, ÖZÜR DİLEDİK
Sadece bir yazıda yanlış yaptık. Bu yazıyı hazırlayan da özür diledi.
Göçmenleri önce din üzerinden anlatmak yanlıştı. Fakat bunu sadece biz
yapmıyoruz. Çok kişi yapıyor. Aynı zamanda Batı'daki insanlar İslam
hakkında çok fazla bilgiye sahip değil. Bizim amacımız İslam'ı
okuyuculara tanıtmaktı.
BİZ DERGİYLE ÖRNEK OLDUK, MISIR ANLAMADI
Mısır neden dergiyi toplattığını çok açık bir şekilde söylemedi. Fakat
her ülkede zaten okuyamıyorlar bu dergiyi.
Onun için yanlış anlaşılıyor. İslam siyasi korku olarak kullanılıyor.
Fakat aynı zamanda 11 Eylül, İspanya ve Londra'da yaşanan terör olayları
insanları etkiliyor. Bu azınlığın İslam dünyasının dışında olduğunu
göstermek bizim görevimiz. Bu yüzden bu özel sayıyla örnek olmak
istedik.
İslam Uzmanı Dr. Dietrich Reetz:
'ALLAH' KELİMESİ DİKKAT ÇEKİYOR
Allah kelimesi edebiyatta birçok yerde kullanılıyor. Bu Allah ve inançla
ilgili negatif bir anlam taşımıyor. Aslında burdaki sorun Der Spiegel'in
hangi başlığı kullandığı veya İslam'la ilgili bir sorun değil, siyasete
dayanan bir sorun. Bu yüzden Batı ve Müslüman ülkeler farklı anlam
çıkarıyor. Bu tür sözleri çarpıştırmamak lazım. Gazeteciler bu
kelimeleri tercih ediyor çünkü yazı diliyle dikkat çekmek istiyor.
Spiegel özel bir magazin dergisi, öncellikle ticari mantıkla yaklaşıyor.
Bu dergi akademik bir kurumdan çıkmıyor. Spiegel'in hedefi en fazla
okuyucu sayısına ulaşmak ve çok satmak.
BATI VE İSLAM KORKUSU
Burada kutuplaşma söz konusu. İslam ve dini hassasiyet hem Müslüman hem
de Hıristiyan siyasetçiler tarafından siyaset yapmak amacıyla
kullanılıyor. Aslında iki taraf da birbirinden korkuyor. Bence çok
sağlıksız bir durum, çünkü din üzerinden siyaset yapılıyor. Din
konusundaki hassasiyet üzerinden siyasi sorunlar analiz ediliyor ve aynı
zamanda Müslümanların entegrasyonu da bunun üzerinden yorumlanıyor.
MÜSLÜMAN ÜLKELERDE TERÖR, DİNE DAYANIYOR
Terör olayları insanları endişenlendiriyor. Bu sorunu yok sayamayız.
Müslüman ülkelerde dine dayanan nedenlerden dolayı terör olayları
gerçekleşiyor. Örneğin Pakistan, Endonezya ve başka Müslüman ülkeler...
Aslında siyasi bir sorun. Siyasetçiler terör olaylarını dış dünyaya
yansıtırken, kanıt olarak dini gösteriyor ve sorumluluğu dine yüklüyor.
Sivil insanlar dışarından bu olayları izlediği için sadece onlara
yansıtılan yüzü görüyor, yani dinden dolayı bu olayların yaşandığına
inanıyor.
DER SPİEGEL DİN REHBERİ DEĞİL, BİR DERGİ
Fotoğraflardaki görüntüler İslam'ın bir parçası değil, siyasi bir
çatışmanın parçası. Konu İslam değil, ortak yaşam, siyasi çelişkiler ve
olaylar. Spiegel din rehberi değil, sadece bir haber dergisi. Şu anda
Der Spiegel'i savunmak durumunda bırakıyorsunuz beni. Eğer ben yazsaydım
dergide bir çok seyi farklı yapardım ve daha duyarlı yaklaşırdım. Ama
bir gerçek var, haber dergisinin ilk önem verdiği nokta dergiyi
satabilmek.
MÜSLÜMAN YETKİLİLER OLAYLARI BÜYÜTMEMELİ
İslamafobi neden gittikçe artıyor bunu iki tarafa da sormak gerekiyor.
İslam organizasyonlarının toplum içindeki ayrımcılığa karşı daha hızlı
önlem almaları gerekiyor. Bu sorumluluk herkesin, çünkü ortak bir yerde
beraber yaşıyoruz ve herkes bu sorumlulukta yükümlüdür. İki tarafın da
birbirine güvenmesi gerekiyor. Müslüman yetkililerin batıyı her
kötülüğün sorumlusu olarak göstermemesi, korkuları büyütmemesi
gerekiyor. Batılı ülkeler de Müslümanların hassasiyetini negatif
yansıtmamalı |