|

İran Saldırısına Geri
Sayım
18.03.2008/ Yeni Şafak
ABD Irak'tan
sonra İran'a da saldırmaya hazırlanıyor. Şok iddiayı Cheney'in Ortadoğu
turunu izleyen "US News" dergisi yazdı. Dergiye göre "İran için geri
sayım başladı."
Amerika'da haftalık olarak yayımlanan "US News and World Report" dergisi
ABD'nin İran saldırısının yaklaştığını pekiştiren altı işaret olduğunu
yazdı. Gazeteye göre bu altı işaret şunlar; ABD Ortadoğu Kuvvetler
Komutanı Amiral William Fallon'un istifası, ABD Başkan Yardımcısı Dick
Cheney'in Ortadoğu'ya yaptığı ziyaret, ABD savaş gemilerinin Lübnan
sahillerine doğru yönelmesi, İsrail Cumhurbaşkanı'nın İran'a karşı
yapılacak herhangi bir müdahalede ülkesinin yalnız olmayacağıyla ilgili
demeçleri, İsrail savaş uçaklarının birkaç ay önce Suriye'de Deyr ez-Zor
bölgesinde bir askeri tesise yaptığı hava saldırısı ve 2006 yazında
İsrail'in Lübnan'a saldırması.
TimeTurk.com'un haberine göre, "Nükleer programını durdurması amacıyla
İran'a karşı girişilecek askeri bir operasyona karşı çıkan tek muhalif
ses" olarak nitelendirilen Fallon'un istifasının ardından Amerikan
medyasında ABD'nin İran'a askeri bir saldırıda bulunacağına dair
haberler yeniden artmaya başladı.
ABD Yönetimi askeri seçeneği desteklemeyen Dışişleri Bakanı Condoleezza
Rice, Savunma Bakanı Robert Gates, Merkezi Haber alma teşkilatı CIA
Başkanı Michael Hayden ve Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı Mike
McConnell çizgisiyle askeri seçeneğin masada kalması gerektiğini savunan
Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Savunma Bakan Yardımcısı Eric Edelman ve
Başkanlık Danışmanı Eliot Abrams çizgisi arasında bölünmüş durumda.
FALLON'UN İSTİFASI
Birinci işaret Fallon'un istifasıdır. Gazeteye göre İran'a karşı nasıl
davranılacağıyla ilgili Fallon'la ABD Yönetimi arasında Fallon'un "Esquire"
dergisine verdiği demeçte Başkan Bush'un İran'a karşı yürüttüğü siyasete
karşı olduğunu açıklaması ve ABD'nin Irak'taki kuvvetleri komutanı
Petraus'la anlaşamadığını açıklamasından sonra görüş ayrılığının çıkması
ilk işaret sayılıyor.
Dergi Amiral Fallon'u "nükleer programını durdurması için İran'a karşı
girişilecek bir askeri operasyona karşı çıkan tek muhalif ses" olarak
nitelendirmişti.Böylece önümüzdeki ocak ayında görev süresi dolacak olan
Bush yönetiminin giderayak İran'a karşı yapılacak askeri bir operasyona
karşı ABD yönetiminin tutumuyla ilgili bir çok soru işaretinin
oluşmasına neden oldu.
Gazete İran'a yapılacak askeri bir müdahalenin sorumluluğunu Ortadoğu'da
özellikle Körfez’de bulunan Amerikan Deniz Kuvvetleri üstlenecektir,
diyor. Uçak ve füze taşıyan gemilerden oluşan bu kuvvetler pratik olarak
savaşa muhalif olan bu istifa eden generale bağlıdır.
ABD Savunma Bakanı Robert Gates sözkonusu istifa ile Amerika'nın İran
siyaseti arasında bir ilişki kurmayı "aptalca bir şey" olarak
değerlendirdi. Gates, Fallon'un bu ay sonunda görevi bırakacağını ve
yardımcısı General Martin Dembese'nin, yeni bir komutan seçilinceye
kadar merkezi komutanlık görevini yürüteceğini söyledi.
Amerikan Senatosu çoğunluk grup lideri Demokrat Partili Harry Reid
Fallon'un istifasından ve Bush yönetiminin "içindeki bağımsız ve
düşündüğünü açıkça dile getiren sesi susturmasından" ötürü endişe
duyduğunu söyledi.
Öte yandan, İran Dosyası’nı takip eden gözlemciler Londra'da yayınlanan
"El Hayat" gazetesine verdikleri demeçte Fallon'un istifasının Beyaz
Saray'dan doğrudan gelen bir talep sonucunda gerçekleştiğini iddia etti.
Zira Beyaz Saray Fallon'un görüşlerini basın yoluyla dile getirmesinden,
Tahran'a karşı yapılacak bir operasyona Pentagon'da tek muhalif olmakla
övünmesinden, 2007 yılında Dışişleri Bakanı Coondoliza Rice'le birlikte
bu fikrinde vazgeçmesi için Beyaz Saray'ı nasıl ikna ettiğini
açıklamasından rahatsız oldu.
Bu kaynaklara göre Bush Fallon'u emekliye ayırarak bir nevi "terbiye
etmiş" oldu. Ancak istifanın Amerika'nın bölgede artan diplomasi atağına
denk gelmesi, Başkan Yardımcısı Dick Cheney'in Suudi Arabistan, Umman
Sultanlığı, Filistin Toprakları ve İsrail'i kapsayan bir geziye
başlaması, Tahran'a karşı atılacak askeri bir adımın en büyük muhalifi
Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns'un görevinden ayrılması benzer
senaryoyla ilgili yorumların yeniden yapılmasına neden oldu.
CHENEY'İN ORTADOĞU ZİYARETİ
US News dergisinin dikkat çektiği ikinci işaret Dick Cheney'in
Ortadoğu'ya Pazar günü başladığı ziyaretti. Derginin iddiasına göre her
ne kadar ziyaretin amacı Filistin-İsrail barış görüşmeleriyle ilgili
olduğu açıklansa da Cheney Umman Sultanlığı'yla Suudi Arabistan'ı da
ziyaret edecektir.
Dergiye göre Cheney'in Umman ziyaretinin önemi,Amerikan savaş
gemilerinin lojistik üssünün burada bulunmasından kaynaklanıyor. Ayrıca
Umman petrol geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı’nın diğer yakasını
temsil etmektedir. ABD'yle savaş esnasında İran'ın bu boğazı kapatarak
batıya giden petrolu kesmesi bekleniyor.
Gezinin Suudi Arabistan durağının önemi ise İran'a karşı girişilecek
herhangi bir askeri müdahalenin Suudi Arabistan'ın desteğinden yoksun
olamayacağından kaynaklanıyor. Cheney bu ziyaretinde, İran'ın savaştan
sonra Hürmüz Boğazı’nı kapatarak batıya giden petrol yolunu kesmesi
halinde Suudi Arabistan'dan günlük petrol üretim kapasitesini artırması
için bu ülke yetkililerinden onay koparmaya çalışacak.
Dergi Cheney'in 2002 yılında Suudi Arabistan'a yaptığı ziyareti
hatırlattı. Hatırlanacağı gibi Cheney bu ziyarette Suudi Arabistan
makamlarından Irak işgalinden sonra petrol piyasasında meydana
gelebilecek herhangi bir krize karşı petrol üretim kapasitesini
artırmasını talep etmişti.
Bu bağlamda Washington'a müttefik bir Arap Devleti'nin büyükelçisi
Kuveyt "Al Qabas" gazetesine verdiği demeçte Cheney'in ziyaretinin
"ABD'nin bu hayati bölgede uğradığı siyasi kan kaybını durdurmak"
amacını taşıdığını yazdı. Ayrıca Bush Yönetimi ziyaretin Filistin-İsrail
barış görüşmelerini canlandıracağını, Bush'un barışa verdiği önemi
tekrar vurgulayacağını, İran'a yönelik sert tutumunun değişmediği
yönünde Washington'un bölgedeki müttefiklerine güvence vereceğini ve
Washington'un İran'a karşı girişeceği askeri operasyonu bölge ülkelerin
harekete geçmesine gerek bırakmadan adeta bu operasyonun kaçınılmaz
olduğunu anlatmayı umuyor.
ABD SAVAŞ GEMİLERİ AKDENİZ'DE
US News dergisine göre Amerikan saldırısının yakınlaştığının üçüncü
işareti ABD Savaş gemilerinin Lübnan sahillerine doğru
hareketlenmesidir. Gazeteye göre gemilerin Suriye'nin Lübnan'a
müdahalesini engellemek amacını taşıdığı, iddiası doğru değildir.
Dergi, İran saldırısına katılacak olan İsrail savaş uçaklarına servis
sunmak ve savaş esnasında İsrail'e yönelecek İran füzelerini savuşturmak
için bu gemilere ihtiyaç duyulacaktır, diyor. Ayrıca Lübnan ve Güney
Lübnan üzerindeki İran-Suriye işbirliğini kontrol altında tutmak
(örneğin savaş esnasında Hizbullah'ın olası hareketlenmelerini).
Dergi bu iddiasına kanıt olarak "USS Cole" savaş gemisinin yerini alan
"USS Rose" isimli Amerikan savaş gemisinin hava saldırılarına karşı
savunma sistemiyle donatıldığını gösterdi.
Cole Destroyeri ve ona eşlik eden savaş gemileri 19-20 Şubat tarihleri
arasında bulundukları yer olan Amerikan Başkenti'ne 3 saat mesafede yer
alan Atlas okyanusundaki üslerinden Akdeniz ve Arap Körfezi'ne doğru
harekete geçmeleri yönünde emir aldı.
Washington kaynaklarına göre şu anda Lübnan kıyıları yakınlarında ve
Suriye sahillerine uzak olmayan bir mesafede uluslararası karasularda
bulunan Amerikan savaş gemileri uzun ve kısa menzilli füzeleri
avlayabilen savunma sistemiyle donatılmıştır.
PEREZ'İN DEMEÇLERİ
Dördüncü işaret İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez'in demeçleridir. Perez
içinde bulunduğumuz ay başında İsrail'in tek başına İran'a saldırmakla
ilgilenmediğini açıkladı.
Perez Fransız Le Figaro gazetesine verdiği demeçte İran'ın nükleer bomba
elde etmesini engellemek için İsrail'in yalnız başına hareket
etmeyeceğini söyledi. Perez gazeteye verdiği demeşte şunları söylemişti:
"Bu hiçbir şartta olmayacaktır. İsraili İran tehlikesiyle karşı karşıya
bırakacak kadar ahmak değiliz."
Perez'e göre "Bu tüm dünyanın halletmesi gereken bir problemdir.İran'ın
geliştirdiği uzun menzilli füzeler sayesinde mesele sadece İsrail'in
meselesi olmaktan çıkmıştır."
Ancak Perez "ekonomik yaptırımlar İran'ı nükleer programını durdurmaya
ikna etmekte başarısız olursa askeri olmayan seçeneklerin tükendiğini
söyleyebiliriz" diye ekliyor.
Perez ayrıca İran'ı Ortadoğu'da "dini istismar" etmekle suçladı. Fransız
Europe 1 radyosuna verdiği demeçte "İran Yakındoğu'ya egemen olmaya
çalışıyor, dini kullanmak istiyor, Arap ülkeleri İran'ın bu egemenlik
kurma çabalarından hiç de hoşnut değiller" iddiasında bulundu. "Bu
devletlerin İran ve Hamas korkusu bizim Hamas korkumuzdan çok daha
büyük" diyen Perez, "İran'ın iki tip rakip ve taraftarı var. Hizbullah
ve Hamas. Ayrıca İran Suriye'yi kontrolu altına almak istiyor" dedi.
Perez demecinde şu ifadelere yer vermişti: "İranlılar bu alanda petrol
paralarıyla yatırım yapıyorlar. Petrol bugün en büyük düşmandır.
Ürettiği hava kirliliğinin dışında Venezüella'dan İran'a terörizmin
finansörü haline gelmiştir."
Perez ayrıca ülkesinin alternatif enerji kaynaklarını geliştirme çabası
içinde olduğunu ifade ederek "bizde güneş var, bana göre güneş petrolden
daha iyidir, güneş hiç bitmez, üstelik Arap Ligi üyesi de değildir,
ayrıca herkes güneşten faydalanabilir" dedi.
Dergi İsrailli yetkililerin ABD'nin saldırmaması halinde İsrail'in tek
başına nükleer programını durdurması için İran'a saldıracağını özellikle
vurguladıklarını söylüyor. Gazete bu hususta şu soruyu soruyor: Perez
bir başına mı bunları söylüyor yoksa George Bush ona İsrail'in bu duruma
tek başına kalkışmayacağı teminatı mı vermiş?
İSRAİL'İN SURİYE'YE YAPTIĞI HAVA SALDIRISI
Beşinci işaret olarak dergi geçtiğimiz Eylül ayında İsrail'in Suriye'nin
Deyr ez-Zor bölgesinde askeri bir tesise hava saldırısında bulunmasını
gösteriyor. Amaç Suriye radarlarının elektronik sisteminin yeterince
çalışıp çalışmadığını kontrol etmekti. Zira İran'a saldıracak olan
İsrail savaş uçakları bombalanan mevkinin üstünden geçecek. Çünkü İran'a
ulaştıracak en kısa ve en güvenli hava koridoru bu koridordur. Zira
İran'ın kuzeyinde Tahran yakınlarında yer alan nükleer tesislerin
bulunduğu mevkiye ulaştıran bu koridor ABD ve İsrail'e müttefik Irak
Kürdistan'ı üzerinde geçmektedir.
İKİNCİ LÜBNAN SAVAŞI
Derginin öne sürdüğü altıncı işaret İsrail'in Lübnan'a 2006'da yaptığı
saldırıdır. Gazete bu hususta savaşın asıl gayesinin İranla bir savaş
çıkması halinde kullanılmasını Hizbullah'ın elinde bulundurduğu füzeleri
kullanmasını engellemek ve bu füzelerin tahrip gücünü azaltmak amacıyla
Hizbullah'ı Litani nehrinin kuzeyine defetmek olduğunu söylüyor.
1701 nolu karar zaten Hizbullah'ın Litani nehrinin güneyine inmesini
yasaklayarak bu durumun yaratılmasını sağladı. Ancak dergiye göre
Hizbullah BM'e bağlı çok uluslu kuvvetlerin denetimine rağmen yeniden
silahlandı ve eski gücüne tekrar kavuştu. |