|

SELAM
İLE...
Kıymetli okuyucularımız,
Geçtiğimiz ayın gündemini AKP'ye açılan kapatma davası belirledi. Biz de
bu nedenle ayın YORUM'unu bu konuya ayırdık. Konunun esas itibarıyla
sistem-içi mücadelenin bir uzantısı olduğunu belirttik; ancak bu kez
taraflardan birinin yaptığı hamlenin görece büyük olduğunun altını
çizdik. Bu şu demekti: büyük hamleler, karşılıklı olarak büyük kazanç
veya kayıplara neden olabilir. Malum olduğu üzere, statükodan nemalanan
kesimler, pozisyonlarını kolay terk etmeye razı değillerdi.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldıkları yenilgi onların bir ölçüde
telaşlanmalarına neden oldu ve bu kez başka bir yola tevessül ettiler.
Kapatma davasında yargı kartını kullanmaları, statüko yanlılarının
görece riskli bir yola başvurduklarını göstermektedir. Tabii ki bunun
karşılığında, liberal-demokrat kesimin de görece 'büyük' bir adım atması
beklenebilir. Ancak burada şu hususun altını çizmekte de yarar vardır:
sistem-içi mücadeleyi benimsemiş taraflar rejimin 'kırmızı çizgileri'ni
aşmayı kolaylıkla düşünemezler. Bu nedenle, taraflar arasında uzlaşmayı
sağlamak için bir takım girişimlerin olacağı da beklenebilir. KAVRAM
bölümünde 'Allah Korkusu'nu işledik ve müminlerin Allah korkusunun
saygı, sevgi, itaat ve huşû temelleri üzerine yükseldiğinin altını
çizdik ve takva bilincine sahip Müslümanların, Allah korkusunu mücerret
bir kavram olmaktan çıkartıp hayatın içinde eyleme dönüştürmeleri
gerektiğini vurguladık. DÜŞÜNCE bölümünde, Mehmed Durmuş, genel kitlenin
Peygamber tasavvurunu sorguladığı yazısında, 'kutlu doğum' haftası
vesilesiyle Peygamberin sıradanlaştırılması ve ilahlaştırılmasına izin
verilmemesi gerektiğini belirtti. Arif Kaya ise "Gülümsetirken
Düşün-dürten Kısa Haber-Yorumlar" adlı dizi yazılarının altıncısında,
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü'nün türbana ilişkin yaptığı
açıklamayı ve Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AKP
aleyhine açtığı kapatma davasını değerlendirdi. Dergimizin bu sayısında
belirli aralıklarla tekrarladığımız 'DOSYA'ların bir yenisini daha
gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu sayımızda, çeşitli zamanlarda gündeme
gelen ve özellikle de kitlelerin ve gelenekçi-modernist kesimlerin
kafalarının karışık olduğu 'İslam-Siyaset İlişkisi' konusunu işledik.
Burada amacımız, İslam'ın 'siyasal' karakterli bir din olduğunu bir kez
daha hatırlatmaktı. Bu vesile ile dosyamıza katkıda bulunan Abdurrahman
Arslan, Hazma Türkmen, Cihan Aktaş, Atasoy Müftüoğlu, Rasim Özdenören'e
teşekkür ediyoruz. Umuyoruz ki okuyucularımız, katılımcıların değerli
katkılarından yararlanacaklardır. ÇEVİRİ bölümünde, "Eşkıya Baronları
Geri Dönüyor" başlıklı yazının son bölümünü okuyabilirsiniz.
SANAT-EDEBİYAT bölümünde Naz Ferniba’nın “Mürekkep Lekesi 67” adlı
yazısı ile İsmet Özel’in “Jazz” ve Ahmet Alkan’ın “Güllerde Kan İzleri”
adlı şiirlerini bulabilirsiniz. MEKTUPLAR bölümünde, Hz. Peygamber'in
eşleriyle evliliği yasaklayan ayetin hükmü, Kur'an'ın üslubunun sembolik
karakterli olup-olmadığı, Hz. Adem'den sonra insanlığın türemesinin
akraba evlilikleri yoluyla olup-olmadığı ile Resul ve Nebi kelimelerinin
anlamı konusundaki sorularınızı cevapladık. GÜNDEM bölümünde ise,
geçtiğimiz ayın haber ve yorumlarını istifadenize sunduk. Umuyoruz ki
beğeneceksiniz.
Bir sonraki sayıda buluşmak üzere hepinizi Allah'a emanet ediyoruz. |