|

Hassas ve Haysiyetli
Aykut Akça
Müslümanlar olarak hemen her işimizi, her hareketimizi, her konuşmamızı
iyi düşünerek yerine göre istişarelerde bulunarak yapmak durumundayız.
Ki daha az hata yapalım. Daha az sorunla karşılaşalım. Gaye, hassas
düşünmek, olabilecek hatalara daha olmadan önlem almaya çalışmak,
haysiyetimizle yaşamak olmalı. Bazen da aslında bize göre hata olmayan
ama yeri ve zamanına göre hata sayılabilecek olaylar çıkar karşımıza ki
biz bunların yanlış olduğunu iş işten geçtikten sonra anlarız. Çoğu
zaman telafi imkanı da bulamayız; sonra da kendi kendimize kızar
dururuz. Öyle ise iyi düşünmek lazım. Şimdi düşünelim o halde.
Çoktandır görmediğiniz, üniversitede okuyan kız kardeşiniz aniden
karşınıza çıkıverdi. Normal şartlarda ağabey olarak kız kardeşinize
sarılmak, belki yanaklarından öpmek isteyebileceksiniz; bu sizin en
doğal hakkınızdır. Kim ne karışacak ki kime ne, diyebilir miyiz? Benim
kardeşime sarılmamın neye zararı olabilir dersen, şu soruya nasıl cevap
vereceksin? Her hak, her helal her yerde helal midir? Evde kendi
ortamınızda doyasıya hasret gidermeyi, kucaklaşmayı dışarıda üçüncü
kişilerin gözü önündeki küçücük bir harekete tercih etmeye yeğlemek daha
doğru değil midir? Düşünsenize sokakta kucaklaştığınız bayanın sizin öz
kardeşiniz olduğunu bilmeyenler neler neler düşünmezler ki. Hele bir de
kız kardeşiniz tesettürlü ise durum daha da tehlikeli. Boşboğazlar
başlayacaklar yine, ''zaten bu kapalılar, çarşaflılar var ya''
tekerlemelerine. Dikkat etmek, boş bulunmamak lazım. Kimsenin ağzına laf
vermemeliyiz. O az önce bahsi geçen haklarımızdan da eve gidene kadar
vazgeçmeli/ertelemeliyiz. Hatırlayacaksınızdır, Efendimiz bir gece
yanında eşlerinden biri ile yürürken karşı yönden gelip yanlarından
geçip giden adamı durdurur; bu yanımda giden eşimdir, der ve yoluna
devam eder. İşte tam da burasıdır bize verilen mesajın can alıcı
noktası. Karşılaştıkları insanın belki de aklının ucundan bile geçmeyen
bir durumu o insana açıklama yapma hassasiyeti. Almamız gereken ders
budur. Bir Müslüman izzetini, şerefini haysiyetini hem kendi adına, hem
de tüm Müslümanlar adına düşünmek durumundadır. Bazen hakkından
vazgeçmektir doğru olan. Çünkü senin hakkını talep etmenin yanlış
algılanacağını düşündüğün hallerde o hakkı almak, imajının
kirlenmesinden daha iyi değildir. O anda haksız yere ismine leke
gelmesini engellemenin de bedeli budur.
Mesela düşünün iş yerinizdeki herkesin kullandığı wc'yi sizden bir önce
kullanan çok kirli bıraktığı için sizin onun bıraktığı kiri de
temizlemeden dışarı çıkamamanız size ve sizin şahsınızda Müslümanlara
karşı olumsuz düşüncelere meydan vermeme kaygınızdan değil midir?
Başkasının çekmediği sifonu onun yerine çekmek de bizim boynumuzun
borcu(!) değil midir? Bizden yanlış bir hareket çıkmasın diye
çabaladığımız gibi başkasının yanlış anlamasına sebep olacak şeylerden
de elden geldiğince sakınmalıyız.
Yüce kitabımızda ''...bilmeyenler, utangaçlıklarından dolayı onları
zengin sanır. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler..." (Bakara-273)
diye geçen ayette bize verilen mesajlardan birisi de, eksikliğimizi
kimseye hissettirmeme kaygısı olsa gerek. İnsanların karşısına
ezikliklerle, eksikliklerle vs. değil, imanımızın bize kazandırmış
olduğu vakarımızla çıkmalıyız Hassas ve haysiyetli olmalıyız. Güzel bir
elbisedeki yırtıktan eski bir elbisedeki yamanın daha makbul olmasındaki
mantığı kavrayıp elimizdekinin en iyisi ile var olmalıyız. Bizlerden
başkalarına kötü söz, kötü iş, kötü görüntü, kötü koku... yani kötü ne
varsa yansımamalı. Biz Müslümanlar olarak hep iyiyle, güzelle birlikte
anılmalıyız.
İslam'ın ve Müslümanlığın onurunu haysiyetini her şeyin üstünde görmeli;
o isme leke düşürmemek için çok çaba sarf etmeliyiz. Çevremize her
konuda güven vermek zorundayız. İsmimizin yanına her hangi bir kötü
sıfatı önce biz yakıştırmamalıyız. Başkaları bize, ama-larla,
acaba-larla bakamamalı. Buna müsaade etmememiz için de açık ve net
olmalı; neyi ne için isteğimizi bilmeli, nelere neyi feda edeceğimize da
baştan karar vermeliyiz. Güzel olan hiçbir şey bedelsiz olamaz.
Allah'ım! bizleri kendi rızan için dünyada iken gereken her bedeli ödeme
bilincinde, bu gaye ile akleden, sabreden, sakınan, haktan yana olup,
hak'ka razı kullardan eyle. Amin.
aykut_akca@hotmail.com |