Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 349 | Ocak  2008

                   

 

 


                           

Hassas ve Haysiyetli

Aykut Akça

Müslümanlar olarak hemen her işimizi, her hareketimizi, her konuşmamızı iyi düşünerek yerine göre istişarelerde bulunarak yapmak durumundayız. Ki daha az hata yapalım. Daha az sorunla karşılaşalım. Gaye, hassas düşünmek, olabilecek hatalara daha olmadan önlem almaya çalışmak, haysiyetimizle yaşamak olmalı. Bazen da aslında bize göre hata olmayan ama yeri ve zamanına göre hata sayılabilecek olaylar çıkar karşımıza ki biz bunların yanlış olduğunu iş işten geçtikten sonra anlarız. Çoğu zaman telafi imkanı da bulamayız; sonra da kendi kendimize kızar dururuz. Öyle ise iyi düşünmek lazım. Şimdi düşünelim o halde.
Çoktandır görmediğiniz, üniversitede okuyan kız kardeşiniz aniden karşınıza çıkıverdi. Normal şartlarda ağabey olarak kız kardeşinize sarılmak, belki yanaklarından öpmek isteyebileceksiniz; bu sizin en doğal hakkınızdır. Kim ne karışacak ki kime ne, diyebilir miyiz? Benim kardeşime sarılmamın neye zararı olabilir dersen, şu soruya nasıl cevap vereceksin? Her hak, her helal her yerde helal midir? Evde kendi ortamınızda doyasıya hasret gidermeyi, kucaklaşmayı dışarıda üçüncü kişilerin gözü önündeki küçücük bir harekete tercih etmeye yeğlemek daha doğru değil midir? Düşünsenize sokakta kucaklaştığınız bayanın sizin öz kardeşiniz olduğunu bilmeyenler neler neler düşünmezler ki. Hele bir de kız kardeşiniz tesettürlü ise durum daha da tehlikeli. Boşboğazlar başlayacaklar yine, ''zaten bu kapalılar, çarşaflılar var ya'' tekerlemelerine. Dikkat etmek, boş bulunmamak lazım. Kimsenin ağzına laf vermemeliyiz. O az önce bahsi geçen haklarımızdan da eve gidene kadar vazgeçmeli/ertelemeliyiz. Hatırlayacaksınızdır, Efendimiz bir gece yanında eşlerinden biri ile yürürken karşı yönden gelip yanlarından geçip giden adamı durdurur; bu yanımda giden eşimdir, der ve yoluna devam eder. İşte tam da burasıdır bize verilen mesajın can alıcı noktası. Karşılaştıkları insanın belki de aklının ucundan bile geçmeyen bir durumu o insana açıklama yapma hassasiyeti. Almamız gereken ders budur. Bir Müslüman izzetini, şerefini haysiyetini hem kendi adına, hem de tüm Müslümanlar adına düşünmek durumundadır. Bazen hakkından vazgeçmektir doğru olan. Çünkü senin hakkını talep etmenin yanlış algılanacağını düşündüğün hallerde o hakkı almak, imajının kirlenmesinden daha iyi değildir. O anda haksız yere ismine leke gelmesini engellemenin de bedeli budur.
Mesela düşünün iş yerinizdeki herkesin kullandığı wc'yi sizden bir önce kullanan çok kirli bıraktığı için sizin onun bıraktığı kiri de temizlemeden dışarı çıkamamanız size ve sizin şahsınızda Müslümanlara karşı olumsuz düşüncelere meydan vermeme kaygınızdan değil midir? Başkasının çekmediği sifonu onun yerine çekmek de bizim boynumuzun borcu(!) değil midir? Bizden yanlış bir hareket çıkmasın diye çabaladığımız gibi başkasının yanlış anlamasına sebep olacak şeylerden de elden geldiğince sakınmalıyız.
Yüce kitabımızda ''...bilmeyenler, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler..." (Bakara-273) diye geçen ayette bize verilen mesajlardan birisi de, eksikliğimizi kimseye hissettirmeme kaygısı olsa gerek. İnsanların karşısına ezikliklerle, eksikliklerle vs. değil, imanımızın bize kazandırmış olduğu vakarımızla çıkmalıyız Hassas ve haysiyetli olmalıyız. Güzel bir elbisedeki yırtıktan eski bir elbisedeki yamanın daha makbul olmasındaki mantığı kavrayıp elimizdekinin en iyisi ile var olmalıyız. Bizlerden başkalarına kötü söz, kötü iş, kötü görüntü, kötü koku... yani kötü ne varsa yansımamalı. Biz Müslümanlar olarak hep iyiyle, güzelle birlikte anılmalıyız.
İslam'ın ve Müslümanlığın onurunu haysiyetini her şeyin üstünde görmeli; o isme leke düşürmemek için çok çaba sarf etmeliyiz. Çevremize her konuda güven vermek zorundayız. İsmimizin yanına her hangi bir kötü sıfatı önce biz yakıştırmamalıyız. Başkaları bize, ama-larla, acaba-larla bakamamalı. Buna müsaade etmememiz için de açık ve net olmalı; neyi ne için isteğimizi bilmeli, nelere neyi feda edeceğimize da baştan karar vermeliyiz. Güzel olan hiçbir şey bedelsiz olamaz. Allah'ım! bizleri kendi rızan için dünyada iken gereken her bedeli ödeme bilincinde, bu gaye ile akleden, sabreden, sakınan, haktan yana olup, hak'ka razı kullardan eyle. Amin.
aykut_akca@hotmail.com

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...