|

Al
Gülüm Ver Gülüm
Cüneyt Ülsever/20.12.2007/Hürriyet
NE güzel!
Kurban Bayramı'na ABD ile kol kola girdik! Düne kadar ABD aleyhine atıp
tutanlar bile şimdi ABD'ye gülücükler yolluyorlar.
Anlaşmada olmadığı halde; ABD'ye güvenmediklerini açıkça ifade ederek,
bir kere ülkeye girerlerse hiç çıkmazlar kaygısıyla 1 Mart Tezkeresi'ni
reddedenler ABD'nin verdiği istihbarata güven duyma konusunda şimdi
hiçbir kaygı ifade etmiyorlar.
Dün de yazdım. 62.500 askerin gitmesine karşı çıkanlar 300 askerimiz
sınırı 3 km. aşınca bayram yapıyorlar. Neden bu kadar beklendiğini ise
hiç sorgulamıyorlar. Kaç PKK kampı imha edildi, verilen zayiatın
seviyesi nedir, takriben kaç terörist öldürüldü, hálá bilmiyoruz ama ne
gam!
ABD, hava sahanlığını açarak bizi tercih etti ya, yeter de artar bize!
Kısacası ABD ile gülüm ayları yaşıyoruz, Kuzey Irak'taki Kürtlere
"nanik" yapmaktan büyük keyif alıyoruz. Bayram tam zamanında geldi.
Tadınızı bozmak istemem ama galiba iki gerçeği 1 haftadır göz ardı
etmekteyiz:
1) Uluslararası ilişkiler "al gülüm ver gülüm" kuralı üzerine kuruludur.
Aldığın kadar verirsin! Hele hele kendinden büyükten alırsan, mislisi
ile verirsin.
2) Sık sık yazıyorum. ABD bölgede Türkiye'den vazgeçemez ama 1 Mart
Tezkeresi sonrası Irak'ta oluşan koşullarda Kuzey Irak'taki Kürtlerden
de vazgeçemez.
Bu iki kuralı yan yana koyduğunuzda "Bakalım önümüze nasıl bir fatura
konacak!" diye dert etmeden duramazsınız.
* * *
Faturada neler olabilir? Ben yazacaklarımın bir kısmına değil karşı
olmak, sahip bile çıkıyorum ama Türkiye'de bunlara bu güne dek şiddetle
karşı çıkan kişiler, partiler, kurumlar olduğunu da biliyorum:
1) Af! Hangi ad altında, hangi kapsamda ve hangi kanun maddesine nasıl
bir kulp takılarak çıkarılırsa çıkarılsın PKK'ya af faturanın içinde
olmak durumundadır.
2) DTP üzerinden PKK'nın siyasallaşmasının hazım ve kabul edilmesi.
"Tamam dağdan insinler ama siyaseti nerede yapsınlar?" sorusu önümüze
muhakkak konacaktır.
3) Barzani'nin gönlünün alınması. Barzani "küstüm!" derken hem ücretini
artırma gayreti içine girmektedir, hem de ABD Dışişleri Bakanı'nın
Kerkük'ü ziyaretini kastetmektedir. Anayasa'nın 140. maddesine göre
Kerkük'te referandum 2007'de yapılacaktı, şimdi 6 ay ertelendi.
Kerkük'te çıkan petrol geliri eşit paylaşılmaktadır ama petrol yasası
yeni kuyuların açılması hakkını yerel/federal yönetimlere verme
konusunda tıkanıyor. Ancak, Kuzey Irak yeni kuyuların açılma yetkisini
kendisinde tutuyor ve sürekli anlaşmalar yapıyor.
Hal böyle olunca, uzun vadede Kerkük'ün özerk mi olması, yoksa Kuzey
Irak yönetimine mi bırakılması ABD'nin lehinedir, düşünmek lazım.
4) Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuzey Irak'ı doğrudan tanıması, Barzani'yi
kabullenmesi, bölgeyi himayesi altına alıp, ABD'nin 2008'den itibaren
bölgeden çekilmeye başlaması ile birlikte garantörü durumuna gelmesi.
5) ABD, Bush dönemi sonuna dek İran'ı vurmaya kalkarsa İncirlik'in
kullanılması. Ahmedinejad 2009 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı
seçimlerini kaybedeceğini bildiğinden durumu lehine çevirmek için tek
çıkar yol olarak ABD'nin ülkeye saldırısını öngörmektedir. Bunun için de
Bush'u kışkırtmaktan asla vazgeçmeyecektir. Öte yanda Rusya ve Çin'in
Ortadoğu'da İran'ı başat ülke olarak görme gayreti içinde olduğunu ABD
pekâlâ bilmektedir.
Bayramda "faturayı" düşünmenin biraz can sıkma dışında bir zararı olmasa
gerek!
Tüm Müslümanların bayramını candan kutlarım. |